loading
close
SON DAKİKALAR

İmamoğlu: Gezi Parkı'nın devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye bir vakıf yok, dava açıyoruz

İmamoğlu: Gezi Parkı'nın devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye bir vakıf yok, dava açıyoruz
Tarih: 22.03.2021 - 05:51
Kategori: Gündem

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Taksim Gezi Parkı’nın mülkiyetinin devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye bir vakfın şu anda olmadığını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Taksim Gezi Parkı’nın mülkiyetinin devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye bir vakfın şu anda olmadığını söyledi İmamoğlu, mülkiyeti geri almak için dava açacaklarını açıkladı.

Gazeteci Cüneyt Özdemir’in YouTube yayınına katılan İmamoğlu, "Vakıflar Genel Müdürlüğü, bir anlamda Gezi Parkı'ndaki Topçu Kışlası'nın, kışla yapılmadan 310 yıl önce ölen II. Bayezid'in vakıf eseri olduğunu iddia ederek parkı İBB'den aldı. Gezi Parkı'nın devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı diye aktif bir vakıf şu anda yok. Gezi Parkı'nın mülkiyetini geri almak için İBB olarak davamızı açıyoruz" dedi.

İmamoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Sukunetle, sabırla, gerçekten hukuku önümüze koyarak mutlak hukuk tecelli edecektir anlayışıyla süreçleri analiz etme marifetimizi çok geliştirdik. Kızmaya, öfke duymaya, bağırıp çağırmaya asla meyilli olmayız. Ülkemizin böyle bir sukunet aklına ihtiyaç duyduğu günlerdeyiz. Alınan kararlar, yapılan işlere baktığınızda zaten içinde akıl yok. Aklın olmadığı bir karar mekanizmasına bizim tam tersine çok akıllıca ve hukuk çerçevesinde yaklaşma mecburiyetimiz var. Çok üzücü bir karar. Mesnetsiz. Hiçbir gerekçe süreci yok.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bunun daha küçük akıl tutulmaları var. Meclise gelen AKP grubu bir önerge veriyor. ‘X ilçede büyükşehir belediyesinin spor salonunu aldım o ilçe belediyesine’ diye…Biz bunları işleme koymuyor, hukuki mücadelemizi veriyoruz. Bu aslında birbirine yansımış bir süreç. İçinde bunun milletin iradesini yok saymak, ben kimseyi tanımam anlayışı var. 16 milyon insanın ne düşündüğünün hiçbir kıymeti yok. Düşünsenize, İstanbul’un göbeğinde neredeyse 100 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir parkı bir tane ne olduğu belli olmayan bir vakfa devrediliyor alelacele yazışmalarla.

Aklı veya mantığı olmayan bir iş. Taksim Gezi Parkı vakıflar yasasının 30. maddesine dayanarak bu süreci işletiyor aynı Galata Kulesi’nde olduğu gibi. Şu mantıkla veriyorlar: “Sultan 2. Beyazıt’ın yaptırdığı bir vakıf eseridir’ diyerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri. Yani 1914 yılında 1. Dünya Savaş koşulları altındaki bir ortamda bir zabıt kütüğüne dayanarak bu kararı veriyorlar. Taksim Gezi Parkı’nın 2. Beyazıt’ın vakıfların yoluyla yapılmış bir eser olduğuna karar veriyorlar. Şaka değil. Buradaki park halindeki yerin bir kültür varlığı olduğuna karar veriyorlar. Şu an burası park. Bir parkın, bir kültür varlığı olduğuna karar veriyorlar. Gezi Parkı, Sultan Beyazıt’tan tam 310 yıl sonra yapılmış Toplu Kışlası, 2. Beyazıt’ın vakfı yoluyla yapılmamıştır zaten. Bunu ispat etmek kadar tuhaf bir durum olamaz.

O dönemde yapılan Topçu Kışlası’nın Sultan Beyazıt vakfı diye bir vakıf tarafından yapıldığı iddia ediliyor. Böyle bir şey yok. Bu kadar tuhaf bir şey olamaz. 310 yıl sonra Sultan Beyazıt vakfı oraya bir Topçu Kışlası yapacak. Böyle bir süreç olamaz. Ne yazık ki, inanın 2. Beyazıt’ı, 3. Selim’i Cumhuriyet döneminden ayıramayan karmakarışık bir tarihsel bilinç var burada. Anlaşılamaz bir tarihsel bilinç üzerinden bir tepinme söz konusu.

Çalışma arkadaşlarımın ifadesiyle eğer geçmişte bir vakfa ait bir mülkiyet şu anda belediyelere, kamu kurumlarına aitse bunların tamamı vakıflara devri diye bir madde çalıştırılıyor. İnanın ki böyle bir vakıf yok. Böyle bir vakfın Gezi Parkı üzerinde tahakküm elde etme şansı da yok. Gezi Parkı'nın mülkiyetini geri almak için İBB olarak davamızı açıyoruz.

Böyle bir vakıf bilmiyoruz. Tümden yüz binlerce insanın oy kullandığı ve bize göre beton Taksim’i yeşil, yaşanabilir, hissedilebilen, insanları bir araya getiren, gezilebilen, o güzelim parkı ve çevresini anlayabilen bir tasarıma kavuşturduğumuz yarışma sürecinden sonra sırf bizi engellemek için böyle bir hamleye girişilmiştir.

(Vakıf, ‘Burada Topçu Kışlası vardı, onun yapılmasına karar verdik’ diyebilir mi?) Her şey denebilir bu ülkede. Bu akıl aynen dün İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldıran akılla aynı akıl. Her şey olabilir. Her şeyi yapabilirler.
(Taksim Meydanı projesi) Projeyi yapmakta kararlıyız.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları