IŞİD’in canlı bombası olduğu iddia edilen Suriyeli kadın ilk duruşmada tahliye edildi

IŞİD'in bombacısı olduğu iddiasıyla hakkında 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Suriyeli İngilizce öğretmeni Afra Şaar, ilk duruşmada tahliye edildi. Şaar, eşinin IŞİD üyesi olduğunu söyledi.
Daha sonra görüşünü açıklayan savcı, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, toplanacak delil bulunmayışı, suç vasfının sanık lehine değişme ihtimali nazara alınarak Şaar’ın tahliyesine karar verilmesini istedi. Ardından söz alan sanık avukatı Barış Yiğit de müvekkilinin örgüt üyesi olduğunu gösterir tek bir delil bulunmadığını belirterek, Şaar’ın tahliye edilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, sanığın tutuklu kaldığı süre, sanığın kaçma, gizlenme ya da delilleri karartması konusunda somut olguların bulunmayışını dikkate alarak, Afra Şaar’ın tahliyesine karar verdi. Mahkeme heyetinin kararı üzerine, Şaar 18 Ocak’ta cezaevinden salıverildi. Duruşma ertelendi.
‘EŞİM, ÖRGÜTÜN BOMBA, SİLAH İMALATINI YAPIYORDU’
Savcılık ifadesinde Halep’teki bir üniversitede İngilizce öğretmenliği bölümünden mezun olduğunu belirten Afra Şaar, şunları kaydetmişti: “Halep’te öğretmen olarak çalışmaya başladım. Suriye’de savaş başladıktan sonra iş hayatım sona erdi. 2014 yılında Suriye’de Arap bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım ‘Ebu Habiba’ kod adlı Faysal Selimoğlu ile evlendim. Evlendikten bir ay sonra Faysal beni ve ailemi Diyarbakır’a getirdi. Diyarbakır’da 5-6 ay kaldıktan sonra ailem İstanbul’a gitti. Biz Faysal ile birlikte Suriye’nin Tabka şehrine gittik. Eşim, DEAŞ terör örgütü saflarında savaşırken vefat etti. Eşim, DEAŞ terör örgütü mensubuydu. Kendisi örgütün bomba, silah imalatını yapıyordu. Örgüt bayanların savaşmasına karşıydı. Eşim DEAŞ saflarında savaşmayı tercih ettiği için ben de eşim olması sebebiyle gitmek zorunda kaldım. Eşim DEAŞ terör örgütünden 80 dolar maaş alıyordu. Bunun 40 doları benim, 40 doları Faysal içindi. Bekâr olan savaşçılara 40 dolar verilirdi. Eşim 3 yıl DEAŞ saflarında Esed askerlerine karşı savaştı. DEAŞ Tabka’yı kaybettikten sonra Deyrizor şehrine çekildik. Burası DEAŞ mıntıkasıydı. Sonra eşim bomba ve havan yapmaya başladı. Canlı bomba olmam da söz konusu değil. Çünkü ben canlı bomba olsam Suriye’de Esed askerlerine saldırı yapardım. Eşimi onlar öldürdü. Benim asıl düşmanım Esed askerleridir. Türkiye’de böyle bir eylem yapmam söz konusu olamaz. Diyarbakır’a gelme amacı eşimin ailesi ile aile olmaktır. Fotoğrafları Tabka’da çektirmiştik. Silahlardan biri eşim Faysal’a DEAŞ tarafından verilmiş. Eşim savaşmak için evden çıktığından, güvenlik amaçlı silahın birini evde bırakırdı” demişti.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












