loading
close
SON DAKİKALAR

Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanları ve üyeleri: Görevi istemedim 'cezası var' dediler

Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanları ve üyeleri: Görevi istemedim 'cezası var' dediler
Tarih: 12.05.2019 - 10:06
Kategori: Gündem

İstanbul seçimlerinde sandık başında olmaları YSK'da iptal gerekçesi olarak gösterilen sandık kurulu üyeleri, 'kendi istekleri dışında' görevlendirildiklerini ve önceki seçimlerde de aynı hizmeti yaptıklarını söyledi.

YSK, 31 Mart’ta yapılan İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinin 23 Haziran’da tekrarına karar verirken 'kamu görevlisi olmayan' kişilerin sandık kurullarında görevlendirilmiş olmasını seçimin 'şaibeli' olmasına gerekçe olarak gösterilmişti.

BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici, görevlendirilmesi seçim tekrarına gerekçe olan bazı sandık görevlileriyle konuştu. İsim vermeden konuşan sandık görevlilerinin sözlerinden öne çıkanlar şöyle:

Bir özel banka çalışanı sandık görevlisi:

- Bize seçimden yaklaşık bir, iki hafta önce insan kaynakları departmanından bir mail geldi. Ekte görevlendirme yazısının PDF dokümanı vardı.

- Benim çalıştığım bölümde çevremde başka arkadaşlara da böyle bir mail geldi. Biz de açıkçası ‘Görev almak istemiyoruz, gidip bunu dile getirelim’ dedik. İnsan kaynaklarıyla görüştüğümüzde, bize ilçe seçim kurulunun mazeret kabul etmediğini, ancak o tarihlerde alınmış yurtdışına bir bilet varsa veya ciddi bir rahatsızlık söz konusuysa bunu kabul ettiklerini, YSK’dan bankaya yaklaşık 90 kişilik liste gönderildiğini, bu kişilerin bu görevi yapmaması durumunda cezai yaptırımının olacağı cevabı verildi.

- Ben banka adına ilk kez seçim görevlisi oldum ama benim birlikte görev aldığım arkadaşlarımdan, ‘Ben üçüncü, dördüncü kez gidiyorum’ diyen arkadaşlarım da vardı. Bu zaten uygulanan bir şey, gizli kapaklı da değil.

- Seçim günü çok sorunsuz geçti. Hiçbir aksaklık yaşanmadı.

Sarıyer’de özel okulda öğretmen:

- Yine bir özel okul olan eski çalıştığım işyeri üzerinden bana, ilçe seçim kurulundan görev aldınız diye mesaj geldi.

- İptal ettirmek istedim ama son dakika görev verdikleri için iptal ettiremedim. Daha önceki seçimlerde görev almamıştım, hatta özellikle almak da istememiştim. Ama bu sene mecbur kaldıkları için, kimse de olmadığı için görevlendirmişler.

- İptal için Büyükdere’deki ilçe seçim kurulunun yerini aradım. “Belgenizi almanız gerekiyor, iptal ettiremiyoruz, hatta cezası var” dediler.

- 31 Mart’ta memur üye oldum. Görev yaptığım, Rumelifeneri’ndeki okulda hiçbir sorun yaşanmadı. Benim görev yaptığım sandıkta belediyelerde partiler berabereydi, belediye meclis üyeliklerinde yüksek oy alan ise AK Parti’ydi.

Bir sivil toplum gönüllüsü:

- Ben yıllardır ilçe kuruluna gidip sandıkta görev almak istediğimi söylerim. Şimdiye kadar bana hep görev verdiler, hiçbir problem olmadı. Ben 16 Nisan referandumunda ve 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de gönüllü oldum. Hemen hemen 10 seçimde gönüllü oldum.

- Bu sefer de ilçe seçim kuruluna gittim ve başkanlık için başvurdum. Bana, ‘Bu sefer hakim, başkanları memurlardan atayacak ama boş bir yer kalırsa, o zaman haber veririz‘ dediler. Bana sonra haber geldi, ‘Boş bir yer var, arkadaş gelmiyormuş, siz yapar mısınız?’ dediler.
- Ayazağa’da bir okulda başkanlık yaptım. 31 Mart günü gittim, görevimi yaptım. Orada arkadaşlarla açtık, gittik, teslim ettik. Gecenin 2’sine kadar oradaydık. Hiçbir sorun olmadı. Benim başkanlığını yaptığım sandıkta AK Parti birinci çıktı.

YSK kararından sonra Ekrem İmamoğlu, "Dışarıdan atanan sandık kurulu başkanlarıyla görüşmek istiyorum" diye açıklama yaptı. Ben kime, nereye başvuracağımı bilemedim. İmamoğlu'nun Instagram'dan sitesine girdim, oraya yazdım. "Böyle böyle ben dışarıdan başkanlık yaptım, görüşmek istiyorum" diye yazdım ama kimse dönmedi sonra CHP'den bir hanımı buldum.

YSK'nın kararından sonra yıkıldım. Çıkıyorlar, "Sandık başkanları FETÖ'cü" diyorlar. O zaman ilk benim FETÖ'cü olmam lazım. Dışarıdan atanan bir kişiyim ve her dönem yapan bir insanım, o zamanlar olmadım da şimdi nasıl olacak, bu nasıl bir mantık? Ben bunu anlayamadım. FETÖ'cü diye bir olay olabilir mi?

Bir kere o sandıklarda kesinlikle bir şey olamaz. Çünkü beş kişi var, arkadan müşahitler giriyor, arkadan izleyenler giriyor ve neredeyse 25-30 kişinin önünde sandıklar tek tek açılıyor, bakılıyor. Yani burada karalama olamaz ve bunların hepsine bakılıyor, inceleniyor ve altına ıslak imza atılıyor.

O karar günü yıkıldım, resmen oturup ağladım. Ben vatanını seven bir insanım. Evde oturdum ağladım, kızım da ağladı, komşum da ağladı. Şimdi arkadaşımın yanındayım, "Abla bak seni içeri atarlar" diyor. Tedirgin olunuyor tabii.

Şu anda yapacak bir şeyim yok, bekliyorum sadece. Geçen gün ilçe seçim kurulundan aradılar, "Sandık göreviyle ilgili paranız yatacak" dediler. Dedim "Yoksa bu olaylar için mi aranıyor, beni çağırın ben her şeye cevap veririm" dedim. "Yok onun için aramadık, paranız yatacak onun için aradık" dediler.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları