CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum gündemiyle toplanan Parti Meclisi toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum gündemiyle toplanan Parti Meclisi toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'ın AYM'nin 55. kuruluş yıl dönümü törenindeki konuşmasında 'halkoylamasının şaibeli olduğunu' açıkladığını söyledi.
Kılıçdaroğlu'nın açıklamaları şöyle:
"Bir yasada çok açık ve net hüküm var ve hiçbir yoruma açık değilse o yasa maddesine uyulması gerekir. İlgili madde çelişiyorsa hakim çelişen maddeyi Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıyabilir. YSK, yönetim görevini yaptı. Genelge yayınladı, bilgi verdi ama bunu yaparken yasaların açık hükmünü çiğnedi.
Seçim Kanunu madde 98 hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde açık: "Üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan zarflar geçersizdir." Bu açık hükme rağmen neden mühürsüz zarflar geçerli kabul edildi. Bunun cevabını almış değiliz. 101. madde 'arkasında sandık mührü olmayan pusula geçersizdir' diyor. Bu emredici hüküm. Hangi gerekçeyle mühürsüz zarf ve pusulalar geçerli kabul edildi. Kendi yayınladıkları genelge ve eğitimlere aykırı olarak saat 17.00'dan sonra Adalet ve Kalkınma Partili YSK temsilcisinin başvurusu üzerine alelacele toplanıp geçersiz sayılması gereken pusulaları geçerli saydılar.
"AYM Başkanı halkoylamasının şaibeli olduğunu açıklamıştır"
Bugün Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 55. yıl dönümü törenine katıldık. AYM Başkanı Zühtü Arslan konuşmasında bir paragrafta "Anayasa koyucunun lafzı, anlamı ve amacı bakımından açık şekilde düzenlediği kuralları yorum yoluyla değiştirmek mahkeme eliyle anayasa değişikliği yapmak anlamına gelir. Bunun da yargısal aktivizm ve meşruiyet tartışmasına yol açacağı her türlü izahtan varestedir" dedi.
AYM Başkanı halkoylamasının şaibeli olduğunu bugün AYM'nin 55. yıl dönümündeki konuşmasında açıkça ortaya koymuştur. Bunun söyleyen sıradan bir hakim değildir. AYM başkanı bugün söylemiştir.
YSK'nin bu kararı alan hakimleri kimden talimat alıyor? YSK'nin kararı demokrasi tarihinin kara bir sayfasıdır. Altında mühür olmayan oyların kabul edilmesini kabul etmiyoruz. Gerçek hakim kalemini ve vicdanını satmaz. Yasalara uygun davranan, adaleti dağıtan kişiye hakim denir. Adaleti çıkarı için kullanana hakim denmez.
'Yasanın açık hükmünü çiğneyin, arkanızdayız' diyen irade vekillik sözü mü verdi? Cevabını almış değiliz. Hakim üstünlerin hukukunun oyuncağı olmaz. Egemenlerin himayesine sığınmaz, çay toplamaya gitmez. Hakimliğin onuruna gölge düşürdüler. Asla kabul edilemez.
Gidip bir partinin cübbesini giyebilirler. Ben siyasetçi değilim diyorlar, sen siyasetçisin. Gayri meşru halkoylamasının tek sorumlusu sensin.
"Sandıklara sahip çıktık ama YSK'yı çalmışlar"
'Gidin oy kullanın, oylara sahip çıkacağız' dedik vatandaşlarımıza. Oy kullandılar. Sandıklara sahip çıktık, kimsenin oyu çalınmadı. Bir baktık ki YSK çalınmış. İradesi çalınmış, ipotek altına alınmıştır. Bitti mesele, niye itiraz ediyorsunuz, diyorlar. Dünyanın gerekçesi var. Sandığa giden 49 milyon kişinin hakkını kim savunacak? YSK'deki ahlak yoksunlarına sormuyorum. Haksızlığı kabul edin diyorlar. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa susmayacağız.
Evet oyu kullananlar da rahatsızlar. Adaletli bir seçim olsun ki yurttaş kullandığı oyun değerini öğrenebilsin.
Hiçkimsenin, hiçbir kurumun imtiyazı yoktur., hesap vereceklerdir.
Referandum sürecinde 'anayasalar toplumsal uzlaşma belgeleridir' dedim. Alınan oylarla anayasa meşruiyet kazanmamıştır.
25 Temmuz 2016'da Binali Yıldırım bir açıklama yapıyor. 'Yapacağımız bir değişiklik sistem, anayasa değişikliğinin toplumun yüzde 100'ünü değilse bile kahir ekseriyetini kapsaması, onların da kabul edeceği bir metin olması lazım, diyor.
"Hem OHAL olacak, vatandaşın yüzde 50'si hayır diyecek, YSK operasyon yapacak bunu meşru göreceksiniz"
Türkiye'nin bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyacı var. Bu anayasa değişikliğiyle Türkiye yönetilmez. Bunun somut örneklerini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Hem OHAL olacak, vatandaşın yüzde 50'si hayır diyecek, YSK operasyon yapacak bunu meşru göreceksiniz. Dünyanın hangi demokrasisinde var bu?
Binali Bey 'OHAL'de seçime gidilmez' dedi. Kendisi Başbakan. OHAL koşullarında gittik.
Böyle bir anayasa değişikliği tarihimizde hiç olmadı. YSK'nin hesap vermesi lazım. Bir üye, anayasa ve yasaya aykırı diye şerh koydu. Bugün Zühtü Arslan hiçbir yanlış anlamaya yer açmayacak şekilde noktayı koydu."
Vişne Haber Ajansı