loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Bu hükümet nerede bir gariban görüyorsa soymaya kalkıyor

Kılıçdaroğlu: Bu hükümet nerede bir gariban görüyorsa soymaya kalkıyor
Tarih: 09.01.2018 - 13:54
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: FETÖ ile değil muhalefetle mücadele ediyorlar. Hapishanede yatan yüzlerce öğrencimiz var. Boğaziçi Köprüsü'nde başı kesilen günahı olmayan er var. Bunlara kimse dokunmayacak, bu mu adalet?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP lideri, hükümetin vergi uygulamalarını eleştirerek, 'Gucci gözlük al yüzde 8, tezek yak yüzde 18. Bunlarda ahlak yok. Devlet yönetme geleneği, hak, hukuk kavramı yok' dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz, gerginlik istemiyoruz ama gerçekleri söyleyince birileri rahatsız oluyor. Gerçekleri konuşacağız, bu görev bize düşüyor. Sadece onlar konuşacak biz ağzımıza bant çekeceğiz... Yanlışları biz dile getireceğiz. Söylemlerimizden rahatsız olduklarını biliyorum ama gerçekleri dile getirmek boynumun borcu.

2018'in hemen başında 2 kaybımız oldu. Biri Münir Özkul. Türk sinemasının ve tiyatrosunun önemli insanı. Mahmut hoca oldu, hoşgörüyü bize hatırlattı, zaman zaman Yaşar usta oldu işçilerin haklarını savundu. Yaşar usta ne kadar değerliyse her işçi kardeşim de o kadar değerlidir. Aydın Boysan'ı da kaybettik. Aydındı. Sofraların kralı diyebiliriz. Onunla yaptığım sohbeti unutmayacağım. Aydınların, sanatçıların yaşarken de yanlarında olmak görevimiz olmalı, onları rahmetle anıyoruz.

Siyasette sert tartışmalar olur, ne olursa olsun siyasetin amacı vardır Ülkeye hizmet etmenin yollarını gösterir. Asgari değerler vardır hepimizin taşıması lazım. Hepimiz demokrasiyi, insan haklarını, örgütlenmeyi savunmalıyız. İşçiler sendika kurmak istiyorlarsa, yönetenler engelleri kaldırmalı ve haklarını teslim etmeli. Hem işçiler örgütlensin, diyeceksin, örgütlenince de fabrikanın kapısını göstereceksin. Bunu siyasetçinin kabul etmemesi gerekir. Bir anayasal hakkı kullanmak istiyorlar. Demokrasilerde sadece emeğin hakkını değil herkesin hakkını teslim etmek var.

Siyasetin temel görevlerinden birisi her düşünceye saygı göstermektir. İnsan olmanın da gereğidir. Emeğin hakkını hukukunu koruduk. İşçilere sendikal hakları getiren Bülent Ecevit ve CHP'dir. Siyasetçi toplumunun çıkarlarını düşünür, işsizlikle mücadele eder. Güçlü bir sosyal devlet, aç ve açıkta kimsenin kalmadığı, kimsenin gelecek endişesi taşımadığı devlettir. Siyasal düşünceyi kullanıp iktidar olanların baskı yöntemini değil demokrasiyi savunması gerekir. İktidar oldum yargıyı dizayn ederim derseniz vatandaş hakkını arayamaz noktaya geliriz. Demokrasileri geliştirirken üreten bir Türkiye istiyoruz. Üreten Türkiye güçlü bir Türkiye'dir. O nedenle üreteceğiz ve hakça bölüşeceğiz.

Bu hedeflere yaklaşıyor muyuz uzaklaşıyor muyuz? Uzaklaşıyoruz.İşçi arkadaşlarım sendikalaşmak, hakların aramak istiyorlar, 8 saat değil 12 saat çalışacaksınız deyince h

işçilerin haklarını vermemek için her numarayı çekiyorlar. Ben ve milletvekili arkadaşlarım haklarınız teslim edilinceye kadar yanınızda olacağım.

Türkiye'nin gündeminde taşeron işçilik yoktu. 1 milyonu aşkın insanın geleceği yoktu. İlk kez gündeme biz taşıdık. Siyasi görüşlerine, kimliklerine bakmadık. Mücadelemizi yaptık,sonunda parlamentoya kanun getirmek yerine KHK ile sorunlarını çözmeye çalıştılar. Ama yapamadılar, onda da çifte standart yaptılar. Sizi kadroya alıyoruz ama kadrolu işçilerle aynı haklara sahip olamayacaksınız, toplu sözleşme hakkınız yok, dediler. İşçi kardeşlerime sesleniyorum. Önümüzde 2019 var. 2019'da yetkilendir, sen de diğer işçiler gibi haklardan yararlanacaksın.

Bir kısmını sözde kadroya aldılar, 50 bine yakınını almadılar. Niye kadro vermiyorsunuz? Ankara'daki beylerin keyfi öyle istemiş. Biz hangi görüşten, inançtan olursa olsun biz ona kadro vereceğiz.Emekten yana politikamızı sürdüreceğiz. Örgütlenme hakkının önündeki engeller kaldırılana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

-Kamyon şoförlerinin sorunlarını da dile getirdik. Kocaeli'de bir kamyon şoförü, 'Sorunlarımızı kimse dile getirmiyor' dedi. Dile getirdim, Binali Yıldırım kürsüye çıktı, 'Keyifleri yerinde' dedi. Rakamlar da vermişti. Yolun kaç km olduğunu bilmemesi beni şaşırttı. Arkadaşlarım bindiler bir TIR'a geldiler Ankara'ya, ne kadar masraf oluyor bilmiyor. Bir de Bayındırlık Bakanlığı yapmış. Belgelerini göndereceğim, Man Adaları belgeleri gibi. Dünyanın en pahalı mazotunu veriyor, en pahalı köprüsünden geçiriyorsun. Bir kamyon şoförü 'kamyon 70 bin lira. Cezası 50 bin lira' dedi. Senin sorununu çözmek için 2019'da bir oy bekliyorum, ders verelim.

-657 sayılı kanun var. 12 ayrı sınıfa ayrılmış memurlar. İnfaz ve koruma memurları, bizi de emniyet hizmetleri sınıfına alın diyorlar. Arkadaşlarıma talimatı veriyorum, önerge hazırlayın.

-Yüzde 11.1 büyüdük. Bu heyecan yaratmadı, Vatandaş cebine baktı yok. Asgari ücret, taşeron işçisi, yok Ürün satılmıyor, nasıl oldu bu büyüme? Gerçek büyüme olsa işsizlik azalır. Milyonlarca gencimiz işsiz. İşsizlikle mücadele edeceklerdi sözde. 7 Şubat 2017 AK Parti'nin genel başkanı TOBB genel kurulunda konuşma yapıyor, 'Bu seferberlikte işsizliği gümbür gümbür çökerteceğiz' diye. İşsizlik mi azaldı? Tam tersine dünyanın parasını akıttılar azalmıyor. Üretime dayalı bir büyüme değil. Elin parasıyla kalkınma, büyüme olmaz. Elin parasını alır saray yaparsan ülkeyi aydınlığa çıkaramazsın. Vatandaşın geliri değil, borcu arttı. Her iki vatandaştan biri icra dairelerinde.

Vatandaşın borcu 2016'nın Aralık ayında 433 milyar lira. 2017 Aralık'ta ise 499 milyar lira. 66 milyar lira artmış borç. Hani gelir arttı mı?

Vatandaş bankalara ocak-kasım 2016 aralığında 44 katrilyon lira faiz ödüyor. Ocak-kasım 2017'de 51 katrilyona çıkmış faiz. Faize karşıyız diyorlar. Düşür, düşüremiyor. Hocaları üniversitelerden atarken KHK çıkarıyorsun, çıkar bunun için de bir KHK sildim de. Tefeci düzen getirmişsiniz.

Dışarıda bir grup faiz lobisine ödenene faiz 147 milyar dolara çıktı. İçeriye ödenen 620 milyar lira. Tam bir faizci hükümet. İşçi, çiftçi, memur aldı mı? Hayır. Kim aldı bu parayı?

Vatandaşın haberi olmadan ondan ağır vergiler alıyorlar. Musluğu açtığınız anda 5 çeşit vergi ödüyorsunuz. Elektrik düğmesine bastığınızda 4 çeşit vergi ödüyorsunuz. Bunlarda insaf var mı? Sizden vergi alıyorlar, bu beyler vergi ödememek için Man Adası'nda şirket kuruyorlar. Dile getirince de mahkemeye vereceğiz, diyorlar. Vermezseniz namertsiniz. Hastalandınız diyelim, hastaneye gider para ödersiniz. Oradaki para düşüktür. İlaç için eczaneye gidersiniz, eczacı para vereceksin, der. Ay başında aylığını alacak vatandaş bakıyor bordroya kesmişler. Vatandaş farketmesin diye 3 ayrı kesinti yapıyorlar.

Bütün vergiler toplanıyor ama bütçede açık var. 2016'daki ilk 9 ayında borçlanma miktarı 30 milyar lira. Teneffüs ettiğini hava hariç her şeyde vergi var. Bu borç ne peki?

Sadece vergi ödemiyorsunuz müteahhidin yaptığı köprüye de para ödüyorsunuz. Faiz öde, vergi öde, köprüye öde. Bu hükümet nerede bir gariban görüyorsa soymaya kalkıyor.

Bir emekli düşünün Hermes çanta adlı, Prada ayakkabı giyindi, Gucci gözlük aldı diyelim, alamaz da... KDV'leri yüzde 8. Aynı emekli, doğalgaz kullanırsa, tezek yakarsa yüzde 18. Gucci gözlük al yüzde 8, tezek yak yüzde 18. Bunlarda ahlak yok. devlet yönetme geleneği, hak hukuk kavramı yok. Bu yıl vatandaşa bir kazık daha attılar. Yat ve kotrada vergiyi yüzde 8'den sıfıra indirdiler. Limonata, çayda yüzde 10'a çıkardılar.

Bugün asgari ücret üzerinde prim ödeyip bugün emekli olan kişinin eline aylık 718 lira geçmektedir. Dolmuşa binerken, ekmek alırken, çay alırken vergi vereceksiniz. Otur bir daha düşün. Daha önce, 1.10.2008'de reform yapıyoruz demişlerdi. Yapmasalardı emekli bugün 1810 lira alacaktı. Emeklilerden reform diye kesilen para 120 milyar lira.

Borsada işlem gören şirketlerin karı yüzde 55. Emekli, işçi perişan, onlara bakan yok. Şirketlerin karı arttı. Memur ve işçilerin milli gelirden aldığı pay 5 puan düşmüş.

AK Parti'nin genel başkanı yurt dışına gidince ne kadar şey varsa hepsini satıyorlar. Bizim ülkemizde tarım öldü. Dışardan et getiriyorlar. 2010 yılında başladı.

Dünyanın en insafsız vergilerini ödüyorum köprüden geçerken niye para ödüyorum, niye çocuğum güzel bir okulda okumuyor diye vatandaşın sorması lazım.

Man Adası'nda 1 sterline milyon dolarlık şirket kuruyorlar. Sattım diyor, hangi şirketi sattın diyorum cevap yok. Suriyelilere 30 milyar lira para harcadım diyor, Suriyeliler sokakta dileniyor. Nerede bu para. Bunu gitti bir de yurt dışında söyledi. Vatandaşı vergi ayağına soyuyorsun nerede bu para? Adaleti sağladığınızda toplum huzur içinde yaşar. Devlet akılla, adaletle, istişareyle yönetilir.

20 Temmuz'da sivil darbe ilan ettiler. Çok kısa süre için uygulayacağız dediler 1 yıldan fazla oldu. OHAL'i yeniden getiriyorlar. FETÖ ile mücadeleni yap. Kimse karşı mı çıktı? FETÖ ile değil muhalefetle mücadele ediyorlar. Hapishanede yatan yüzlerce öğrencimiz var. Boğaziçi Köprüsü'nde başı kesilen günahı olmayan er var. Bunlara kimse dokunmayacak, bu mu adalet? Mücadelemizi sürdüreceğiz. Kim mağdursa yanında olacağız.

ByLock uygulaması nedeniyle 11 bin kişiyi boşuna hapishanelerde tuttular. Yanlış yapıyorsunuz deyince FETÖ'cü diyorlar. Kurunun yanında yaş yanar dediler 11 bin yaş olur mu? Çocukları okula giderken annen baban FETÖ'cü diye suçlandı. Açlığa mahkum edildiler. Ağaç kökü yiyin dediler.

Ergenekon-Balyoz davasında da aynısı olmuştu. Ordunun şanlı subaylarını hapse tıktılar. İtibarlarını iade edin.

Veda hutbesinde 'sakın zulmetmeyin. Herkes kendi işlediği suçtan sorumlu tutulur' demiş sevgili peygamberimiz. Bunların yatacak yeri yok, zulüm, işkence ettiler.

Müjde veriyorlar, 39 yeni cezaevi yapacağız, diye. Türkiye zaten yarı açık cezaevi.

5 Ekim 2016'da ByLock'ta sahtekarlık olduğunu tespit etti arkadaşlarımız. Raporu başbakana gönderdiler. Onlar 2017'nin son aylarında farkettiler.

-Hakimler HSK görevini sağlıklı yapamıyor. Saraydan talimat alıp karar verecekseniz o görevden ayrılın, ihanet ediyorsunuz. Hakimler ByLock'tan 2016'da karar veriyorlar. HSK'ye seslenmek isterim hakimler hangi gerekçeyle sürdünüz. Öyleyse kapatın orayı sarayda bir odaya yerleşin. Gece yarısı hakim değiştirdiler. Saraydan gelen talimata göre karar verecekler. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Suçluyu hakim değil, siyasi otorite belirliyorsa yargı bitmiştir. Mücadele edecek kişiler yargıçlardır.

Birisi konuşacak savcı hemen fezlekeyi hazırlayacak, hakim hemen kararı verecek. Bu modelin adı Hitler modeli.

Her konuşmama cevap veriyor. Man Adası'nda şirketin adı ne diyorum cevap yok. Ege adalarında Keçi Adası'na çıkıldı. Erdoğan'a herkesin anlayacağı dille sorayım. Bizim değilse söyle. O adaları siz sattınız mı, peşkeş mi çektiniz? Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırdın, şimdi adaları peşkeş çekiyorsun. Ben bunları söyleyince Yunan Bakan gel al, dedi. Gelip alacağız. Kendi adalarına sahip çıkamayan iktidarınki su milliyetçiliği. Bu adaları birilerine peşkeş mi çektin? Bakalım bu sorunun cevabını verir mi? Tık yok tık. O şimdi yeşil dolarlara bakıyor."

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları