loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Cumhuriyeti eski ayarlarına döndürerek, kadınlarla birlikte yeniden inşa edeceğiz

Kılıçdaroğlu: Cumhuriyeti eski ayarlarına döndürerek, kadınlarla birlikte yeniden inşa edeceğiz
Tarih: 08.03.2018 - 09:44
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Aydın'da kadın muhtarlarla bir araya geldi. Demokrasinin işgal altında olduğunu söyleyen CHP lideri, 'Demokrasiyi işgalden kadınlar kurtaracaktır' dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Kadınlarla beraber olmak özellikle kadın muhtarlarla birlikte olup onlara hitap etmek benim için şereftir. Sayın başkan (Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu) 'Cumhuriyet aslında bir kadın devrimidir' dedi. Olağanüstü bir cümle. Cumhuriyeti beraber kurduk. Siperde, geride, top mermisi taşırken beraberdik. Cepheye top mermisi taşıyan kadınları hiç unutmadık, onlar milli mücadelenin önderleriyldi. Cumhuriyeti eski ayarlarına döndürerek cumhuriyeti yeniden kadınlarla birlikte inşa edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1923'te Konya'da şöyle söylemiştir: 'Dünyada hiçbir milletin kadını Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimizi zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim' diyemez. Türkiye, cumhuriyet devrimini gerçekleştirirken mazlum milletlere örnek olmuştur. Mazlum ülkeler Türkiye'de cumhuriyet kurulurken, onlar da cumhuriyet kurmuştur. Kadınların mücadelesi cumhuriyet yolunda çok önemli mücadeledir. Halide Edip'in İstanbul işgal altındayken Taksim'de yaptığı miting gelecekte de çocuklarımızın hafıasında yer alacaktır. Kadınlar konusunda çok şey söylenebilir. Toplum kadını eğtirse toplumu de eğitir. Kadın okuma yazma bilirse çocuk da bilir, kadın çağdaş uygarlığı hedeflemişse toplum da hedefler. Demokrasinin temel huzuru kadınlardır. 

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutşuyoruz, tarihi çok acıdır. 1857'de Amerika'da 40 bin kadın grev hakkını kullanır. Günde 12 saat çalışır, az ücret alırlar. Eşit işe eşit ücret derler. Grev kararı alılrlar. 40 bin kadın tekstil sektöründe greve katılır. Grev kırıcılar da vardır. Bir fabrikada yangın çıkar. 149 kadın hayatını kaybeder. 8 Mart 1857'de on binlerce kişi bu kadınların cenaze törenine katılır. İlk Almanya'da Kadınlar Günü olarak kutlanır. 1921'de Türkiye 8 Mart'ı Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak kutlanır.

Hak alma mücadelesi veren, hayatını kaybeden kadınlar var. 8 Mart'ın dünya emekçi kadınlar tarihinde kutlanmasının böyle temel özelliği vardır. Hiçkimsenin yaşanan acıları da bugün geldiğimiz noktayı da unutmaması gerekir.

Dünya tarihinde hak arama mücadelesi 1857'de başlamıştır. Bugün kadınlar yine hak mücadelesi yapmak zorunda.

Sayın başkan işe alımda eşitler arasında kadını tercih ediyoruz, dedi. Böyle olması gerekir. Evine ekmek götüren kadınlar var. Bir krizde ilk işine son verilen kadınlar oluyor. Kadınların ekonomik gücü elde etmesi, göze göz dişe diş mücadele etmesi lazım. 

Kadına yönelik şiddet 14 yılda yüzde bin 400 arttı. Ne oluyor bize? Çocuk evlilikler neden oluyor? Kadınlar yeniden ayağa kalkabilirler, hak mücadelesi başaltabilirlerse 2019'u demokrasiyle taçlandıran bir yıl olarak göreceğiz. 2019 kadınlar için çok daha önemlidir. Kadın-erkek eşitliği konusunda Medeni Kanunu ilk getirip uygulayan Gazi Mustafa Kemal'dir. Seçme seçilme haklarını 5 Aralık 1934'te getiren Gazi Mustafa Kemal'dir. Minnetle anıyoruz.

Gazinin öngörüsüne bakınız. 5 Aralık 1934'te seçme seçilme hakkı Türkiye'de getiriliyor. Fransa'da 10 yıl sonra, İtalya'da 1946'da, Arjantin ve Meksika'da 1946'da, Japonya'da 1945'te, Çin'de 1947'de, Yunanistan'da 1952'de, Belçika'da 1960'da, İsviçre'de 1971'de verildi.

Gazi Mustafa Kemal 1934'te seçme seçilme hakkını getirdi. Kadın bu hakkı yeteri kadar kullanabiliyor mu? Bizim parti olarak tüzüğümüzde yüzde 33 cinsiyet kotası var. Buradan bütün siyasi partilere açık net çağrıda bulunuyorum. Gelin siyasi partiler yasasını değiştirelim cinsiyet kotasını yüzde 33 olarak parlamentodan geçirelim. Sizler de 'baskın unsur olarak ortaya çıkıp erkek egemen toplumda parlamentoya giremiyorum, yeteri kadar belediye başkanı çıkaramıyorum, anayasada değişiklik yapalım. El mi yaman bey mi yaman hep beraber görelim' deyin.

Kadın belediye başkanı Aydın'ı sadece Türkiye değil dünya açısından marka haline getirdi. Aydın konuşuluyorsa kadın belediye başkanı olması nedeniyledir. Demokrasi kültürünü de geliştiriyor. Büyük bir alan var Aydın'da, 177 dönüm alan. Başka belediyeler olsa imara açar, AVM'ler yaparlar, sonra dönüp İstanbul'a ihanet ettik derler. Aydın sandığı koyuyor AVM mi, gökdelen mi, park mı yapalım, diyor. Aydınlı park yapalım diyor. Buna katılımcı demokrasi diyoruz. Temel konuda karar alırken sandığı koyar halka sorarsınız. 

Muhtarsınız yeşil alan imara açılıyor haberiniz bile olmuyor. Bir mahalleyle ilgli belediye meclisinde karar alıncaksa muhtar karar sürecinde belediye meclisine katılmalı, söz ve karar sahibi olmalı. 

İsviçre'de otoyollar yapılsın mı yapılmasın diye referandum yapılıyor, bizde en temel konularda referandum yapılmaz. Muhtar olarak talepleriniz de oldu. Muhtarların bizim demokrasimizin temeli olduğunu kimse unutmasın. Bu topraklarda ilk seçimler 1833'de Kastamonu Taşköprü'de yapılan muhtar seçmidir. Muhtarların kendi tarihlerini çok iyi bilmeleri gerekir. 81 kanunda muhtar geçer. Ne siz ne ben bilirim. Muhtarların temel kanunu olmalı. Yine çağrı yapıyorum, gelin temel muhtarlık kanunu çıkaralım. 

Muhtarların sorunları var. Çok sayıda sorunla muhatap oluyorsunuz. Devlet sosyal yardım dağıtıyor. Sosyal yardımların muhtarlar eliyle dağıtılması lazım. Bir mahallede kim fakir kim değil muhtar bilir. Muhtar a partili, b partili diye ayırmaz. Bu çağrı da vatandaşlar arasında ayrılmasın diye bizim vaadimizidir. 

Dünya Bankası Türkiye'de yoksulluk araştırması yapmak ister. ODTÜ'den bir grup akademisyenle anlaşılır. Hocaların tamamı lojmanlarda oturuyor. Bir arkadaş yoksullarla muhatap olmak istiyorsanız muhtarları bulacakasınız, kimin yoksul olduğunu ya muhtar ya mahallenin bakkalı bilir, der. 

Sizin seçimle geldiğinizi herkes biliyor. Hiçbir siyasi partiye dayanmadan seçilirsiniz. SGK primleriniz bile yatırılmazdı. Dilimizde tüy bitti sonunda kabul ettiler. Sizin bir bütçeniz olması lazım. Eski bir maliyeci olarak çok basit diyoruz. Belediyeler emlak vergisi alıyorlar. Yüzde 1'i muhtarlara verilse bütçeniz olur. O bütçede kaynağına uygun dağıtılıp dağıtılmayacağı elbet de denetlenecektir. Muhtarlığın güçlü olması demokrasinin güçlü olması demektir. 

Demokrasimiz işgal altındadır. Kimse hakkını hukukunu savunamamaktadır. Yargı bitmiştir, adalet bitmiştir. Demokrasiyi en çok savunması gereken kadınlardır. 8 Mart dolayısıyla kadınlar sokağa çıkıp kutlamak istiyor. Copla, biber gazıyla kadınları susuturamazsınız. Kadınlara uygulanan muameleye bakın, gözaltına alınıyor, 3 günlük çocuğu kadına verilmiyor. Kıyameti kopardık da çocuğu annenin yanına götürdüler. 

Demokrasimiz işgal altındaysa bu işgalden kurtaracak olan sizlersiniz. Bütün yetkileri 1 kişiye verip hata yapmasını beklersek hataya sürükleriz. Mahkemeye kimse talimat vermemeli, mahkeme hukukun üstünlüğüne göre karar vermeli. Hakim kanundan, evrensel hukuktan değil siyasi otoriteden talimat alıyorsa orada hukuk bitmiştir. Hapishanelerde binlerce çocuk var anneleriyle birlikte. Bu çocuklar bizim çocuklarımız, bu çocuklar iyi koşullarda okumalı, yazmalı, öğrenmeli. Binlerce kişi işsizse kadınlar demokrasi devrimi yapmak zorundadır. Kadınlar hep beraber demokrasiye sahip çıkmak zorundadır. 

Daha güzel bir Türkiye hepimizin özlemidir. İnancımız, görüşlerimiz farklı olabilir ama bayrağımız bir, vatanımız bir. Gerilen bir toplumla karşı karşıyayız. Demokrasinin askıya aldığı toplumlarda toplum gerilir. İnsanlar düşüncelerini özgürce açıklayabilmeli. Bunun için hapse atılamaz. O nedenle demokrasi işgal altındandır diye söylüyoruz. Aydınlar, gazeteciler, avukatlar, milletvekilleri var hapiste. Süratle demokrasi devrimi yapmamız lazım. Bu mücadelenin koçbaşı başta topuklu efeler kadınlar olacaktır. 

Önümüzdeki sürecin kadınlar için neler doğurabileceğini kadınların görmesi lazım. Halide Edip nasıl mücadele ettiyse her kadın da mücadele edecek. Dünyadan kopuyoruz. Bütün Arap halkları Türk kadınına özenirler. Onlarda da değişim başladı. 

Yeni bir dil geliştirmemeiz lazım. Kadınları dışlayan, 2. sınıf sayan anlayışı tamamen ters yüz etmemiz lazım. Yaşamın her alanında kadınlar olduğu sürece Türkiye normalleşir. Parlamentonun yüzde 40'ının kadın olduğunu düşünün, kavga çıkmaz, herkes daha güzel konuşur. Bir toplumun uygarlaşma süreci kadının sosyal yaşama katılmasıyla paralel gider. Kadın siyasi hayata niye girmesin? Tarlada kadın çalışır kimse ses çıkarmaz, şehre gelecek devlet dairesinde çalışacak, kadın çalışmazmış. Niye çalışmasın? Her alana kadının damga vurması lazım. 

Kadına yönelik şiddet en ağır şekilde cezalandırılmalı. İnsan insanlığından utanır. Kadınlar bu konuda mücadele ediyorlar. Yeter ki birlikte hareket edin göreceksiniz, milyonlar sizinle beraber olacaktır."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları