loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Dünyanın hiçbir yerinde başbakan, devlet başkanı yol, köprü, çamaşır makinesi yaptık diye övünmez

Kılıçdaroğlu: Dünyanın hiçbir yerinde başbakan, devlet başkanı yol, köprü, çamaşır makinesi yaptık diye övünmez
Tarih: 08.06.2018 - 08:07
Kategori: Gündem

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Manisa'da iş dünyası ve esnaf odalarının temsilcilerine hitap etti.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"21. yy'ın Türkiye'sini nasıl inşa edeceğiz? 4 ayaklı stratejiyle mümkün. 1. adım demokrasidir. Demokrasinin asıl amacı herkesin can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Siz düşüncenizi özgürce ifade edemezseniz, bir KHK ile malvarlığınıza el konursa can ve mal güvenliğiniz yoktur. Bunun için yargının bağımsız olması lazım. Can ve mal güvenliğini sağlayan adalet mekanizmasıdır. Devletin temelini adalet oluşturur. 

Sadece can ve mal güvenliğimizi sağlayan bir kurum değil bizi birleştiren bir kavramdır. Güçler ayrılığı, medya özgürlüğü, bilimsel özerkklik bu açıdan çok önemlidir. Adaleti yeniden tesis etmek zorundayız.

Muharrem İnce'ye 'göğsünüzdeki CHP rozetini çıkarın, 81 milyonun adayısınız' dedik. Cumhurbaşkanlığı makamı bir ülkenin sigortasıdır. Ülkenin öyle sorunları olur ki bir hakem gözetiminde sorunların çözülmesi gerekir. Bir partinin genel başkanı makemeye hakim tayin ederse ona ne siz ne ben güvenirim. 81 milyonun cumhurbaşkanı olacak, herkese eşit mesafede olacak.

Muharrem İnce'yi aday gösterirken göğsüne Türkiye bayrağı rozeti taktık. Bu demorasinin temelini oluşturan bir anlayıştır. Bizim adayımıızn diğerlerinden bir farkı vardır. Demokraitk parlamenter sistemi inşa etmek zorundayız. Eski sisteme dönmek istemiyoruz. Demokratik parlamenter sistemi güçlendirmek istiyoruz. Yasama, yargı, yürütme, medya bağımsızdır ama birbirini denetler. Parlamento yanlış kanun çıkarabilir AYM onu denetler. Yargı da yanlış bir şey yapabilir üst mahkeme, AYM, hatta AİHM bunu düzeltecektir. Demorasilerde denetlenmeyen hiçbir makam yoktur.

Çağdaş demokratik parlamenter sistemde yüzde 10 seçim barajı olmaz. 12 Eylül darbesinden sonra getirilen bir uygulamadır. Seçim kanunun değişmesi gerekir. 

Kadın-erkek eşit olmalı. Cinsiyet kotası getirilmeli. 

Yurt dışı seçim çevresi olması lazım. 6,5 vatandaşımız yurt dışında oy kullanıyor, ama vekil olamıyorlar. Bunun düzenlemesini yapmak lazım. 

Hepiniz vergi veriyorsunuz. Çocuk doğruğu andan itibaren vergi öder. Bez alırsınız, emzik alır, süt içririsiniz vergi ödersiniz. Musluğu açarsınız 5 çeşit vergi öderseniz. Vatandaş vergi ödüyorsa hükümet heabını vermelidir.

CHP yola, köprüye karşı, diyorlar. Niye karşı olalım? Sorduğumuz kaça yaptın? Cebinden yaptıysan sormam ama vatandaşın parasıyla yaptıysan sorulur. Maliyet şişirilmiş mi, yolsuzluk yapılmış mı...

Sivil bir anayasa yapmak zorundayız. 

Kimsenin düşüncesinden ötürü suçlanmadığı, medyanın özgür olduğu bir ülke... Medya siyasi otoriyeti denetler. Yolsuzluk var mıdır, atmalar doğru mudur, denetler. Medyanın 4. güç olarak oluşabilmesi için medya patronu sadece işiyle uğraşacak. Hükümetten ihale kapayım diye medya patronu  o işe girerse ahlak doğru bilgilendirilmez. Bütün çalışanlar da sendikalı olacak.

2. önemli adımımız ekonomi. Beton mu üretim ekonomisi mi? Bizim tercihimiz üretmekten, alınterinden yana. Tarlada çiftçi, üniversitede hoca bilgi üretecek, lokanta, otel hizmet üretecek. Sanayide ne üreteceğiz? Nano teknoloji sayesinde söz sahibi değilseniz başkalarının ürünlerini alır burda yaparsıznı, katma değeri yüksek ürünler üretmek zorundayız.

Katma değeri yüksek ürünü nasıl üreteceğiz? Üniversite bilgi üretmezse bunu başaramazsınız. Sadece 2013'de Güney Kore'nin Samsung markasının patenet sayısı cumhuriyet tarihi boyunca üretilen patentin 15 katı. Türkiye Güney Kore'den önce otomobil üreten ülkedir. Onlar katma değeri yüksek ürün ürettiler. İnsanoğlu tekerleği 3 milyon yılda buldu, şimdi her saniyede bir buluş var. 

Cumhuriyet hükümetleri sanayi devrimini yakalamak istedi. 1925'te uçak fabrikasının temeli atıldı. 40'larda Türkiye uçak ihraç ediyordu. Bugün geldiğimiz noktada gerilerseyiz. 

Para var, kaynak var. Bütün mesele akılcı politkaları üretmektir. Planlama yapacağız. Planlama teşkilatı kapatıldı. İnsani Gelişme Stratejileri ve Bilgi Politikaları Kurumu kuracağız. 

3. adım, güçlü bir sosyal devlet inşa etmek zorundasınız. Aç ve açıkta milyonların olduğu bir ülkede huzuru ve barışı sağlayamazsınız. Sanayiciler ara eleman bulamamaktan şikayetçi. Bütün OSB'lerde teknoloji liseleri kuracağız. 6 yıl olacak okul. 3 yılın sonunda fabrikaya gidecek, stajını yapacak. SGK primini bakanlık ödeyecek. 

Tarım teknoloji liseleri kuracağız. Konya'dan küöük Hollanda 180 milyar doların üzerinde tarım ürünü ihraç ediyor. Türkiye'ninki 18 milyar dolar. Bu ayıba ben tahammül edemiyorum. Aklımız, toprağımız, çiftçimiz var. Niye üretemiyoruz? 81 milyonu biz doyuralım, siz üretmeyin, diyorlar.

50'lerde uçak üretmeyin, gemi üretmeyin bedava veririz, dediler. Savunma sanayimizi öldürdük. Egemen güçlerin telkinleriyle bir ülkenin politikası oluşturulmaz.

İnsan Kaynakları Bakanlığı kuracağız. Eğitim her alanda olacak. 

Dünyanın hiçbir yerinde başbakan, devlet başkanı yol, köprü, çamaşır makinesi yaptık diye övünmez. Elin oğlu uzaydaki madeni ülkeme nasıl getiririm, diye düşünüyor.

Yeni gelişmişlik tanımı var. Küçük ayrıntılarda işbölümüne giden ülke gelişmiştir. Bizim siyasetçöilerin bundan haberleri bile yok. Dünyaya meydan okuyarak ekonomik büyüme olmaz. Japonya dünyaya meydan mı okuyor? Teknolojiyle meydan okuyor. 

16 yılın sonunda çocukların yüzde 90'ı neden niteliksiz okullara gidiyor? Eğitimine önem vermeyen bir ülkenin geleceği yoktur.

Ülkede bir şey eksik. Namuslu siyaset eksik. Çocukları, işsizleri, halkın geleceğini düşünen siyaset eksik. 

Dış güçlerin oyunu deniyor. Parayı isteyen, Londra'ya giden, yalavaran sensin. Türkiye'nin neden bu kadar borç batağına soktular? Osmanlı'nın batışı borçlanarak, eğitimle olmuştur. Düyun-u Umumiye çalışan sayısı Maliye Bakanlığında çalışandan fazladır. Osmanlı'nın borçları son kuruşuna kadar ödenmiştir. Osmanlı'nın parasını basacak milli banka yoktur. MB kurularak paramız basılmıştır. Tarihini bilmeyen tarihi tekerrür ettirir. Tarihi bileceksiniz, aynı hatalara Türkiye'yi sokmayacaksınız. 151 milyar dolar faiz ödüyorsunuz. Bu parayla neler yapılırdı...

Bu kadar para alındı ne yapıldı? 1923-2002 79 yılda bütün cumhuriyet hükümetlerinin harcadığı para 713 milyar dolar. 2003-2017 arasında harcanan para 2 trilyon 94 milyar dolar. Ne yapıldı, Keban, Atatürk barajı mı yapıldı, TELEKOM mu kuruldu? Kimse çıkıp 'rakamlar doğru değil' diyemiyor. 

İşsizlik var, yoksulluk var çiftçi, sanayici memnun değil, Türk lirası değer kaybediyor. Tefeciye yaka kaptırılmış. Bu düzenden sadece rantiye sınıfı memnun. 

24'ünde sandığa gideceğiz. Busıradan seçim değil. Geleceğimizi oylayacağız. Sayın Erdoğan hiç ekonomiden bahsetmiyor. 25'inden sonra ne yapacağını da anlatmıyor. Ufku tükenen siyasal anlayış ülkeyi geleceğe taşıyamaz. 

Cumhuriyet tarihinde dış politika proje üreten tek partiyiz. Muharrem İnce cumhurbaşkanlığını biz de çoğunluğu aldığımızda ilk yapacağımız Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nı kuracağız. Türkiye, Irak, İran, Suriye olacak. Sayın Muharrem İnce 4 ülkenin başkanlarını ziyaret edecek. 

Egemen güçler izin vermez, deniliyor. 4 ülke bir araya gelsek her şeyi çözeriz. Akılcı, tutarlı politikalar üreteceksiniz. 

Bu memlekette hepimizin huzura, geleceği yeniden inşa etmeye ihtiyacı var. 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları