loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Eğer MİT Adil Öksüz’ün kim olduğunu bilmiyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım

Kılıçdaroğlu: Eğer MİT Adil Öksüz’ün kim olduğunu bilmiyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım
Tarih: 17.07.2018 - 11:18
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, CHP Tekirdağ'da meydana gelen tren kazasıyla ilgili olarak hazırlanan raporu yarın açıklayacaklarını söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu 15 Temmuz'un yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ın darbe komisyonunda ifade vermediğini hatırlatarak  Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Darbeci arıyorsan 1 numaralı darbeci sensin" dedi. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: 

Aramızda Enis Berberoğlu'nun olması gerekiyordu. Enis Berberoğlunun tutukluluğu yargının iflasını gösteriyor. Derhal oturup karar almaları ve Berberoğlunu serbest bırakmaları gerekiyor.

Eren Erdem eski milletvekilimiz. Soruştuma açılmıştı. 29 haziran gözaltına alındı. 19 Eyül'de duruşması vardı, 29 Haziran'a alındı. Neden duruşma erkene alındı. Yurt dışına kaçabilirmiş. 38 kez yurt dışına gitmiş kaçsa o zaman kaçardı. Eren Erdem'in yazdığı kitapların tamamı FETÖ terör örgütünün ne kadar tehlikeli olduğu anlatmaktadır. 9 kitabı var. Gerekçe gizli tanık. Karar gazetesinin sahibi Eren Erdem'e 'Bana Turgay Oğur vasıtasıyla ulaştılar. Vergi borçlarımı kapatacaklar, senin hakkında bazı suçlamalar olacak' diye. Ben yargının içinde bulunduğu perişan hali size sunuyorum.

Hiçbir hakim unutmasın sizi izlemek, takip etmek ve teşhir etmek benim boyunum borcudur. Sanıyorlar ki biz böyle baskı kurdukça, milletvekillerini hapse attıkça, tazminat cezası verince Kılıçdaroğlu geri adım atacak, sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım. Her ortamda ve her yerde hakkı, hukuku, adaleti savunacağım. 

Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan hakimi Yargıtay'a atadılar. Yargıtay için yüzkarasıdır. Yarın birisi Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak. 

Tekirdağ, Çorlu'da tren kazası yaşadık. Derhal bölgeye genel başkanımız başkanlığında heyet gönderdik. Araştırmalarını yaptılar, bir rapor hazırladılar. Yarın Çorlu'da bu raporu paylaşacağız.

ODTÜ'de öğrenci olmak bir ayrıcalıktır. ODTÜ'lüler taşıdıkları pankartların hiçbirinde şiddet yoktur, hakaret yoktur. Ama ODTÜ'lü zekası vardır. ODTÜ'lüler mezuniyet töreninde Penguen dergisinde 13 yıl önce çıkan karikatürü taşıyorlar. Yargılanmışlar, beraat etmişler. 13 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakın. Benim Twitter hesabımdan bu karitakür yayınlanacak, bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. 

İki 15 Temmuz var. Biri halkın, biri sarayın 15 Temmuz'u. Halk, parlamento direnme hakkını kullanıyor. Bu parlamentoda bomba ve kurşun altında milletvekilleri görevlerini yaptılar. Bu 15 Temmuz halkın 15 Temmuz'udur. Bu 15 Temmuz direnme hakkını kullanan halkın hakkıdır. 

Bir de sarayın 15 Temmuz'u var. Halkın direnme hakkı sonucu elde ettiği hakkı kullanan bir saray var. 5 gün sonra OHAL ilan ederek başlamıştır. Bir sivil darbe yaparak gerçekleştirmiştir. 

Erdoğan dahil aksini söyleyen yok. İki darbe önlenmedi. Önlenebilirdi. Sonuçlarından yararlanıldı. Adil Öksüz adının televizyonlarda ve pek çok yerde dile getirdim. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı Adil Öksüz gözaltına alınmış. FETÖ'nün imamı olduğu 2008'den beri biliniyor. Defalarca ABD'ye gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Eğer MİT, 'Adil Öksüz'ü bilmiyordum, o gece öğrendim' diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ama onlar Adil Öksüz'ün kim olduğunu benden daha iyi biliyorlar. Herkes ters kelepçeli, Adil Öksüz neredeyse baştacı ediliyor. Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca, Adil Öksüz'le görüşüyor. Bunlar karanlık noktalar. İki cep telefonu ve GPS cihazı verilir, Adil Öksüz serbest bırakılır. 

TBMM'de araştırma komisyonu kurulsun dedik. 250 kişinin kanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakasındadır. Ben o şehitlerin ve gazilerin hakkını savunuyorum. Parlamentoda komisyon kuruldu. Darbe komisyonuna gelmesi gereken 2 önemli kişi var. MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı gelip bilgi verecek. Erdoğan 'Sakın gitmeyin' diye talimat veriyor. O kontrollü darbenin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için mücadele ettik, engelleyen de Erdoğan'dır. Neden Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ın bilgi vermesini engelledin? Sonra savcıyı görevden aldılar...  Darbeci diyorsan bir numaralı darbeci sensin. 

Darbeden 3 ay önce Abdullah kod isimli birisi darbe yapacakların tamamının isimlerini savcıya veriyor. Aslında bekliyorlar darbe yapılsın diye. Son derece bilinçli bir hareket. Darbe günü O.K. isimli birisi, MİT'e gidiyor, darbe yapılacağını söylüyor. Akşam darbe yapılacak niye önlem almadılar? Savcı soruyor O.K.'ya; 'Sen MİT'te darbe yapılacak ifadesini kullandın mı' diyor, 'Evet' diyor. Darbenin gizli isimleri takip ediliyor. Nerede toplandıklarını biliyorsun. Niye o tutanaklar açıklanmıyor?

10 bin kamu görevlisi, 5 bin üniversite hocası kapının önüne konuldu. 'İşkence yapacağız' diye götürüp dilekçe verdiler. Gazeteciler, yazarlar, çizerler hapse atıldı, bazıları hala hapiste. FETÖ ile mücadele iktidara muhalif olan kim varsa onlarla mücadele oldu. AYM eski kararlarının bile arkasında duramadı.

Ama dünyada galip gelen zalim yoktur. Her darbe kendi hukukunu yaratır. 

Yetki verilmeyen alanda bile düzenleme yaptılar. Hukukun ve anayasanın askıya alındığı bir süreçte referanduma gidildi. Mücadelemizi yaptık. YSK görevini yapmadı. Her darbe kendi hukukunu yaratır. 60, 70, 80 darbelerinde bu vardır. Biz CHP olarak hep 'Türkiye darbe hukukunda arındırılmalıdır' dedik. Bugün 20 Temmuz sonrası da darbe hukuku oluşturuldu. Referandum tarihe mühürsüz seçim olarak girdi. Ne anayasa değişikliğindeki referandum ne de bu seçimler asla ve asla meşru değildir. Sizin çete olduğunuzu söz veriyorum yargıda ispat edeceğim. Burada olmasa bile yurt dışında ispat edeceğim.

Bu seçim, bu referandum tarihe mühürsüz seçim olarak girdi. Herkesin böyle bilmesi lazım. Bir yolsuzluk YSK tarafından onaylandı ve meşru olmayan bir zeminde anayasa değişiklikleri gerçekleştirildi. Ne Anayasa değişikliği referandumu, ne de bu seçimler asla ve asla meşru değildir! Sandık tek başına demokrasinin gerekçesi değildir. 82 Anayasası meşru muydu? Sizin yaptığınız seçim de meşru bir seçim değil. Eşit koşullarda yapılmıyorsa meşru olamaz, olmaz da zaten. YSK, görevini yapmadı. İçlerinde bir çete vardır demiştim, dava açtılar. Sizin çete olduğunuzu yargıda ispat edeceğim; burada olmasa bile yurtdışında ispat edeceğim....

 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları