CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa’da iş dünyası ve KOBİ temsilcileriyle bir araya geldi.
Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:
"İstanbul'da Fikirtepe'de kentsel dönüşüm yaptılar. İnsanların evleri yıkıldı, kiralar ödenmiyor, insanlar perişan. Müteahhitler kaçtı. İzmir'de de yapıldı. Kimse bir yere gönderilmedi. Garantör, büyükşehir belediye başkanı oldu. Binalar bitti, herkes yerinde oturuyor. Kişinin bütün anıları o mahallede, orayı vatanı görür. Komşuları, akrabaları orada. İnsanı oradan uzaklaştırdığınızda kendisini yalnız, sürülmüş görüyor. Kimse mağdur edilmeden kentsel dönüşüm yapılmalı.
Çiftçi perişan. İzmir'in, Aydın'ın, Muğla'nın çiftçisi öyle değil. Fidan mı, çiçek mi, süt mü, et mi alınacak, kırsaldan alınıyor. CHP'li belediyelerin olduğu yerlerde bu var. Yüzden fazla küçük aracı vardır, sadece süt dağıtır İzmir büyükşehir belediyesi. Yıllardır bu yapılır hiçbir çocuk zehirlenmedi.
Kentin belediye başkanı sorunları çözerken gelecekte doğabilecek sorunları da çözmek zorunda. Kent planlaması lazım.
İnsanlar görevlerini zamanında yaptığında sorunla büyümez. Belediye başkanlarının böyle bir görevi vardır. Geleceği planlama aklın gücünü gösterir.
İşsizlik sorunu varsa belediye başkanının bunu da görmesi lazım. Gecekondu bölgelerinden başlayarak kreşler yapın diyoruz belediye başkanlarımıza. Kreş yapmak, annenin yükünü almaktır. En az 10 kişiye de istihdam yaratıyorsunuz.
Milletvekilliği yasama organıdır, icra değildir. Belediye başkanı icranın başında olan kişidir. Belediye başkan halka en yakın olan kişidir.
Bursa'nın ve Bursalıların adayayım dedi başkan. Yerel yönetimlerin kendine özgü koşulları vardır. Vatandaş adaylara bakar, kim daha iyi hizmet verir diye bakar, partisinden bağımsız oy verir. Sayın Bozbey'in böyle bir özelliği var. Ben elini vicdanına koyan bütün Bursalıların gidip Bozbey'e oy vereceklerini düşünüyorum.
Bursa entelektüel bir kenttir. Bu özelliğini yukarı çıkarmak zorundadır.
Batılılar lastik, çimento fabrikalarını kapatmaya başladılar. Katma değeri yüksek ürün üretiyorlar. Bu gerçeği belediye başkanı görmeli. Yatırım yapmak için gelenlere fabrika doğayı tahrip eder mi diye bakmalı, Bursalıya sormalı.
Bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. İstanbul'da bir basın toplantısı yaptım, 13 madde halinde çözüm önerdim. Dönüp bizi suçladılar. 13 maddeden şu eksik dese anlarım. Önerilerimiz eleştirilmedi, partimizin kimliği hedef alındı. Bu doğru değil.
Devlette liyakat bozuldu, dedik. Devlet tasarruf yapmalı. Sayıştay'ın devletin hesaplarını denetlemesi lazım. Bu önerilerin hiçbiri yapılamdı, kriz derinleşiyor. Türkiye, ciddi bir stratejik dönüşüm yapmak zorundadır. Bunun 4 ayağı var. Birinci ayağı, Türkiye demokrasisini geliştirmek ve hukukun üstünlüğünü sağlamak zorundadır. İnsanları baskı altına alır, demokrasiyi kısıtlarsanız gelişemezsiniz. Dünyada örneği yoktur.
İkinci ayağı üreten Türkiye... Neyi, nasıl üreteceğimizi bilmeliyiz. Canlı hayvanı Arjantin'den, samanı Romanya'dan getirip Türkiye'de tarımla uğraşacağımız aklınıza gelir miydi? Hayatın her alanında üretmemiz lazım. İran üniversitelerinin ürettiği bilgi sayısı Türkiye'yi geçti. Duruma bakın.'
Üniversitelerin bilgi üretmesi lazım. Farklı şekilde düşündü diye hocaya ceza verirseniz bilgiyi nasıl üreteceksiniz? 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' diyen inançtan geliyoruz.
Üçüncü ayak, güçlü bir sosyal devlet inşa etmeliyiz. Bir ülkede huzur isteniyorsa o ülkede açlık, işsizlik olmayacak. Çocuk yatağa aç giriyorsa barışı nasıl sağlayacağım? Sosyal devlet güçsüzün yanında olan devlettir. Anadolu'da fabrika kalmadı. Dördüncü ayak sürdürülebilirlik. Türkiye krizi aşmak istiyorsa bu dört ayaklı çemberleri hayata geçirmek zorundadır.
Kentlerin meydanları yok. Gidin Paris'e, Londra'ya meydanlarına bakın. Meydan bırakmadılar, her tarafı yapılaştırdılar."
Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, son dakika haberler, ulusal haberler, sondakika, haber, ilk haber, flaş haber, sıcak gelişme, dikkat, acil, canlı yayın