loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Erdoğan herhalde Sarraf’ı ziyaret eder

Kılıçdaroğlu: Erdoğan herhalde Sarraf’ı ziyaret eder
Tarih: 30.03.2016 - 10:08
Kategori: Siyaset

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ABD’ye giden Erdoğan için ‘Herhâlde Rıza Sarraf’ı hapishanede ziyaret eder. Çünkü arkadaşlıkları var’ dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD’ye giden Cumhurbaşkanı Erdoğan için, “Herhâlde Rıza Sarraf’ı hapishanede ziyaret eder. Çünkü arkadaşlıkları var. Devletin protokolünde yer ayırmışlardı. Bakanları onun önünde yatıyordu” dedi. 

Konuşmasında Rıza Sarraf’ın ABD’de tutuklanmasına değinen Kılıçdaroğlu, hükümet kanadından “Rıza Sarraf tutuklandı ama bunun bizimle ne ilgisi var” açıklamalarının geldiğini belirterek, şöyle konuştu:
 
“1 Ocak 2013, Gana’nın başkenti Akra’dan bir kargo uçağı Türkiye’ye gelir. Yer Sabiha Gökçen Havaalanı ama oraya inmez Atatürk Hava Limanına iner. Gümrük memurları haklı olarak dosyalarına bakarlar kargo uçağında neler var diye. Sorarlar: “Kargo uçağında ne var?” Belgelerini verirler. 

“Bizim kargo uçağında 1,5 ton doğal taş var” derler. Evet “1,5 ton doğal taş var” diye belgeler düzenlenir, gümrük memuruna teslim edilir. Tabii, gümrük memurları haklı olarak “Ya, Türkiye’nin her tarafında doğal taş var. Bu doğal taş bizim ülkemize niye geliyor? Kime vereceksiniz bu doğal taşı?” diye sorarlar. Gümrük memurlarına doğal taşın teslim edileceği adresi de verirler. Adresi aynen okuyorum: Güzelyurt Mahallesi, Yıldırım Beyazıt Caddesi Delta Apartmanı A/2 Blok, kat 1, no 2 Beylikdüzü/İstanbul. “Bu adrese 1,5 ton doğal taşı teslim edeceğiz” derler. Gümrük memurları tabii merak ediyor, ya bu doğal taş bizim görmediğimiz bir başka taş mı? Bir gidip görelim bu taşları diye. Giderler, bir bakarlar doğal taş değil, 1,5 ton altın var. Hemen tutanaklar tutulur, “doğal taş değil, yanlış beyan, kaçakçılık var. 1,5 ton altına biz el koyacağız” derler. Tabii, bunun üzerine Ankara’da bakanlar, başbakanlar, müsteşarlar, genel müdürler herkes seferber olur, “Bu altını nasıl yurt dışına çıkarırız” diye. Hemen yoğun bir telefon trafiği başlar. 8 Ocak 2013, Gana’da düzenlenen sahte belgeleri değiştirirler, Türkiye’de değiştirirler, Gana’da da değil. “Bunlar doğal taş değil, 1,5 ton altındır” diye götürür gümrüğe teslim ederler.

“İran Babek Zencani’yi mahkûm etti. Biz Sarraf’ı beraat ettirdik”

Bu arada bakanlar, başbakanlar “Aman bu işi mutlaka çözün, dallanıp budaklanmasın, kimse duymasın. Uçağı Türkiye’nin dışına çıkarmanın formüllerini bulun” derler. İşin gümrük takibinde Ruşen Bayar diye birisi takip ediyor. Ruşen Bayar’la Rıza Sarraf telefonda konuşurlar. Rıza Sarraf telefonda “Rüşvet ver, kurtar. Gümrük dediğin nedir, bastırırsın rüşveti istediğini alırsın” diyor. Çünkü adam rüşvet vermeye alışmış, bakanlar rüşvet alıyor, önüne yatıyor, devletin bütün sırları onun emrinde “Gümrük dediğin nedir, bastır rüşveti izni al” diyor. 
Ruşen Bayar’ın cevabı: “Gümrükte memur Teoman’a neler yaptım, ne vaatler, almıyor adam. Ben memuriyetimi yakmam. Ne imkânlar verdim, ben illa rüşvet almam. Ne yapayım ben?” diyor.

Olay medyaya yansıyor, 15 Şubat 2013, 1’inde geldi, olay medyaya yansıyor ve Gümrük Bakanı soruşturma açmak zorunda kalıyor. Soruşturma açılıyor. Müfettişe de çok büyük baskılar yapılıyor. Rapordan bir cümleyi okuyorum: “Bu durumda Gana’da düzenlenen belgelerin gelişigüzel yazıldığı ve gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmaktadır.” 

Müfettiş utanıyor “sahtedir” diyemiyor “Gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmaktadır” diyor. Gana’da düzenlenen belgeler sahtedir diyor, açıkça. Devam ediyor: “Gana’dan gelen altınların Babek Zencani ve şirketlerin ilgisi olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.” Raporun devam eden bölümlerinde bu altınların Babek Zencani’yle bağlantılı olduğunu söylüyor. Diyorlar ya “Bizimle ne ilgisi var Rıza Sarraf orada tutuklandı” diye. İran Babek Zencani’yi mahkûm etti. Biz ne yaptık? Hepsini berat ettirdik. 

“Sahte belgelerle hazırlanan 1,5 ton altına el konulmaz mı?”

16 Şubat 2013, gümrükçüler gidiyorlar, artık her şey tamamlanmış, bütün baskılar yapılmış, bakanlar, başbakanlar, müsteşarlar, genel müdürler seferber olmuş uçağı gönderecekler. Bizim gümrükçüler son kontrol için gidiyorlar. 1,5 ton altına bakıyorlar, 292 kilo altın eksik. Değeri 14 milyon 600 bin dolar. Devletin gümrüğünden, hükümetin gözünün önünde ve onların bilgisinde 14 milyon 600 bin dolarlık altın çalınıyor. Şu ana kadar bu altınların nereye gittiğini bilen yok. Aslında biz biliyoruz, sarayda oturan da biliyor, Davutoğlu da biliyor, bakanları da biliyor, herkes biliyor. Bir gün sonra, 17 Şubat 2013, Dubai’den Türkiye’ye gelip kaçak altını taşıyan uçak Dubai’ye hareket ediyor, herkesin gözünün önünde hareket ediyor. Biz bunun arkasını bırakmıyoruz. Soruyoruz: Ya, bu uçak nasıl geldi? Sahte belge, sahte beyan var, neden el koymadınız bu altınlara? 
Verdikleri cevap: “Uçak transitti, yakıt ikmali için Atatürk Hava Limanına inmişti. O nedenle biz bir şey demedik.” Peki, kardeşim, bu uçak transitse, 1,5 ton doğal taşı ben… Bir daha okuyayım, Güzelyurt Mahallesi, Yıldırım Beyazıt Caddesi, Delta Apartmanı, A/2 Blok, Kat 1, No.22 Beylik Düzü/ İstanbul adresine zaten verecektin, nereden transit oldu çıktı bunlar? Adresi belli. Ayrıca, sahte belgeler sonucu 1,5 ton altına el konulmaz mı? Yasa bunu öngörmüyor mu? Başka bir şey daha var. “Uçak transitti, Atatürk Hava Limanına yakıt almak için inmişti.” Gana’dan, Akra’dan –burası daha önemli- yani Gana’nın başkenti Akra’dan İstanbul’a mesafe 7 bin 354 kilometre. 7 bin 354 kilometre geliyor, burada yakıt ikmali yapıyor, buradan da Dubai’ye gidiyor. Peki, Akra ile Dubai arasındaki mesafe ne kadar? Eğer Akra’dan doğrudan gitseydi, yakıt ikmali almasaydı doğrudan Dubai’ye gitseydi herhâlde diyeceksiniz ki yani 7 bin 354 değil, herhâlde o da 15 bin kilometre falan olması lazım çünkü bir yerde durup yakıt ikmali yapması lazım. Akra ile Dubai arasındaki mesafe arkadaşlar, 2 bin 992 kilometre. Şimdi Sayın Davutoğlu’na açık ve net söylüyorum, namuslu adamsan, Türkiye’yi bu kirlilikten kurtar. 

Ayıptan Türkiye’yi temizlemenin yolu 17-25 Aralık soruşturmalarını yeniden açmaktır.”


Vişne Haber Ajansı


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları