loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Sosyal doku bozulabilir!

Kılıçdaroğlu: Sosyal doku bozulabilir!
Tarih: 26.10.2015 - 09:34
Kategori: Söyleşi

AB 13 milyar Euro verse bile Avrupa'nın toplama kampı olmayı kabul etmememiz gerektiğini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyelilerin Türkiye'de kalış sürelerinin uzamasıyla ilgili endişelerini dile getirdi.

AB 13 milyar Euro verse bile Avrupa'nın toplama kampı olmayı kabul etmememiz gerektiğini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriyelilerin Türkiye'de kalış sürelerinin uzamasıyla ilgili endişelerini dile getirdi.
Kılıçdaroğlu, “3-4 yıl sonra yeraltı dünyası güçlenebilir. Uyuşturucu yaygınlaşabilir. Sosyal dokumuz bozulabilir” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Hava Kurumu’ndan (THK) kiraladıkları özel uçak İstanbul’dan Malatya’ya doğru yola çıkınca, sorularımız üzerine söze Avrupa Birliği (AB) ile gündeme gelen mülteci pazarlığından girdi:


- Türkiye, Avrupa’nın “toplama kampı” olmamalı. Biz bunu kabul edemeyiz. Bırakın 3 milyar Euro’yu, AB ülkeleri 13 milyar Euro da verseler, Türkiye toplama kampına dönüşmeyi kabul etmemeli. AB ülkeleri, “Biz parayı verelim, siz Suriyelileri barındırın” diyor. Bu kabul edilebilir değil. Ayrıca etik bir öneri de değil.
AB ile vizenin kaldırılması karşılığı imzalanan “Geri Kabul Anlaşması”na değindi:
- AKP, bu konuyu TBMM’ye getirdiğinde de karşı çıkmıştık, engel olamadık.
2 milyon Suriyelinin ölüm korkusuyla çareyi Türkiye’ye sığınmakta bulduğunu anımsattı:



Kılıçdaroğlu,“Annem tereyağlı dut kurusu yapardı. Tatlı niyetine yerdik” dedi. Meslektaşlarım Hayri Çetinkaya ve Şükrü Andaç’la birlikte Kılıçdaroğlu’na Malatya’dan dut kurusu aldık.

BARIŞLA DÖNERLER

- Biz iktidara gelirsek, önceliğimiz Suriye’de iç barışın sağlanmasına katkıda bulunmak olacak. Barış ortamı sağlandıktan sonra ülkemizdeki Suriyeliler kendiliğinden dönecektir.
Suriyeliler’in Türkiye’ye sığınmasının arkasında hükümetin yanlış dış politikasının yattığını savundu:
- Yanlış dış politika çizgisi, Suriye’de çatışmanın taraflarından birini desteklenmesi bizi Ortadoğu bataklığına sürükledi. Fatura giderek ağırlaştı. İktidara gelirsek ilk işimiz, Suriye’ye Türkiye üzerinden silah gidişini durdurmak olacak. Oradaki radikal örgütlerle ülkemizin bağınız keseceğiz. Ardından barışın sağlanması için çalışacağız.
24 Ağustos 2012’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a Suriye mektubu yazdığını belirtti:
- Suriye’de barışın sağlanmasına katkıda bulunulması amacıyla ABD, Rusya, AB, İran, Arap Birliği ve Türkiye’nin biraraya gelmesi için adım atılmasını önermiştim. Bu önerimizi dikkate almadılar. Rusya, aynı çerçevede çağrı yapınca tıpış tıpış Cenevre’ye gittiler.

SOSYAL DOKU BOZULUR

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Beşar Esad’ı kabul etmesine dikkat çekti:
- Putin’in Esad’ı kabul etmesi, AKP’nin Suriye politikasının çöktüğünün göstergesidir.
Suriyeliler’in Türkiye’de kalış sürelerinin uzamasıyla ilgili endişelerini dile getirdi:
- 3-4 yıl sonra yer altı dünyası güçlenebilir. Uyuşturucu yaygınlaşabilir. Sosyal dokumuz bozulabilir...
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sıklıkla 2 milyon Suriyeli’nin Türkiye’ye maliyetinin 8 milyar dolara yaklaştığını dile getiriyor...
Fatura bu kadar kabarmışken, AB’nin mali desteğini tümüyle reddetmek doğru olur mu?

Bizim 1500 liralık asgari ücret formülü işverene yük olmaz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimleri öncesinde gündeme getirdikleri 1500 liralık net asgari ücret formülünü bu kez AKP’nin de kısmen benimsediğini savundu:
- AKP, asgari ücreti 1300 liraya yükseltme vaadi veriyor. Yalnız, onların modelinde yük işverende kalıyor. Biz asgari ücreti vergi ve primden muaf tutacağımızı taahhüt ediyoruz.
- İşverenler net asgari ücretin 1300 veya 1500 liraya yükseltilmesinin çalışma barışını bozacağını savunuyor. Endişelerini, “Asgari ücret artınca, personelin diğer bölümü de zam ister” şeklinde dile getiriyorlar.
- Bizim formülde 1500 lira vergi ve SGK priminden muaf olacak. Bu, yüksek maaş alana da yansıyacak.

Çip üreten yatırımcıya 1 milyar doları verirdik

KEMAL Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde Türkiye’de katma değeri yüksek üretime dönük yatırımları teşvik edeceklerini vurguladı:
- Kişi başına 25 bin dolarlık milli gelir, 500 milyar dolarlık ihracat, Türkiye’nin dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmesi hedefine başka türlü ulaşılmaz.
Teşvik konusuna yaklaşımlarına bir örnek verdi:
- Bir ara Türkiye’de çip üretimine dönük yatırım planı gündeme geldi. Bunun için devletten nakit destek istendi. Biz iktidarda olsaydık 1 milyar doları bu yatırıma teşvik diye verirdik.

8 milyar lirayı 2’ye satan bankalar var, faizi niye silmeyelim

KEMAL Kılıçdaroğlu, vatandaşın sırtındaki birikmiş kredi kartı ve tüketici kredisi faizi yükünün en az yüzde 80’ini silme planını bir bankacının önerisiyle gündeme getirdiklerini ifade etti:
- Türkiye’de 8 milyar liralık alacağını varlık yönetim şirketine 2 milyar liraya satan banka var. Bırakın faizi silmeyi, ana parasının da bir bölümünden vazgeçebiliyor bankalar. Hal böyle iken vatandaşın kredi kartı ve tüketici kredisi borcunun faizinin en az yüzde 80’ini neden silmeyelim?

Digiturk’ü bıraktım

KEMAL Kılıçdaroğlu, bazı TV kanallarını platform dışına çıkaran Digiturk’e abone olarak da tepkisini gösterdiğini vurguladı:
- İyi bir dilekçe ile başvuruda bulunduk. Evdeki Digiturk sistemini söktürdüm.

Bürokrat su gibidir tasın şeklini alır

KEMAL Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde görev süresi devam eden bürokratlara dokunmayacakları mesajını verdi:
- İktidara gelir gelmez bürokratları görevden almak, şık olmaz. Görevini kurallara uygun yürüten bürokrat, süresinin sonuna kadar işinin başında kalır.
- Mevcut bürokratları AKP’nin kadroları olarak görmüyor musunuz?
- Öyle olsa da bürokratlar su gibidir. İçinde bulunduğu tasın şeklini alır.

Bir ülkeye ihanetin yolu eğitimle oynamaktır

Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’nin 13 yıllık iktidarları döneminde milli eğitim politikasını 12 kez değiştirdiğini kaydetti:
- Bir ülkenin milli eğitim politikasıyla bu kadar oynanır mı? Bir ülkeye ihanetin kolay yolu eğitimle oynamaktan geçer.
Çocukların 13 yıldır eğitim sisteminin denekleri haline geldiğini savundu:
- 13 yıldır eğitim sisteminden memnun olan bir anne-baba var mı?

Vahap Munyar - Hürriyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları