Kılıçdaroğlu: Türkiye bugün tefecilerin dayattıkları kurallarla yönetilir hale gelmiştir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini gençliğe emanet etmiştir. 95 yıl önce tablo çok değişmiştir. Lozan'da ayrı bir masa kurulmuştur. Milli Kurtuluş Savaşını verenler Batı'nın egemen güçleriyle masaya oturmuşlar. Sevr Antlaşması'nı yırtıp çöpe atmışlardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı inkar ve ortadan kaldırmaya neden olan Sevr Antlaşması'nı çöpe atar. O antlaşmayı imzalayan Kuvayı Milliyeciler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'ta Lozan'ı 'Saygıdeğer efendiler Lozan Barış Antlaşması teklifleri diğer anlaşmalarla karşılaştırmak yersiz. Osmanlı tarihinde görülmemiş bir zaferdir" der. Lozan Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir. Bugüne kadar gelmesinin iki aktörü var. Biri Gazi Mustafa Kemal Atatürk diğeri İsmet İnönü'dür. Cumhuriyeti getirdiler. Her birimiz kul köle olmadan vatandaş olmayı öğrendik. Eşit şartlar eşit yurttaşlık getirdiler. Bugün geldiğimiz noktada binlerce şehidimizin kanı var. Bu topraklar sıradan kurulmadı. Bu devlet de sıradan devlet değil. Binlerce yıllık geleneği vardır. Hiçkimseye boyun eğmedi. Saray boyun eğdi, düşman gemisine binip kaçmak zorunda kaldı. Bu ülkede kalanlar boyun eğmediler. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları anlaşmalarla değil kanla gözyaşıyla kuruldu. Bedel ödendi. Üzülerek ifade edeyim ki ödediğimiz bedeller yeterince genç kuşaklara aktarılmadı. Atatürk'ü genç kuşakların bir bölümü Kenan Evren'in gözüyle görmüştür. 2 temel üzerinde durur Atatürk. 'Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ülkemde bayrağımın altında aç da kalsam özgürce yaşayacağım' demiştir. Gazi Mustafa Kemal 'Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa ekonomik bağımsızlığımız tehlikeye girer' demiştir. Türkiye bugün tefecilerin dayattıkları kurallarla yönetilir hale gelmiştir.
Bugün sansürün kaldırılışının yıl dönümü. 24 Temmuz 1908'de dönemin sarayının sansür memurları gazetelere giderler. Haberleri sansürlemek için. 24 Temmuz'da giderler ve o gazetelere giremezler. O gün gazeteler sansürsüz çıkmıştır. O zamandan beri basın bayramıdır.
Gazeteler baskı altında, gazeteciler hapiste. Gazeteler otosansür uyguluyor. Ya saraya yağcılık yapacaksın ya hayat hakkı tanımayacağım, denen bir sürecin içindeyiz. İktidar kendi medyasını oluşturuyor. Havuz medyası diyoruz. Gazeteler zorla sattırıldı. Medyanın neredeyse tamamı hükümetin kontrolünde. Tek görevleri iktidara yağcılık yapmak.
Dünyada en çok yalan haber Türkiye'de. Türkiye 1. sırada. O nedenledir ki havuz medyasına verilen bütün desteklere rağmen gazeteleri satılmıyor. Kimse güvenmiyor. 140'tan fazla gazeteci hapiste. Birisinin durumu özellikli. Ece Sevim Öztürk... 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Bunu lanetliyoruz, evet. Ama bunun arkasındaki sır neydi araştırıyordu. Sen misin araştıran, hapse attılar. 15 Temmuz darbe girişiminin ayrıntılarının ortaya çıkmasından bir iktidar neden rahatsız oluyor?
Medyanın özgürlüğünün önemi halkın doğru haber alması. Sadece bu da değil, medyanın görevi egemen gücü halk adına denetler.
Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak hala hapiste. Biz ne yaparlarsa yapsınlar basın özgürlüğünü savunacağız. Havuz medyasına sesleniyoruz. Bizi de çağırın.
Enis Berberoğlu uzun yıllar gazetecilik yaptı. Şu an hapste. Demokrasi kahramanı olarak görüyorum. Hiçbir suçu olmamasına karşın hapishanede tutuklu. Olay Berberoğlu ailesinin olayı değildir. CHP olayı da değil oradan da çıkmıştır bir demokrasi olayıdır. Mahkemeler bağımsız olsun ama talimatla karar veren mahkemeler var. Onlara yakışan unvan yargıya ihanet edenlerdir. Türkiye'nin en temel sorunu yargıdır. Yargı rehin altında. Yeniden milletvekili seçildi. Dokunulmazlığı yeniden kazandı. Özel hüküm varmış, geçici maddede. Adı zaten geçici madde. İçeride tutması lazım, telkin öyle. Yasama dokunulmazlığı sürekli değil. Seçim dönemine özgüdür. Kararı beklettiler. Adli tatilin başlamasından bir gün önce karar verdiler ve hep beraber tatile çıktılar. O tatil size haram olsun. Yine de hukuktan umudu kesmiş değiliz.
Bir de Eren Erdem arkadaşımız var. Karşı gazetesinin sahiib Eren Erdem'e bir mesaj atıyor. 'Bana Turgay Oğur vasıtasıyla ulaştılar. Vergi borçlarımı kapatacaklar seni suçlamamı istiyorlar'. Eren Erdem gizli tanığı deşifreyle suçlanıyor. Deşifre eden tanığın kendisi.Eren Erdem yurt dışına kaçar diye tutuklandı. Dokunulmazlığı kaldırılınca 2 sene boyunca 38 kez yurt dışına gitti geldi, kaçmadı.
Osman Kavala... İnsan hakları savunucusu. 19 Ekim 2017'de gözaltına alındı. 1 Kasım 2017'de tutuklandı. Hükümet ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs. Hükümet zaten yok. Anayasal düzen yok saray düzeni yok. Bu suçu nasıl, nerede, ne zaman işledi belli değil. Şddşaname yok.
Aramızda atanamayan öğretmenler var. Danıştay'ın kararı var. Adaya KPSS'nin 3 puan altında 3 puan üstünde not verebilirsin. 27-30 puan düşürüyorlar. Kalkıp liyakattan söz edecekler. Sınavı, mülakatı kazandın, sen KHK ile atılanın teyzenin oğlusun seni atamayacağız, diyor. Müsteşar mı atıyorsun?
Sözleşmeli öğretmen özür durumu hariç asla bir yere tayin edilemez. Kadrolu öğretmen başka yere atanabilir. Diyelim ki sözleşmeli öğretmenin tayini çıkacak. Kadroluya yol parası verilir sözleşmeliye verilmez. Sözleşmeli öğretmenler müdür ve müfettiş olamazlar kadrolular olur. Sözlemelilerin eş doğum yardımı ödenmez. Bu haksızlığı bütün boyutlarıyla dile getireceğiz.
Üreten bir ülkenin bağımsılığı hiçbir zaman tehlikeye girmez. Üreten ülkede işsizlik, yüksek faiz, enflasyon, cari açık olmaz. Üretmeyip de ekonomiyi tüketim üzerine inşa ederseniz tüketici konuma gelirsiniz. Bu noktaya yüksek faizler ödeyerek geldik. Türkiye tefecilere teslim oldu. Erdoğan biz fazileri sıkça dile getirince rahatsız oldu.
5 Nisan 2018'de 'Yurt dışına gitmeden önce faizlerle ilgili yoplantı yaptım. Faizlerin düşürülmesinden bahsettik. Toplantılarda tamam diyorlar, farklı düzenleme yapıyorlar. Böyle saygısızlık olur mu?' diyor. '24'ünü atlatalım. Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra faizle nasıl mücadele edeceğim göreceksiniz' dedi. Düşürürsen bu kürsüden seni öveceğim. Düşürmezsen o koltukta oturmayacaksın.
16 yılda devletin içerdeki rantiyeye ödediği faiz 693 milyar lira. Dışarıdaki bir grup tefeciye 155 milyar dolar ödediler. Bugün Merkez Bankası toplanacak. Faizleri artıracak mı artırmayacak mı izliyoruz. Gerçekleri kimse unutmasın. Osmanlı'nın batışı bu nedenledir. Duyun-u Umumiye kurulmuştur. Toplanan gelirleri Duyun-u Umumiye topluyor. 16 yıldır ülkeyi tefeciler yönetiyor sen yönettiğini sanıyorsun.
15 Temmuz'da darbe girişimi oldu hepimiz karşı çıktık. Parlamentoda bomba atılırken milletvekillerimiz görevlerini yaptı. Hükümet OHAL ilan edeceğim, dedi. OHAL'le darbe girişimi farklı sürece evrildi. 20 Temmuz'da sivil darbe yapıldı. OHAL'le ilgili Meclis'e karaname hangi gerekçeyle geldi.
'Bu uygulama demokrasiye, hukuka, özgürlüklere karşı değildir. Bu değerleri kokruma, yükseltme,, gelişme adınadır. OHAL ilanının amacı vatandaşlarımızn hak ve özgürlüklerine yönelik etkin adımları hızlı adım atabilmektir.' Tam tersini yaptılar. Demokrasi diyenler hayır oyu verdik. Evet oyu diyenler demokrasiye darbe vurdular. Hak arama yollarını tamamen kapattılar. BM'ye dilekçe vererek biz adil yargılama yapmayacağız' diyerek bizi rezil ettiler.
Dönemin başbakanı 'Kurunun yanında yaş da yanabilir. 19 bin kişi göreve iade oldu. 100 bine yakın haksız işlem yapıldı diye müracaat var. Böyle işlemeyeceğini gördük. Önümüze gelen binlerce listeye kontrol edip doğru yanlış yapıldığını bilemeyiz' diyor. Sen niye orada oturuyorsun? OHAL için komisyon kurdular. Amacı da insanlar AİHM'ye başvurmasın diye...
Bir kanun teklifi getirdiler. Görevde çıkarmayla ilgili. Yeni düzenlemeyle bir onayla kişinin görevine son verilebilir. Hukuksuzluk kamuoyundan gizlenebiliyor. Haksız işlem yapanların hiçbir sorumluluğu olmayacak. Seyahat, toplanma özgürlüğü yok. Kısıtlama geliyor. Kolektif suç üretiliyor. Çok önemli bir düzenleme daha getirdiler. TMSF saraya bağlanıyor. Diyelim ki bir şirkete el kondu. Oraya atanan kayyumlar için boşalttılar diyelim kimsenin sorumluluğu yok. Bu kanunu getiriyorlar. Devlette yetki ve görev varsa yetkiyi kullanan kişinin sorumluluğu vardır."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












