loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'dan Bahçeli'ye: FETÖ'nün siyasi ayağı ile işbirliği yapanlar seçmenleri suçlama noktasına geldiler, siyasi ayak arıyorsan işbirliği yaptığın adama bakacaksın

Kılıçdaroğlu'dan Bahçeli'ye: FETÖ'nün siyasi ayağı ile işbirliği yapanlar seçmenleri suçlama noktasına geldiler, siyasi ayak arıyorsan işbirliği yaptığın adama bakacaksın
Tarih: 03.05.2018 - 10:43
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Yeni bir Kuvayı Milliye ruhu oluşturmamız lazım. Bütün ülkücü kardeşlerime, muhafazakar demokratlara sesleniyorum. Birleşeceğiz ve kazanacağız. Birleşeceğiz ve bu ülkeye demokrasiyi, kardeşliği getireceğiz. 

Bugün, Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Gazeteciler hapiste. Medya özgürlüğünde sonlardayız. Bir gazeteci gücü denetlemek için görev yapar, halkın gözü kulağıdır.Gazeteci güce tapıyorsa işlevini kaybetmiştir. Bu örnekleri Türkiye'de çok görebilirsiniz. Gazete sahipleri artık özgür iradeleriyle gazetecilik yapmıyorlar, atamayla o görevlere geliyorlar. 

Bizim 6 ilkemiz var. 

1- Gazete sahibinin gazetecilik dışında işi olmamalı. Pek çok alanda işi varsa bir süre sonra siyasi iktidara teslim oluyor. 

2- Gazetecilerin dağıtımı bir şirkete bırakılamaz. Bugün 2 şirketin elinde. Bunlar işbirliği yaparsa hiçbiri dağıtılamaz. 

3- Gazetecilikte sendikalaşma zorunlu olmalı. Gazeteci haberini yazarken en büyük güvencesi sendika olmalı.

Genelkurmay başkanı ve saray sözcüsünün Abdullah Gül'ü ziyaretini bir gazeteci haber yaptı bir süre sonra geri çekmek zorunda kaldı. İşine son verdiler. Sarayın sözcüsünün ve genelkurmay başkanının ziyareti dünyanın her yerinde haberdir. Neden bu gazetecinin görevine son verilir? 

4- Basın İlan Kurumu ve RTÜK yeniden yapılandırılmalı. 

5- Kamu ilanlarında fiyat belirleme iktidarın keyfine bağlı. Keyfiyetten çıkarılmalı objektif kıstaslara göre görev yapılmalı.

6- Zorunlu ilanlar var. TV'lerde yayınlanıyor. Bedeli ödenmeli. 

(Basında) Bunların bir kısmı yazılamayacak belki ama haziran'ın 24'ünde yetki verin tamamını hayata geçireceğiz. "

"FETÖ'nün siyasi ayağı ile işbirliği yapanlar şimdi seçmenleri suçlama noktasına geldiler"

FETÖ'nün siiyasi ayağını defalarca açıkladım. 1 numaralı ayağı sarayda oturan zat. Türkiye'yi teslim ettiler. FETÖ'nün istediği paşaları, kaymakamları sen atamadın mı, Kozmik Odayı sen açmadın mı terör örgütüne? Bundan ala siyasi ayak mı olur?

FETÖ'nün siyasi ayağı ile işbirliği yapanlar şimdi seçmenleri suçlama noktasına geldiler. Siyasi ayak arıyorsan işbirliği yaptığın adama bakacaksın. Türkeş hayatta olsaydı 'mililyetçiliği ayaklar altına aldım' diyen adamla asla yan yana gelmezdi, satmazdı.

Amaç 100 bin imzayı toplayamasınlar. Korku dağları sarmış. 25 Haziran'da Türkiye aydınlığa uyanacak. 

Bütün seçmenlere açık çağrımdır, ilçe seçim kurullarına gidiniz 100 bin imzayı tamamlayınız.

Seçmen listelerini takip edin. Bu vatan borcudur. Biz CHP üyesi olup seçmen listesinde adı olmayanları tespit ettik, YSK'ye bildirdik.  Diğer partilere de desteğe hazırız. Sandığa gitmek vatandaşlık görevidir.

"25 Haziran'da yetki alınca taşeron işçilerin hepsine kadro vereceğiz"

2 gün önce 1 Mayıs'tı. Alınteriyle geçinen işçilerin bayramıydı. İşçiler gerçekten bayram yaptı mı? Milyonlarca gencimiz işsizse hangi bayramı yapacaklar? 

Adana'da 39 yaşındaki gencecik vatandaşımız intihar etmeye çalıştı. 'Kızımın doğumgünü cebimde 50 kuruş var, ekmek alacak param yok' dedi. Rahmetli Ecevit'in başbakanlığında, başbakanlığın önüne yazar kasa atıldı diye kıyamet kopmuştu. TBMM önüne gelip işsizlikten kendini yakan vatandaş haber olmadı. Biz eleştirdik bunun üzerinden haber oldu. 

Son 15 yılda 22 bin kişi iş kazalarında hayatını kaybetti. Bunlar gariban işçiler. Sosyal bir devlette onlarla, aileleriyle, haklarıyla ilgilenmek gerekiyor. Anayasada grev hakkı var. Bir kişi çıkıyor işverene, 'OHAL'i getirdik. Senin için grevi yasakladık' diyor. 

Taşeron işçilik çağdaş kölelik sistemi. 25 Haziran'da yetki alınca taşeron işçilerin hepsine kadro vereceğiz. Asgari ücreti ilk biz dile getirdik. 1500 lira olmalı dedik, kıyameti kopardılar. 

"Nasıl olur da Genelkurmay başkanı demokrasiyi sonlandırmak için kendisini kullandırtır?"

24 Nisan 2018'de Genelkurmay Başkanı ve İbrahim Kalın'ın Abdullah Gül ziyareti... Sivil kıyafetle gittiler. Erbakan'ı anma törenine katılmayın, cumhurbaşkanı adayı olmayın, diyorlar. 28 Şubat'ı hepimiz biliyoruz. Ama bu konuda ne genelkurmay, ne saray ne de Gül'den açıklama gelmedi. Suriye konusunu görüşmüşler. İbrahim Kalın'ın Suriye konusuyla ne ilgisi var. Önceki cumhurbaşkanına da bilgi verin ona niye gitmiyorsunuz? Bu askeri vesayet girişmidir. Askerler kullanılarak sarayın vesayeti demokrasiye giydirilmek isteniyor. Abdullah Gül'den açık ve net açıklama bekliyorum. Nasıl olur da genelkurmay başkanı demokrasiyi sonlandırmak için kendisini kullandırtır? Silah zoruyla demokrasiyi yok etmeye çalışırsanız biz kendimizi siper etmeye hazırız, buyrun gelin.

"Darbeden yanaysan gider Erdoğan'a oy verirsin"

28 Şubat diye kıyamet koparıyorlardı. Askeri kendin için kullanıyorsun. Korku dağları sarmış. Bunu duyunca aklıma Ali Fuat Başgil olayı geldi. 4 yıl Kafkaslarda çarpışmıştır. İstanbul'da üniversiteyi bitirmiş, hukukçudur. 27 Mayıs 60'da 147 öğretim üyesiyle birlikte üniversiteden atılmıştır. Bir yazısından ötürü hapse girmiştir. Sonra senatör olmuş. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayım, der. 2 general ziyaret eder kendisini: Seçildiğiniz anda cumhurbaşkanlığı töreni için toplar atılmayacak, bir cipe bindirilerek Etlik'e götürüleceksiniz, belki de gömüleceksiniz, denir. Abdullah Gül'e de bu tehditler yapıldı mı? Sarayda oturan zatın korkusu 57 yıl önceki olayın gerçekleşmesine yol açmıştır. Askeri arkana alarak demokrasiyi mi geliştireceksin? Adliyeye, camiye, kışlaya siyaseti sokmayın, dedim Yenikapı'da. Bu ülkenin bütün muhafazakar demokratlarına sesleniyorum: Darbecilere karşı çıktık, mağdurlardan yana olduk. 24 Haziran'da sandığa gideceksin. Darbeden yanaysan gider Erdoğan'a oy verirsin. Demokrasiden yanaysan farklı bir cumhurbaşkanı seçeceksin. Bizim adayımız darrbeye karşı çıkacak, tarafsız olacaktır. Biz onlar gibi değiliz. Ne düşünüyorsak onu söyleriz. Adaletsizlik nedir biliriz ama onunla mücadele ederiz. Ahlaksızlık nedir, bilmeyiz.

"Servetlerine servet kattılar, emekliye bin lira veriyorlar"

Emekliye ikramiye veriyorlar. Biz dediğimizde kıyameti koparmışlardı. Emekli kardeşlerimize sesleniyorum: Bu kardeşiniz bunu dillendirmeseydi bunu vermezlerdi. Göreviniz namuslu siyaset yapanlara sahip çıkmaktır. (İktidara) Siz malı götürdünüz, artanı veriyorsunuz emekliye. Servetlerine servet kattılar, emekliye bin lira veriyorlar.

Niye bin lira? Çünkü 2008'de sözde sosyal güvenlik düzenlemesi yaptılar. Bir işçi asgari ücret üzerinden prim ödeyip emeklilk hakkı kazandığında bin 822 lira emekli aylığı bağlanıyordu. Bugün asgari ücret üzerinden prim ödeyip emekli olduğunda 719 lira emekli aylığı bağlanıyor. 10 yılda her ay bin lira emeklinin hakkını çaldılar. Hakkını çaldı, onu gizlemek istiyor. 

Esnaf da 2008 öncesi primini ödedi emekli oldu. Aylığı bin 800 lira. Bugün emekli olursa alacağı aylık 840 lira. Prim borcu varsa sağlık hizmeti de vermiyorlar. 

"Ahmet Davutoğlu'ndan özür, Mehmet Şimşek'ten oy bekliyorum"

2 kişiden özür bekliyorum. Birisi Ahmet Davutoğlu. 'Kaynağı nereden bulacaksın' demişti. İkincisi Mehmet Şimşek. 'Bunu yapsın CHP'ye oy veririm' demişti. Önümüzdeki seçimlerde sözünü tutup CHP'ye oyunu ver. Biz vaatlerimizi çalışıyoruz. Biz üretim için onlar rantiye çin çalışırlar. 

2014-2018 arası 430 bin ensaf iflas etmiş. Esnaf da çocuklarını, Türkiye'yi düşünmeli, oyunu ona göre kullanmalı. Bunlar ekonomiyi götürüp tefecilere teslim ettiler.

"'Çocuklar ölmesin' demek suç değil"

Ayşe öğretmen 'çocuklar ölmesin, dedi. 'Sen teröre destek veriyorsun' deyip çocuğuyla hapse attılar. Çocuklar ölmesin demek suç değil. Adaleti kendi bildikleri adalet olarak görüyorlar. 33 er 7 kez müebbete mahkum edildi. 15 Temmuz'da emirle dışarı çıkmışlar. FETÖ'nün 1 numaralı siyasi ayağı yerinde oturuyor, ere 7 kez müebbet veriyorsunuz.

"Vekiller nasıl İYİ Parti'ye giderler' dediler. Şimdi de 'Gidin 100 bin imzaları tamamlayın, genel başkanlar gelsin' diyorum"

Demokrasiye kumpas kurmak istediler. Baskın seçim yapacaklar, kimileri aday olmasın diye numaralar yaptılar. İyi ki bu ülkede CHP var. Bütün kumpasları, ezberleri bozduk. 'Vekiller nasıl İYİ Parti'ye giderler' dediler. Şimdi de gidin 100 bin imzaları tamamlayın, genel başkanlar gelsin, diyorum.

"Bugüne kadar hiçbir siyasi partiyi doğrudan hedef alıp eleştirmedim"

Devleti yönetmeye talip olanlar sözlerine dikkat emeliler. Konumlarına göre konuşmak zorundalar. Erdoğan 'CHP tezek demektir' dedi. Doğuya gidin ısınmak için tezek kullanılıyor. 2013'te Doğubeyazıt'ta 2 öğretmen okulu tezekle ısıtıyor. Sınıfta yangın çıkıyor 2 öğretmen öğrencileri kurtarırken hayatını kaybediyor. Dİkkatli konuşmak lazım.

Bugüne kadar hiçbir siyasi partiyi doğrudan hedef alıp eleştirmedim, saygı gösterdim. Ama yeri zamanı geldi kurumları yönetenleri eleştirdim. Kalkıyorsunuz bir partiyi makamınıza yakışmayacak ölçüde eleştiriyorsunuz. Atatlarımız testinin içinde ne varsa ağzından o dökülür der. 

Sosyal medyada dolaşan 3 soru

Sosyal medyada çok sık dolaşan 3 sorudan söz etmek istiyorum. Her vatandaş sandığa giderken bu soruları kendisine sorsun oyunu öyle kullansın.

Sorular şunlar:

Her şey yolunda ise neden erken seçime gidiyoruz?

Eğer işler yolunda değilse neden tekrar aynı kişiyi cumhurbaşkanı seçiyoruz?

Eğer ülkeyi kurtaracak Erdoğan ise ülkeyi bu hale getiren kim?

Bu 3 soruyu bütün vatandaşlarımın vicdanına havale ediyorum."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları