CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Katillerle tutuklu milletvekilleri aynı kefeye konulamaz' diyerek AKP'ye sert çıktı...
CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, “Tutuklu milletvekilleriyle tahliye olan hükümlüleri bir arada değerlendirmek doğru değil. Birisinde katiller var. Öbürleri tutuklu. Siz katillerle tutukluları aynı kefeye nasıl koyabilirsiniz?” dedi.
-“Siz reform adı altında kendinize göre bir şeyler yapıyorsunuz, istediğinizi serbest bırakıyorsunuz, istediğinizi hapse atıyorsunuz. Bunun adı da adalet oluyor. Adalet deyince
AKP adaleti anlaşılıyor. Kendilerine göre adalet, kendilerine göre hukuk, kendilerine göre yargı, kendilerine göre yargıç, kendilerine göre Yargıtay, kendilerine göre Danıştay. Yaptıkları bu.”
-“Başbakan’ın,
AKP Hükümeti’nin
Suriye içindeki muhaliflere açıkça destek vermesi, kendisinin sırtını sıvazlayan batının egemen güçlerinin taşeronluğunu yaparken onlardan daha aktif olması, öne çıkması, sonrada duvara çarpması. Şuanda Türkiye Ortadoğu’da yalnızları oynayan devlettir. İtibarı sıfırlanan devlettir. Buna üzülüyoruz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti bu halemi düşecekti?”
-
“ Stratejik derinlik diye kitap yazdılar, stratejik alanlarda boğuldular. Sıfır sorun dediler komşularla geldikleri nokta sıfır politika. Böyle bir dış politikayı Türkiye hak etmiyor.”
Kılıçdaroğlu,
CHP Kadın Kolları yöneticilerinin devir teslim töreninden önce gazetecilerin sorularını şöyle yanıtladı;
Soru: Efendim Bahçelievler katliamının hükümlüleri tahliye oldu. Bununla ilgili aslında geniş bir tepkide var kamuoyunda. Sizin nasıl bir değerlendirmeniz olacak?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Öyle bir cinayeti ve cinayetin toplumda yarattığı derin yaraları unutmak mümkün değil. Reform diye yaptıkları buysa kamu vicdanı kan ağlıyor. Söyleyecek fazla bir şey yok.
Soru: Milletvekilleri tutukluyken bunların serbest bırakılması diye eleştiriler var. Siz katılıyor musunuz?
Kemal KILIÇDAROĞLU- İki olayı bir arada değerlendirmek doğru değil arkadaşlar. Birisinde katiller var. Yargı kararıyla kesinleşmiş katiller. Öbürleri tutuklu. Siz katillerle tutukluları aynı kefeye nasıl koyabilirsiniz? İkisinin arasında dağlar kadar fark var. Birisinde kamu vicdanı kanıyor dedim. Serbest bırakmışınız 7 tane genç hunharca katledilmiş. Buna kim gerekçe bulabilir serbest bırakılmaları için? Siz reform adı altında kendinize göre bir şeyler yapıyorsunuz, istediğinizi serbest bırakıyorsunuz, istediğinizi hapse atıyorsunuz. Bunun adı da adalet oluyor. Siz buna inanır mısınız? Böyle bir adalet kavramı var mı dünyada? Tümüyle adalet kavramının içini boşalttık. Kamu vicdanının rahatsız olmasının temel nedeni de bu zaten. Adalet dediğimiz kavramın için tümüyle boşaltılmış durumda.
Adalet deyince
AKP adaleti anlaşılıyor. Kendilerine göre adalet, kendilerine göre hukuk, kendilerine göre yargı, kendilerine göre yargıç, kendilerine göre Yargıtay, kendilerine göre Danıştay. Yaptıkları bu. Hani yargıç toplumun vicdanına göre karar verir, yargıcın verdiği karar toplum vicdanında kabul görür. Bu ilke evrensel bir ilkedir. Siz bu ilkeyi yerle bir etmişsiniz. Sonra kalkmışsınız adalet diye ortalıkta geziyorlar. Bunu kabul etmiyoruz, bu doğru değil.
Soru: Başbakan bugün TOKİ konutlarında AKP’liler oturmuyor sadece ucuz siyaset yapıyor Kılıçdaroğlu dedi. Buna bir yanıtınız olacak mı?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Acaba Sayın Başbakan orada ölen yurttaşlarımızla ilgili bir şey söyledi mi? Ben ölen yurttaşların hesabını sorduğum zaman bunu ucuz siyaset olarak değerlendiren bir Başbakanın ucuz siyaset yaptığını, sığ siyaset yaptığını halk anlamıyor mu? Bodrum katında ölen insanların hesabını kim verecek? TOKİ’den sorumlu olan bakan bile biz sorumluyuz dedi. Sayın Başbakan onun sesini bile öyle anlaşılıyor ki duymamış. Bu ülkede insanın değeri yok mu? Onlar insan değiller mi? Bakın biz geçen yasama döneminde bodrum katlarında insanların, ailelerin oturmamasıyla ilgili kanun teklifi bile verdik. Şimdi yeni uyanmışlar. Bodrum katlarında oturmasınlar diyor. Niçin? Dere yatağında yaparsanız sel gelecek önce o insanlar boğulacak. Bunu gördüler. Bütün Samsunlular gördü. Sel sonrası atıklara baksınlar. Çöp merkezinin üstünde, çöplerin toplandığı bir alanın üzerine TOKİ konutu yapacaksınız, sonra kalkacaksınız bunu eleştirenlere de CHP olarak efendim işte bunlar ucuz siyaset yapıyorlar diye eleştiri diyeceksiniz CHP’ye. Bu kabul edilir bir şey değil arkadaşlar. Dünyanın neresine giderseniz gidin bunlar kabul edilmez.
Soru: Hüseyin Aygün’ün bir başvurusu olmuştu Mecliste cemevi açılmasına dair. Ama Meclis Başkanı da Diyanet’e soruldu Alevilik bir din değildir, ibadethanesi de camidir yönünde ve bunun üzerine bir tartışma başladı.
Kemal KILIÇDAROĞLU- Bunlar Türkiye’nin gündemini birinci derecede işgal edecek tartışmalar değildir. Bu tartışmalardan siyasetin özenle kaçınması lazım. Din Allah’la kul arasındaki manevi ilişkidir. O ilişkiye ne Diyanet İşleri Başkanlığı ne milletvekilleri, ne Başbakan, ne Ana Muhalefet Partisi Lideri olarak ben, ne de TBMM Başkanının girmeye hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur. Hiç kimsenin elinde de bu adaleti tartacak, bu inancı ölçecek bir terazide yoktur.
Soru: Efendim Hüseyin Çelik’in yargı üzerinde mahalle baskısı oluşturuluyor eleştirisi var. Bu gazetelere de yansıdı. Ne diyorsunuz bu değerlendirmeye?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Onun muhatabı herhalde AKP’nin milletvekilleridir. Onların isimlerini versin, saysın.
Soru: Kıdem tazminatıyla ilgili yeni bir düzenleme hazırlığı var. Buna ilişkin partinizin görüşü nedir acaba?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Biz önce Türk-İş’i bekleyeceğiz, sendikaları bekleyeceğiz. Sendikaların bu konuda almış oldukları kararlar var. Türk-İş Genel Kurulunda oybirliğiyle alınan kararlar var. O kararlara biz saygı duyuyoruz ve o kararların arkasında Türk-İş durduğu sürece bizde duracağız. Türk-İş durmasa da biz duracağız. Çünkü işçilerin haklarının ellerinden alınmasını uygun görmüyoruz. Sosyal devlet ilkesine aykırıdır bu.
Soru: Efendim dün Fazıl Say’ında twitterden size tepkisi oldu. Benim adımı kullanarak siyaset yapmaya kalkışırsa diye bir tweet attı. Ona yanıtınız ne olacak?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Herhangi bir yanıtım olmayacak. Ben sanatçılar üzerindeki baskıyı eleştirdim. Tabi isim verme ihtiyacı var. Sizin sanatçılar üzerindeki baskıyı kanıtlamanız gerekiyor, söylemeniz gerekiyor. Sayın Fazıl Say üzerinde de ciddi baskılar var. Yani bu bilinen bir gerçek.
Soru: Efendim bölgemiz giderek ısınıyor. Rusya savaş gemileri gönderiyor bölgeye nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Suriye konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden başlayarak ilişkilerin tutarlı bir bazda gelişmesi için biz
AKP hükümetine bir çağrı yaptık. Geçen yıl yaptık çağrıyı. Dedik ki, Rusya, Çin,
Suriye iki tarafı da hem Esad hem karşıtları İran bir araya gelsinler ve Türkiye bir uluslararası konferans düzenlesin. Bu sorun nasıl aşılabilir? Bu konuda çözüm üretsin dedik. Fakat bizim bu önerimiz
AKP hükümeti tarafından reddedildi. Sonra bizim bu önerimizin benzerini Rusya yaptı. Sayın Lavrov çağrıda bulundu, tarafları topladı ve bizim yaptığımız çağrının gereğini Rusya yaptığı için gerçekten üzülüyoruz. Hem Türkiye kendi bulunduğu coğrafyadan iddialı bir devlet olacak, sorunlara sağlıklı çözüm üreten bir devlet olacak. Yani öyle bir görüntü verecek. Fakat yaptığı eylemlerle bu görüntüye tümüyle ters düşecek.
Suriye içindeki muhaliflere açıkça destek vermesi Türkiye’nin, üstelik kendisinin sırtını sıvazlayan batının egemen güçlerinin taşeronluğunu yaparken onlardan daha aktif öne çıkacak, çıkmaya özen gösterecek, sonrada gelecek duvara çarpacak. Şuanda Türkiye Ortadoğu’da yalnızları oynayan devlettir. İtibarı sıfırlanan devlettir. Buna üzülüyoruz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti bu halemi düşecekti? Stratejik derinlik diye kitap yazdılar, stratejik alanlarda boğuldular. Sıfır sorun dediler komşularla geldikleri nokta sıfır politika. Böyle bir dış politikayı Türkiye hak etmiyor.
ETİKETLER : Kemal Kılıçdaroğlu, CHP, AKP, 3. Yargı Paketi, Fazıl Say, Hüseyin Çelik, TOKİ, Suriye, istanbul gerçeği, türkiye gerçeği, istanbul haberleri, son dakika