loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Katar'la sözleşmeyi iptal et, 50 milyon doları 1 hafta içinde bulamazsam siyaseti bırakacağım

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Katar'la sözleşmeyi iptal et, 50 milyon doları 1 hafta içinde bulamazsam siyaseti bırakacağım
Tarih: 22.03.2019 - 08:05
Kategori: Gündem

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ordu'da STK temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:
"-Bu ülkede kim bayrağını, vatanını, insanını seviyorsa başımın üstünde yeri vardır. Hepimiz aynı belediye otobüsündeyiz. Aynı bayrağın altında güzellik içinde yaşamak istiyoruz. Sanki savaşa gidiyoruz. Bu seçimde muhtar, il genel meclis üyesi, belediye başkanı seçeceğiz. Sizler kanaat önderlerisiniz. Vatandaş bir sorunla karşılaştığında ilk danıştığı sizlersiniz. Her kanaat önderinin bu toplum için sorumluluğu vardır. Beraber huzur içinde yaşayacağız. Kavgayı değil barışı egemen kılmak için STK, meslek odaları yöneticilerinin ve muhtarların sorumluluğu var. Vatandaşın en rahat ulaştığı kişi muhtardır. Bu topraklarda yapılan ilk seçim 1860'daki muhtarlık seçimidir. Siyaset kurumu muhtara gereken önemi vermemiştir. Muhtarlığın ön planı alınması lazım. Bir ara muhtarlığa gerek var mı, kapalım, diye çalışmalar yapıldı. Buna ilk itiraz eden de benim. Sonra vazgeçtiler. Başkan (Mustafa Adıgüzel) inşallah seçilecek ve birlikte yönetim kavramını anlatacak. Bir belediye başkanı bir mahalleyle ilgili karar alacaksa önce muhtarı davet edecek. Bakıyorsunuz, mahalleyle ilgili karar alınıyor muhtarın haberi yok, vatandaş gidip muhtara ekşiyor. Sosyal yardım yapılıyor. Bizim partiye oy ver, sana yardım yapalım, anlayışı var.ç. Bu insanlık dışıdır. Yardım yaparken insanın yoksulluğunu teşhir etmeyeceksin. Bir mahallede kimin yoksul olup olmadığını muhtarlar bilir. Sosyal yardımlar muhtarlar aracılığıyla yapılacak. Muhtarlar fakir vatandaşlar arasında parti ayrımı yapmazlar. 
-Esnaf kan kaybına uğruyor. Binlerce kişi kepenk kapattı. Esnafın devlete vergi yükü yoktur. Esnaflık yok oluyor. Büyük AVM'ler kurdular. Karşı değiliz ama esnaf da var. Esnafın da evine ekmek götürmesi lazım. Diğer ülkelerde büyük AVM'ler bir gün kapalıdır, insanlar gider esnaftan alışveriş yapar o bir gün. Bizde neredeyse 24 saat açık. Esnaf perişan. Esnafı bu duruma sokan iktidara esnaf kardeşim gitti oy verdi. Esnaf arkadaşlarım kira ödüyorsunuz, stopajı da sizler ödüyorsunuz. Esnaf kaldırın, diyor kaldırmayana oy veriyor. 
Bir siyasal parti 17 yılda iktidarda. AK Parti'ye oy veren kardeşlerime söylüyorum 17 yılda fındık sorunu çözülmez mi? 1 yılda çözülür. Yakında fındık ithal ederler. Aklınıza gelir mi soğan, patates, mercimek ithal etmek... Bir devlet planlamayla, liyakatle, adaletle yönetilir. Fındık sorununu çözmüyorlar. Fındık üreticileri sorunu çözmeyenlere sahip çıkıyor. Ağustos'ta fındık satıyorsunuz, ekim sonunda fındık fiyatı açıklanıyor. 
İstediğin kaymakamı, valiyi, müsteşarı tayin ettin, istediğin genelgeyi, kanunu çıkardın. Nasıl oluyor da 17 yılın sonunda soğan kuyruğuna giriliyor? Aklınızla da alay ediyorlar. Fakir fukara kuyruğa girmiş varlık kuyruğu diyorlar. Türkiye'de olmayan tek şey devlet aklı. Siyasal partiler devlet olmak için değil devleti yönetmek için gelirler. 17 yılı sonunda fabrikaları sattık, her şeyi ithal ederr noktaya geldik. Vatandaştan 2 trilyonun üzerinde vergi aldılar. 500 milyar dolara ulaştı ülkenin borcu. Vatan, millet, bayrak, ordu diyorlar. Devleti güçlü kılan üretimdir. Güney Kore otomobil üretmezken bizim otomobilimiz vardı. Şimdi Güney Kore'nin 4-5 markası var bizim yok. Hani oturmuşlar otomovbil üretiyoruz, demişlerdi. Hani nerede? Sıra silah fabrikalarını satmaya geldi. Tank palet fabrikası... 1 milyon 804bin metrekare üzerine kurulu. Bugünkü değeri 20 milyar dolar. Dünyada tan üreten 5 fabrikasan birisi. En başarılı fabrikalarından birisi. Bu fabrikayı Katar ordusuna neden peşkeş çekiyorsunuz? Bizi terörist olarak suçluyorlar. Bu ülkenin fabrikalarını savunmak bana mı kalacak sadece? Soruyorum vatansever ben miyim, sen misin? Ben bu ülkenin taşına toğrağına kurban olurum. 
Resmi Gazete'de Erdoğan imzasıyla özelleştirme kapsamına alınmasına karar verilmiştir, deniyor. Katar ordusuna yüzde 49,'unu veriyorsun, nasıl olur bu? AK Partili kardeşlerime sesleniyorum. Bi ülkenin silah fabirkası o ülkenin namusudur. Katar ordusu benim fabrikamda tank yapacak bana satacak. Niye verdin, diyoruz, Erdoğan cevap veriyor: Kamu imkanlarıyla bu fabrikayı modernize etmek istediğimizde 540 milyon dolar gerekiyor. Devasa Türkiye Cumhuriyeti milli geliri 800 milyar dolar. 9-10 uçağın var, sat 150 milyon dolar. Suriyelilere 35 milyar dolar buluyorsun. Bunun adı devlete ihanettir. Sümerbank'ı, Etibank'ı, şeker fabrikalarını sattı. Bu ordunun silah fabrikası. Bir devletin caydırıcı gücü ordudur. O sözleşmeyi iptal et 50 milyon doları ben sana bulacağım. 
-Konuşmalar yapıyor (Erdoğan) ciddiye almıyorum. Benden kurtulmak istiyor. Herkesin derdini ben dile getiriyorum, bundan rahatsız. Katar'la sözleşmeyi iptal et, 50 milyon doları 1 hafta içinde bulamazsam siyaseti bırakacağım. Silah fabrikasını satan adma vatansever demem.Bunu söylüyorum bazı büyük gazeteler bu bölümü yazmıyorlar. Talimat vermişler, yazmayın, diye. Harb-İş açıklama yapmış, tank palet fabrikasında çalışanlar dilekçe vermiş tayin için. Ülkenin sırları var  başka orduya satılmasını istemiyorum, diyorlar. Katar'la aramız bozuldu diyelim, TELEKOM gibi borcu sırtımıza kalırsa ne yapacağız? Tepede oturan kişi vedava uçağa binmez. O uçak fabrikanın karşılığı. Sandığa giderken düşünün. Elin oğlu planlama yapıyor. Her sene yeniler. 2019 yılında Türkiye'nin planı yok. O nedenle kimse yarın ne olacak bilmiyor. Plansız devlet olur mu? Her ailenin de planı vardır, ay sonunu nasıl getireceğiz, diye. Türkiye Cumhuriyeti devletinin planı yok.
-EYT için İYİ Parti ile kanun teklifi verdik. AK Parti MHP oylarıyla reddedildi. Bir parti başkanı kalkıp size türedi, dedi. Benim ağrıma gidiyor. Gidip oy verirseniz iki elim yakanızda. Herkesin oyuna talibiz. Tartışılması gereken şehrin sorunlarıdır. Bütün medya onların elinde. Onlara inanmayın.
Emekli arkadaşımız 'geçinemiyoruz' dedi. Geçinemezsiniz. Sadece 5 kalemdeki zamları söyleyeyim: Kuru soğanda 1 yıldaki zam, yüzde 219, patates yüzde 135, ıspanak yüzde 135, pırasa 152, sivri biber yüzde 119, asgari ücret yüzde 26. 1 Ocak'tan itibaren asgari ücret eridi gitti.
Başkan seçildiği andan itibaren asgari ücret net 2200 TL olacak. Kimsenin işine son verilmeyecek." 
 

 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları