loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'ndan Sarıgül' mesaj

Kılıçdaroğlu'ndan Sarıgül' mesaj
Tarih: 01.06.2012 - 09:21
Kategori: Siyaset

Kemal Kılıçdaroğlu, Mustafa Sarıgül'e yeşil ışık yaktı...

CNN Türk'te Ayşenur Arslan'ın hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi'nin bugünkü konnuğu CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Her zamankinden farklı olarak medya mahallesi yerine Ankara'da siyasetin gündemini belirleyen konuların tartışıldığı programda CHP lideri Kürt sorunu ile ilgili hazırladıkları çalışmayı sunmak için Başbakan Erdoğan'dan randevu istediklerini açıkladı.



Programın en ilginç yanlarından biri de Medya Mahallesi'nin deneyimli sunucusu Ayşenur Arslan'ın CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu canlı yayında deyim yerindeyse azarlaması,sert bir şekilde eleştirmesi oldu.



"Yurtdışındakiler bizi anlıyor"

Arslan, Kılıçdaroğlu'na "CHP'nin zayıf kaldığı kanati var herkeste. Sizin bir lider olarak Erdoğan'ın dayattığı gündeme takılı kaldığınız ve onun üzerinden muhalefet yapamaya çalıştığınız gibi bir algı var doğru ya da yanlış."  dedi. Bunun üzerine de aralarında şöyle bir diyalog yaşandı:



Kemal Kılıçdaroğlu: "Bu algı benim gittiğim yerde de yurttaşlar tarafından söyleniyor. Siz niçin Erdoğan'ın sözlerine yanıt veriyorsunuz. Kendi sözlerinizi söyleyin diyorlar. Ama bir grup partili de neden yanıt vermiyorsun diyor. Bunu dengelemeye çalışıyorum. Bize haksızlık yapılıyor bence. CHP muhalefet etmiyor deniliyor. CHP olmasaydı 4+4+4 kamuoyunda konuşulur muydu. Bizim başbakanımızın üslubu yanlış ama biz AKP ile değil AKP'nin devletiyle mücadele ediyoruz. Kaymakamı, valisi, devlet dediğimiz bağımsız kurum yok. AKP'nin kurumları olmuş. Yargıya gidiyorsunuz hükümetle iç içe geçmiş. Bizim muhalefetimiz bu iç içe geçmiş yapıya karşı. Biz yurt dışında çok güzel anlatıyoruz derdimizi.



"Ama size buradakiler oy verecek"


Ayşenur Arslan: Ama size oy verecek olanlar burada. Yurtdışında değil. Çok karamsar bir taBlo çizdiniz.



Kemal Kılıçdaroğlu: Biz söylüyoruz, raporlar yayınlıyoruz, çalışıyoruz. Medya yazmıyor. Ne yapalım. Medya özgür değil. Baskı var üzerinde. En son Yeni Şafak yazarı Ali Akel ile yollarını ayırdılar, Başbakan'ı eleştirdiği için.

 Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterileceği yönündeki iddialara ilişkin bir soruya da Kılıçdaroğlu şu sözlerle cevap verdi:


"Konuşuluyor. Yazılıyor çiziliyor. Sayın Sarıgül partimizin üyesi değil. Onun için yorum yapılması doğru olmaz.

Biz partimizi herkesi açtık. Özel bir davet düşünmüyoruz. Partimizin kapısı herkese açık Sarıgül CHP'ye üye olmak isterse kabul ederiz" dedi.

Siyasetin çözüm üretmesini isteyen Genel Başkan Kılıçdaroğlu canlı yayında
Ayşenur Arslan'ın konuyla ilgili sorusunu şöyle yanıtladı;



Ayşenur ARSLAN- Şimdi, Türkiye'de Kürt sorununun önündeki belki de en önemli çözüme giden yolda engel tabi sadece Kürt sorunu değil. Yani bu pek çok konuda da böyle. Terörün tanımı. Şimdi bu yasal değişiklikler çerçevesinde terörün yeniden tanımlanması gereği doğdu ben kişisel olarak da böyle düşünüyorum. Pek çok kişide bunu söylüyor, paylaşıyor zaten. Şimdi siz bir 'Kürt Yol Haritası' hazırladınız. İki milletvekiliniz.



Kemal KILIÇDAROĞLU- Sorunun çözümüne yönelik bir yol haritası hazırladık.



Ayşenur ARSLAN- Sayın Faruk Loğoğlu ile Sezgin Tanrıkulu iki vekiliniz bu konuda hazırlık yaptılar, ben kısaca söz etmiştim. Çok kısaca söz edeceğim sonra sözü size bırakacağım. Akil adamlar meclisteki partilerden ikişer kişi artı gene onların göstereceği belki akil adamlar bir komisyon oluşsun ve bunlar sorun nasıl çözülebilir diye baskın diyor.

Şimdi bir, bu konuyu biraz daha açmanızı isteyeceğim. İki, terörün tanımı bu yol haritasında var mı? Varsa çok kısaca rica edeyim nasıl?



Kemal KILIÇDAROĞLU- Bu yol haritasında herhangi bir öneri söz konusu değil.
İçeriğe yönelik. Sadece usule yönelik bir yol haritası bu. İçeriği bağımsız bıraktık. Oraya katılan insanlar özgürce tartışabilsinler, bu sorun nasıl çözülür diye. 30-35 yıldır devam eden bir sorun var. Hükümet programında tek satır bile terörle ilgili bir şey yok. Bir cümle yok. Biz bu sorun nasıl aşılabilir? Sorunun önündeki en büyük engel siyaset kurumdur. Çözüm üretmedi. Hep askere, silahlı kuvvetlere ya da güvenlik kuvvetlerine, polise ihale ettik, işte tane baldırı çıplak edebiyatıyla başladık, olay bu noktaya geldi.



Siyaset kurumunun çözüm üretmesi lazım. Mademki Türkiye'nin en temel sorunlarından birisidir biz üstümüze düşeni yaptık. Yol haritasını belirledik. Parlamentoda nasıl Anayasa Uzlaşma Komisyonu diye bir komisyon kuruyorsak, oraya bu işin uzmanlarını getirip milletvekillerine buyurun arkadaşlar nasıl Türkiye çağdaş bir Anayasaya sahip olmalıdır diye düşünüyorlarsa, kendilerine bağlı olarak akademisyenler alıyorlar, uygulamacılar alıyorlar ve danışıyorlarsa benzer bir olay bu sorunu da ele alıp çözmek için bir yol olabilir diye düşündük ve parlamentoda ikili komisyon, bir komisyon milletvekillerinden olacak. Ben bütün samimiyetimle inanıyorum. Her partiden bu sorunun çözümüne katkı verecek birikimli insanlarımız var. Parlamento saygınlığı olan bir kurumdur.



İki, parlamento dışından bu konuda yıllarını vermiş, emek harcamış, çözüm konusunda yazılar yazmış, kitaplar yazmış ve araştırmalar yapmış pek çok insanlar arar veya belli çevreler üzerinde etkinliği olan kanaat önderleri var. Yine her siyasal parti parlamento dışında bir akil adamlarda olabilir.
Adı ne olursa olsun. Düşünürler olabilir. Düşünce insanları olabilir. Çözüme yönelik çaba harcayan insanlar komisyonu olabilir. Adına ne dersek çok önemli değil.



İki ayrı komisyon. Parlamento dışındaki komisyon her çevreyle görüşebilmeli, her yere gitmeli, araştırmalı, gelip parlamentoya bilgilerini aktarmalı.
Parlamentodaki komisyonla eşgüdüm içinde çalışmalı. Onlar diyebilmeliler, gidin şunlarla şunlarla bir görüşün bakalım, nedir bu veya şunları bir araştırın nedir bu? Bir kamuoyu yoklaması yapın nedir bu diye bütün bunları araştırıp parlamentoda bütün siyasal partilerin bu sorunu biz şu şu şu koşullarda çözebiliriz diyebilecekleri bir yapıya.



Ayşenur ARSLAN- Bu önerinize bir sıcak yaklaşım umuyor musunuz ya da bekliyor musunuz?



Kemal KILIÇDAROĞLU- Sayın Başbakan ben bir toplumsal uzlaşmayla bu sorunu aşılabilir dediğim zaman toplumsal uzlaşmadan neyi kastettiğimi sormuştu.
Ben onun üzerine toplumsal uzlaşmadan neyi kastettiğimi bir toplantıda açıkladım. Ama olabilir ya bunun söz uçar gider derler yazının kalıcı olması lazım. O toplumsal uzlaşmada neyi kastettiğimizi iki değerli arkadaşım hazırladılar. Merkez Yönetim Kurulunda görüşüldü. Sonra iki arkadaşımız gidip TBMM Başkanında randevu aldılar. Yol haritasını verdiler. Sayın Çiçek olumlu bakıyor. Eğer bir uzlaşma olursa siyasal partiler arasında yine iç tüzükte yer almayan ama geleneksel olarak zaman zaman oluşturulan bu tür uzlaşma komisyonlarına burada da kurabileceğini ifade ettim. Bu nedenle ben Sayın Başbakandan randevu talep ettim. Dün bu talebimizi Başbakanlığa ilettik. Önümüzdeki günlerde uygun bir ortamda umarım buluşuruz.



Ayşenur ARSLAN- Özellikle sadece bu konuyu konuşmak üzere bir randevu talebinde bulundunuz öyle mi? Biraz açıklığa kavuşturmak adına soruyorum.
Sayın Başbakandan bir randevu talebiniz oldu. Kürt sorununun çözümünde yol haritasını konuşmak için öyle mi?



Kemal KILIÇDAROĞLU- Evet. Yani, bu sorun tek başına bir siyasal iktidarın çözebileceği bir sorun olmaktan çıkmış. Ben her gittiğim yerde analar bana şunu sordu; şehit anneleri, niye bu sorunu çözmüyorsunuz? Çözmek bizim elimizde değil. Siyasi iktidarın elinde, güç onda. O yönetiyor ülkeyi. Ama siz gidin katkı verin dediler. Bizde oturduk, düşündük en son konuştuğum kişi Çankırı'da şehit olan teğmenin babasıydı. Ondan önce şehit olan bir binbaşının babasıyla Ankara'da görüştük. Kendi evinde o da aynı dileği dile getirdi. Balıkesir'de bir şehit annesiyle konuştuk. Ne olursunuz bunu çözün.
Siz gidin Sayın Başbakana. Siz söyleyin, düşüncelerinizi aktarın, bu olay çözülsün. Analar ağlamasın edebiyatıyla bu olmuyor. Gerçekten anneler artık bu ülkede artık ağlamasın.



Ayşenur ARSLAN- Ama siz Sayın Başbakana hem bir yol haritasıyla hem de bu duygularla gideceksiniz. Şehit yakınlarının duygularıyla gideceksiniz.



Kemal KILIÇDAROĞLU- Eminim aynı duygular Sayın Başbakana da aktarılmıştır.



Ayşenur ARSLAN- Peki, şu sıra bekliyor musunuz bu randevuya karşılık hani buyurun gelin görüşelim gibi bir izlenim aldınız mı?



Kemal KILIÇDAROĞLU- Hayır. İki özel kalem müdürü kendi aralarında görüşüyorlar. Umarım randevu verir.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları