loading
close
SON DAKİKALAR

Kolejli polisler nefret ve ayrımcılık sucu

Hakan Tahmaz
Tarih: 14.10.2011

“Taksici Ermeni müşteriye yumrukla saldırdı, polis müşteriyi taksiciden şikâyetçi olmaya ikna etti”

Gazetelerde yer alan “Taksici Ermeni müşteriye yumrukla saldırdı, polis müşteriyi taksiciden şikâyetçi olmaya ikna etti” haberini okuduğumda aklıma yaşadığım bir olay geldi. 

Önce okumamış olanlar için haberin detayını aktarayım. Zincirlikuyu Mezarlığı civarında bir kadın taksiye biner. Şoför kadının konuşmasından hoşlanmaz ve Yahudi misin, Ermeni misin diye sorar. Ermeni cevabını aldığında kadına tekme tokat saldırı verir. 

Kadın; şoför, sabıkalı olduğu için şikâyetçi olmak istemez. Polis kadını şikâyetçi olmaya ikna eder.

Bu olay apaçık bir nefret suçudur. Türk Ceza yasasında nefret sucunun müeyyidesi yok. Bu olay bize Türkiye’deki ırkçılığın yaygınlığını ve nerelere varabileceğini gösteriyor.

Şoför en fazla kadını darptan ceza alır. Olayın siyasal boyutu ise üzerine gidilmez/gidilemez. Ama esas toplumsal yaramızı ve sorunu olayın siyasal yönü oluşturuyor. 

İşlenen nefret sucun niteliği ve toplumsal yaşamda yarattığı hastalık ayrımcılıktır. 

Geçen hafta Beyoğlu’nda kimlik kontrolü yapan dört polis benden ve aynı anda iki kişiden daha kimlik istedi.

Kimliği verirken memleketimi sordular. Ordu yanıtını alınca, tamam geç dediler ve kimlik kontrolü yapmadılar.

Diğer iki genç aynı soruya Sivas yanıtı verdi. Onların kimliğini alıp, üzerlerini aramaya başladılar. Bu manzara karşısında ayrımcılık yaptıklarını söylemeye çalıştım. 
 
Vay sen misin itiraz eden, polis gel ver şu kimliğini dedi.

Ne iş yaptığımı sordular. BİRGÜN gazetesi kimliğimi  gösterince bu sefer, lafı dolandırmaya başladılar. Ama kimliğimi elinde tutan polis, kimliği sürekli alt sıralara atmaya başladı. Sonunda dayanamadım, neden sürekli kimliği gerilere attıklarını sordum?

Kimliği gerilere atan polise diğeri müdahale etti. Ver şu adamın kimliği gazeteciymiş çeksin gitsin dedi. BirGün gazetesi kimliği ile işi ucuz atlattık.     

Bu ayrımcılığı yapanlarla, Ermeni kadını şikayetçi olması için ikna eden polisler aynı teşkilatın elemanları. Kimi köşe yazarlarının övündüğü gibi kolejli, entelektüel, iş bilir polis bunlar.

Kürtler de ayrımcılığı rutin bir iş olarak yapan polis, Ermeni vatandaşı nefret sucundan korumaya çalışıyor. Bizde normal olan Kürtlere karşı yapılan, anormal olan Ermeni kadına davranış. Evrensel olan ise Kürtlere de yapılanda anormal, Ermeni’ye yapılanında normal olması gerekir.

Ayrımcılık meselesi bu ülkenin kanını emiyor, vücudunu kemiriyor.

Kendi ülkesinin yurttaşını Türkiye için tehlike olmaktan çıkaramayan bir devlet bizimkisi. Egemen milliyetçilik, onun türevi olan nefret söylemi ve ayrımcılık hala bu ülkenin çimentosu olmaya devam ediyor.  

Türkiye bu zehirden kurtulmaya çalışmadığı sürece, zehirli yılan gibi kendi kendini sokuyor.

Tarafa göre CHP kurmaylarından müthiş çıkış

Bu gün Taraf Gazetesinin manşetinde CHP’nin Meclis anayasa uzlaşma komisyon iki üyesinin açıklaması var. Süheyl Batum ve Rıza Türmen, anayasanın ilk üç maddesiyle ilgili ve başka bazı konulara ilişkin önerilerde bulunmuşlar. Haber,  “CHP’nin, yeni anayasa için hazırladığı taslak umut verici” başlığıyla duyurulmuş. 

Dün akşam yazdığım yazıyı değiştirmeyi düşündüm. Ama habere başka gazetelerde rastlamadım ve doğru olup olmadığından emin olamadım. 

Açıklamanın çok önemli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. CHP’nin bu konuda çok farklı yaklaşıma sahip iki milletvekilinin benzer açıklama yapmaları basite alınacak bir şey değil. 

Ben bu önerilere Yetmez ama evet demek gerektiğini düşünüyorum. Bu sözlerin sahibinin hangi amaç ve niyetle söylediği benim için tali bir konudur. 

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi CHP ve sol bu tartışmanın içinde önerileriyle yer almalıdır. Olmazları oynamamalıdır.

Taraf Gazetesinin haberini bir sonraki yazıda detaylı ele alacağım.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları