Tarih:
21.02.2013
Ağlamayın, düzeltin!
Mustafa Mutlu, ''Kim söylüyor bunu? Sıradan bir vatandaş mı?''
Beyefendi haklı olarak isyan ediyor:“Böyle adalet olmaz.”
“Şu memlekete baktığım zaman polis, emniyet teşkilatı savcı olmuş, bilirkişi de hâkim... Mübaşirlerin hepsi yazı işleri müdürü sanıyor kendini... Ondan sonra ‘adalet’ diye bağırıyoruz.”
“Hâkimler ‘Bu olayda suçun maddi unsuru var mı, yok mu?’ diye bilirkişiye soruyor. Bir olayda suçun maddi veya manevi unsuru var mı, bunu senin bilmen lazım. Bilirkişi mi bilecek? Niye ondan bekliyorsun?”
İmzamı atarım!
Kim söylüyor bunu?
Sıradan bir vatandaş mı? Bir siyasetçi mi? Yazar mı? Avukat mı? Hâkim mi? Savcı mı?
Hayır!
Bu ülkenin en üst yargı organlarından Danıştay’ın Başkanı Hüseyin Karakullukçu...
“Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi AB Eşleştirme Projesi” başlıklı bir toplantıda, yüzlerce kişinin önünde konuşurken söylüyor hem de...
Sık sık Silivri’ye, Çağlayan’a gidip; mübaşirlerin bırakın yazı işleri müdürlüğünü “yargıçlığa” soyunduğu, “bilirkişi raporları”nın “kutsal kitap” muamelesi gördüğü, yargılamaların sanıkların siyasi kimliklerine göre yapıldığı onlarca duruşmayı izleyen bir gazeteci olarak bu sözlerin altına imza atarım! Eminim siz de atarsınız!
Kim düzeltecek?
Sorun şurada:
Bazı makamlarda oturanların görevi yakınmak değil, düzeltmektir!
Hem bu ülkenin en yetkili ve sorumlu yargıçlarından biri olacaksınız... Yaşanan aksaklıkları gidermek, rezaletlere izin vermemek, yanlışları en kısa zamanda düzeltmek sizin göreviniz olacak...
Hem de “Emniyet, savcı olmuş” diye yakınacaksınız...
İşte bu olmaz Sayın Karakkullukçu...
Bu işte bir terslik var!
Bizim ekmeğimize göz dikmeyin, rekabete soyunmayın!
Unutmayın ki bugün oturduğunuz koltuk, “Yargı kabinesinin başbakan yardımcılığı...”
O zaman vurun yumruğu masaya ve herkese haddini bildirin!
Adliyedeki adaletsizlikleri ortadan kaldırın önce:
Emniyet, savcı olmasın!
Mübaşir, mahkemeyi yönetmesin!
Bilirkişi, hüküm kesmesin!
Sanıkların da mağdurların da hakkı yenmesin...
Bunu yapamıyorsanız da ağlamayın, sızlanmayın, yakınmayın...
Sizden daha iyi yapacak birilerine görevinizi hemen devredin!
Zaten güvenimin azaldığı yargının itibarını bir de siz düşürmeyin...
Komedi!
Yasa dışı dinlemeleri araştırmak üzere Meclis’te bir “Böcek Komisyonu” kurulmuş...
Komisyona seçilen milletvekillerinin ilk işi de kendi cep telefonlarının dinlenip dinlenmediğini kontrol ettirmek olmuş! Üyeler bununla da yetinmemiş, komisyon toplantılarının “dinlenememesi” için, her toplantıyı Meclis’in farklı bir salonunda yapmayı kararlaştırmış...
Kısacası...
Yasa dışı dinleme olduğundan herkes emin; bunun için Komisyon üyeleri bile önlem alıyor... Ama yine de “dinleme olup olmadığını” soruşturuyorlar...
Böyle komedi ancak bizde olur!
GÜNÜN SORUSU
İmralı’da Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeler ve BDP ile yeni anayasa yapma girişimi, AKP’den toplu istifalara neden oluyor. Sadece Kırşehir, Ankara, Muğla, Denizli, İzmir, Kocaeli, Samsun ve Sinop’ta binlerce AKP’li partiden istifa etti. Sorum size:
Önümüzdeki günlerde AKP’nin “Kürt Açılımı”nda geri adım attığını görürseniz şaşırır mısınız?
Yağcılıkta yeni zirve!
İki hafta önce size Turizm Tanıtma Platformu (TUTAP) isimli bir dernekten söz etmiştim... Bu dernek, “Yılın Turizm ve Tanıtma Ödülü”nü, göreve başlamasının üzerinden sadece iki hafta geçen Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e vermişti!
Ömer Bey daha koltuğuna bile alışamadan ödül alan ilk bakan olmuştu!
Bu eşsiz yağcılık örneğinden sonra ben de TÜTAP yetkililerine “Yılın En İyi Yağcısı” ödülünün verilmesini önermiştim!
Dün “eşsiz” bir yağcılık örneğini daha duyduk:
Bal Tanıtım Derneği Başkanı Ömer Arasan, balı en iyi tanıtan kişi ve kuruluşlara verilen “Altın Arı Ödülü”nü bu yıl Başbakan Erdoğan’a vereceklerini açıklamış...
Arasan, Başbakan’ın adının, 81 ildeki arıcılar arasında yapılan ankette öne çıktığını söylemiş...
İşin ilginci bu ödül Başbakan’ı bile şaşırtmış...
Haberi duyunca, “İyi de ben arıcılar için ne yaptım ki?” diye sormuş...
Balcılar, onun yaptığı ama farkında bile olmadığı (!) “katkıları” öyle bir anlatmış ki; sonunda Başbakan da ödülü almaya razı olmuş!
İşte böyle...
İnsanımız yalakalıkta tarih yazıyor!
Bugün bu ödülleri alanları uyarmak istiyorum:
O ödülleri şahsınıza yaptığınız işler için vermiyorlar... Tek dertleri size yakın olup bir şeyler koparmak!
Madem bu yağcıların ödülleri sizi bile şaşırtıyor, “Ben ödül almak için ne yaptım ki?” diyorsunuz; o zaman reddedin onları...
Ve bir şeyden emin olun:
Bu yalakaların hepsi, rüzgar bugün sizden yana estiği için böylesine yağ çekme yarışına giriyor...
Yarın hava bozduğunda size ilk kazığı yine bunların atacağını asla unutmayın!
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





