loading
close
SON DAKİKALAR

Askeri Tasfiye Operasyonu...

Mustafa Mutlu
Tarih: 19.01.2013

Mustafa Mutlu yazdı, İyi de özellikle kritik noktalarda görevli askeri personeli hedef alan böyle bir yargılamanın nedeni ne?...

Dün İzmir’deydim... Karşıyaka Platformu’nun düzenlediği İzmir Buluşmaları; “Siyaset, Hukuk, Basın Etkileşimi Paneli”ne konuşmacı olarak katıldım. Bugün de Can Ataklı ve CHP Parti Meclisi Üyesi İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler ile birlikte Buca Kent Konseyi’nin ve ADD’nin düzenlediği “Türkiye Nereye Gidiyor?” isimli söyleşiye katılacağım. Toplantı 14:30-17:00 saatleri arasında Buca Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Hemen belirteyim; İzmir’in gündemi bugünlerde İstanbul’dan ve Ankara’dan oldukça farklı...

Buradaki yurtseverler, heyecanla yarın başlayacak yeni haftayı bekliyor. Çünkü bu hafta, yandaş gazetelerin “Askeri Casusluk Operasyonu” olarak yansıttığı çok önemli bir davada iddianame açıklanacak.

***


Bu davada çoğu muvazzaf asker olmak üzere 350’nin üzerinde sanık yargılanacak... Bunların 100’den fazlası da sekiz aydır tutuklu...

İyi de özellikle kritik noktalarda görevli askeri personeli hedef alan böyle bir yargılamanın nedeni ne?

Kendilerini “Askeri Tasfiye Davası’nın Mağdurları” olarak tanımlayan sanık askerler, avukatları aracılığıyla dünkü panele gönderdikleri mektupta bu sorunun yanıtını kısaca şöyle veriyorlar:

***


“Biz, İzmir Şirinyer’de özgürlükleri ellerinden alınmış Türk Silahlı Kuvvetleri personeliyiz. Daha önce çeşitli adlarla TSK’ya karşı uygulanmış dijital komploların bir benzeri, belki de en kapsamlısı şu anda bize karşı uygulanmaktadır. Basında bilinçli olarak ‘Askeri Casusluk’ şeklinde yansıtılarak, halkın gözünde bizi vatan haini gibi gösteren bu operasyon, gerçekte ve tam anlamıyla bir ‘askeri tasfiye’ operasyonudur. Hiçbir somut delile dayanmadan, herkes tarafından oluşturulabilecek bazı dijital dosyalara adımız, soyadımız ve TC kimlik numaralarımız yazılmış diye, devletin gizli belgelerini temin etmekle ve sözde bir suç örgütüne üye olmakla suçlanmaktayız. Bizi itibarsızlaştırmak isteyen bu karanlık güçlerin, daha önce elde ettikleri gizli görüntüler ile kişisel bilileri de bizim üzerimize atarak, kendilerini gizlemeye çalıştıkları görülmektedir. Bu dijital dosyaların tamamı, tanımadığımız; fiziksel veya iletişim bağımızın olmadığı üçüncü şahısların evlerinde çıkmıştır. Onların da kabul etmediği, kendi evlerine atılmış olduğunu iddia ettikleri söz konusu dijital dosyaların hiçbirinin izine, kişisel veya işyeri bilgisayarlarımızda rastlanmamıştır. Ortada bizi suçlu gösteren hiçbir somut delil yoktur. Buna rağmen anlaşılmaz bir şekilde sekiz aydır suçlu gibi ceza çektiriliyoruz.

Bu odakların nihai hedefinin TSK’yı yıpratmak suretiyle ülke savunmasında zafiyete neden olmak ve vatanın bölünmesi yönündeki emellerine zemin hazırlamak olduğu çok açıktır.

Sonuç olarak, İzmir’deki Askeri Tasfiye Davası’nın sonucu, ülkemizin geleceği açısından bir kırılma noktası olacaktır.”

***


Siz siz olun, bu davayı izlemekten asla vazgeçmeyin!

*****


ROL MODEL!

Bundan 30-40 yıl önce gençliğin “rol modelleri”, Nazım Hikmet’ti, Deniz Gezmiş’ti, Aziz Nesin’di, Yılmaz Güney’di, Zülfü Livaneli’ydi, Sevgi Soysal’dı, Ahmet Arif’ti, Behice Boran’dı, Halit Kıvanç’tı, Fecri Ebcioğlu’ydu, Uğur Mumcu’ydu, Abdi İpekçi’ydi...

Bugünün rol modelleri kof televizyon yıldızları!

Sadece tükürdüğü, gaz çıkardığı ve şaka zannettiği iğrençlikleri yaptığı için ünlenen Şahan Gökbakar isimli oyuncu da bugünün “rol modellerinden” biri... Bizim gazetede dün yayınlanan söyleşisinde diyor ki, “Çocuğum olduğunda hanımım ‘İlla çalışacağım’ derse, hemen boşanma davasını açarım...”

Bir bizim gençliğimizin rol modellerine bakın; bir de bugünkülere...

Sonra sık sık sorduğunuz, “Neden böyle olduk” sorusunun yanıtını kendiniz verin!

*****


GÜNÜN SORUSU

Aydın’ın Çine ilçesinde, gezintiye çıkardığı köpeğini korumak isteyen bir polis, devletin kendisine verdiği tabancayla ve parası bizim vergilerimizden ödenen mermilerle bir sokak köpeğini dört kurşun sıkarak öldürmüş... Sorum size: Bu insanlık dışı cinayetten sonra hâlâ birilerine küfrederken “Köpek” diyebilecek misiniz?

*****


Bu vatandaşı kim bu kadar arsızlaştırdı?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Meclis’te yakınmış:

“Vatandaş telefon edip, ‘Elektriğim kesildi’ diye ekip istiyor. Arıza ekiplerini gönderiyoruz. Bize oradan telefon geliyor, ‘Efendim, siz bizi gönderdiniz ama burası kaçak elektrik kullanıyor.’ Donup kalıyoruz. Pes artık, kaçak elektrik kullanan yere, bir de tamire gidiyoruz. Nasıl olur da bir adam kaçak elektrik kullandığı halde, arıza ekiplerini de oraya ister?”

İyi de bu vatandaşı kim bu hale getirdi?

Kim bu kadar yüzsüzleştirdi, arsızlaştırdı, pişkinleştirdi?

Sen devlet olarak hırsızın yakasına yapışıp çaldığı elektriğin parasını tahsil edeceğine; bu parayı onlarca yıldır “kayıp ve kaçak elektrik bedeli” altında namuslu vatandaşların faturalarına yansıtırsan...

O hırsız da gün gelir; çalmayı kendisine “hak” görür ve üste bir de “servis” ister...

Kısacası; şaşırmayın Sayın Bakan:

Eserinizle gurur duyun!


Vatan/Mustafa Mutlu


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları