Tarih:
22.02.2013
Bu ülkede hiç kimsenin özgürlüğü garanti altında değil!
Mustafa Mutlu, ''Her şey bir 'tanık', hatta “gizli tanık” ifadesine bakar!''
Dün bu ülkede yayınlanan bütün gazetelerin birinci sayfalarında genişçe yer bulan habere dayanarak söylüyorum:Hayatınız boyunca bir karıncayı bile incitmemiş olsanız da özgürlüğünüz ne yazık ki bu ülkede garanti değil!
Her şey bir “tanık”, hatta “gizli tanık” ifadesine bakar!
Size kini olan biri cinayet işlediğinizi, hırsızlık yaptığınızı, tecavüzcü olduğunuzu söylemesin yeter ki.
Gerisi...
Dramdır!
Delil yok, ceza var!
Habere göre 15 Mayıs 2011’de Bingöl’de bir polis aracı silahla taranmış ve polis memuru Hasan Hüseyin Korkut bacağından yaralanmış...
Sonra bir “gizli tanık” çıkmış ortaya, bu saldırıyı düzenleyenleri gördüğünü söylemiş. Polisin kendisine gösterdiği fotoğraflardan da o günlerde 18 yaşında olan Gülsüm Koç’u teşhis etmiş...
Genç kız hemen tutuklanıp cezaevine konulmuş...
Ancak yargılama sırasında polis ve savcı, olayda kullanılan silahı bulamamış...
Genç kızın olay saatinde saldırı yerinde olduğunu kanıtlayamamış... Çünkü başka iki tanık, o saatte Gülsüm’ün başka yerde olduğu yönünde ifade vermiş...
Sanığın elinde barut izine de rastlanmamış!
Buna karşın Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, “adam öldürmeye teşebbüs”ten ömür boyu, “kamu malına zarar verme” suçundan da ayrıca 26 yıl 8 ay hapsine karar vermiş...
Yani mahkeme delilleri bir kenara bırakmış, bir gizli tanığın ifadelerinden yola çıkarak “kanaat”le karar oluşturmuş... Sorarım size:
Eğer bütün mahkemeler böyle karar verirse, bu ülkede bir kişi bile özgür kalabilir mi?
En azından bir kişinin bile özgürlüğü garanti altında olabilir mi?
Demek ki neymiş?
“Allah bu ülkenin bütün vatandaşlarını gizli tanıklardan korusun”muş!
*****
Ağır sözler!
En çılgın milletvekili Kamer Genç, yine Meclis’i karıştırdı:
“Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Ben bütün milliyetleri ayak altına aldım...’ Her onurlu adamın, her p.ç olmayan insanın muhakkak bir milliyeti vardır. Milliyeti olan insan hiçbir zaman böyle laflar etmez. Milliyet, benim şerefim ve haysiyetimdir. Benim milliyetimi ezmeye çalışan ayakları, sahibinin, onun bir yerine s....ım.”
Devamı da var ama uzun uzun yazmaya gerek yok...
Çünkü çok ağır sözler bunlar... Eminim ki mahkemeye taşınacak!
İyi de mahkeme, Kamer Genç’i mahkûm ederse; bu aynı zamanda, “tüm milliyetçiliklerin ayaklar altına alınabileceği”nin yargı kararıyla tescil edilmesi anlamına gelmeyecek mi?
*****
GÜNÜN SORUSU
CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, Meclis’e bir yasa önerisi sunmuş ve 10 milyonu aşan emeklilere yılda iki kez birer maaş “ikramiye” verilmesini istemiş... Sorum kendisine:
Sevgili Aylin Hanım; önerinizin ciddiye alınmasına yüzde 1 olsun ihtimal veriyor musunuz? Veriyorsanız; hangi ülkede vekil olduğunuzu gerçekten biliyor musunuz?
*****
Sarmısaktan lale çıkmaz!
İktidar sözüm ona “baskıcı darbe dönemleri”nin izini silmeye, bunun için de 12 Eylül ürünü olarak nitelediği Anayasa’yı değiştirmeye çalışıyor.
Bu anayasanın yerine yenisi konulmadan Türkiye’nin tam olarak özgürleşemeyeceğini ve demokratikleşemeyeceğini savunuyor. Yani amaç özgürlükleri artırmak, baskıları azaltmak ve demokrasiyi daha hissedilir hâle getirmek!
Amaç gerçekten buysa anayasa değişikliği gerektirmeyen konularda neden susuyorlar?
Mevcut anayasanın ve yasaların sağladığı hak ve özgürlükleri kullandırtmayan devlet adamlarına, neden tepki gösterilmiyor?
Garip soruşturma
İstanbul Üniversitesi’nde bazı öğrenciler YÖK yasa taslağını tartışmak için bir toplantı düzenlemiş. Toplantıya Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Barkın Asal ve Mehmet Cemil Ozansü konuşmacı olarak katılmış.
Bu iki akademisyen, yeni taslağın üniversitelere vereceği zararları anlatmış.
Sen misin anlatan!
İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet’in talimatıyla hemen haklarında soruşturma açılmış!
Lütfen düşünün:
İki öğretim üyesi de Hukuk Fakültesi’nde ders veriyor, geleceğin hukukçularını yetiştiriyor ama bir yasa taslağı hakkında görüşlerini açıklamaları suç kapsamına sokuluyor!
Mevcudu uygulayın
Ne yasa yapın beyler, bayanlar, ne de Anayasa’yı değiştirin: Önce mevcut yasaların ve Anayasa’nın uygulanmasını sağlayın! Gerçekten soğan cücüğü kadar demokratsanız, toplu iğne başı kadar özgürlükçüyseniz; üniversitesinde 12 Eylül döneminden bile faşizan rüzgârlar estiren Yunus Söylet’e, yaptığının hesabını sorun.
Sormuyor musunuz?
Kusura bakmayın ama o zaman biz de...
Sarmısaktan lale yetişeceğine ne kadar inanıyorsak; sizden de özgürlükçü ve demokrat bir anayasa çıkacağına o kadar inanıyoruz!
Mustafa Mutlu - Vatan
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





