Tarih:
16.08.2014
Türk tipi demokrasi ve medya özgürlüğü!
Mustafa Mutlu; Gittikçe, Erdoğan'ın kötü bir kopyası haline geldiğinin farkında mısın?
Haberi duymuşsunuzdur:Hürriyet Gazetesi, Yılmaz Özdil'in "Başbakan Kim Olsun?" başlıklı yazısını yayınlamamış; iddialara göre o da istifa etmiş...
Peki; ne demiş Özdil o yazısında?
Özeti şöyle:
***
"Valla benim içimden geçen isim, Bilal...
Bilal'den şahane başbakan olur.
Bilal olmazsa...
Hayırsever Rıza cuk oturur.
O da maaşallah Bilal gibi zekâ küpü, henüz 26 yaşındayken 86 milyar dolarlık altın ihracatı yaptı.
Yok eğer, Rıza da uymazsa...
Müteahhit Cengiz olsun.
Malum "tecavüz kaçınılmazsa, zevk almaya bak" derler, nasıl olsa milletin orasına koyacak, bari başbakan olarak koysun.
Müteahhit Cengiz de olmazsa...
Sayın Apo olsun.
Apo tek başına başbakan olmasa bile, hiç olmazsa eşbaşbakan olsun."
***
Ne var bu yazıda?
Özdil, bu yazıların çok daha sertini yıllardır yazmıyor mu?
Yooo; artık kazın ayağı öyle değil!
Başbakan artık Cumhurbaşkanı oldu...
Aydın Doğan ve tayfası da yeni döneme uyum önlemleri almaya başladı:
Önce "etliye sütlüye dokunmasa da iktidara yaranamayan" Genel Yayın Müdürü'nü istifa ettirdiler; şimdi gazeteyi dikensiz gül bahçesi yapmak istiyorlar!
***
Peki; Hürriyet okuru, bu son ihaneti affeder mi?
Bırakın Allah aşkına:
Bir zamanların muhalif Sabah'ı, Star'ı bugün iktidarın kapatması oldu da kaç okur o gazeteleri terk etti?
***
Tam Yılmaz Özdil olayının ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk ki bir başka haber CHP'ye yakınlığıyla bilinen Yurt'tan geldi:
Uzun zamandır bu gazetede yazan Hulki Cevizoğlu, iddialara göre Kemal Kılıçdaroğlu'nun baskısıyla kovulmuş... Çünkü Kılıçdaroğlu'nun çatı aday konusundaki yanlışlarını eleştirmiş...
İşin ilginci bu iddiaya daha Kılıçdaroğlu yanıt vermeden, Yurt'un yeni Genel Yayın Müdürü Derya Sazak devreye girmiş ve "Hulki'yi Kılıçdaroğlu kovdurmadı, ben kovdum. Çünkü gazetede yeniden yapılanmaya gidiyoruz" demiş...
***
Peki; Derya Sazak kim?
Daha bir yıl önce Başbakan'ın baskısıyla Erdoğan Demirören tarafından Milliyet'in Genel Yayın Müdürlüğü'nden kovulan ve "Batsın Böyle Gazetecilik" kitabında gördüğü baskıları anlatan gazeteci...
Derya'nın açıklamasını duyunca hemen Hulki'yi aradım ve "Nedir bu işin aslı?" diye sordum. Aynen şunları söyledi:
"Derya için şanssız bir açıklama... Batan kendisi olmuştur. 'O atmadı, ben attım' demek, rezalette birinciliği kapma yarışıdır!"
***
İşte; böyle dostlar...
İktidar beni, Derya'yı, Can'ı, Yılmaz'ı attırır...
Muhalefeti Hulki'yi kovdurur...
Buna da Türk tipi basın özgürlüğü ve demokrasi denir!
Dün "Sıkıldım" dedim de kızdınız...
Az bile demişim!
CUMHURİYET!
Cağaloğlu'nda eski Cumhuriyet gazetesinin de aralarında olduğu tarihi binalar "butik otel" olacakmış...
Bu haberi okuyunca nedense içim bir tuhaf oldu.
Ben Cumhuriyet'te çalışmadım ama o binada yaşananları bilirim.
Haber telaşını, kararlılığı, coşkuyu...
Her tuğlasına bir gerçek gazetecinin ismi kazınmıştır.
Boş odalarında hâlâ Nadir Nadi'nin kemanı çınlar!
Başka bir ülkede olsa bu tür bir binayı otel yapmaya kalkışanı rezil ederler.
O bina bu saatten sonra sadece müze olabilir! Cumhuriyetin ilk gazetesinin çıkarıldığı binadır çünkü...
Bizde ise kimsenin ruhu bile duymuyor; duyanlar ise oralı olmuyor!
Yazık demek bile duygularımı anlatmaya yetmiyor.
GÜNÜN SORUSU
Beşiktaş'ın Onursal Başkanı Süleyman Seba dün on binlerce seveninin katıdığı cenaze namazının ardından toprağa verildi. Ne yazık ki bu namaza "herkesin cumhurbaşkanı" olma iddiasındaki Recep Tayyip Erdoğan katılmadı. Sorum kendisine:
Katılmadınız mı, yoksa bir protestodan çekindiğiniz için katılamadınız mı? Her iki durumda da daha ilk günden herkesi kucaklama iddianızı çöpe atmış olmadınız mı?
YARGITAY BAŞKANI ALİ ALKAN'IN ZOR SINAVI...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Danıştay'ın 146. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde tartıştığı Barolar Birliği Başkanı Metin Feyizoğlu'nu kara listeye aldı.
Kendisine Yeni Adli Yıl Açılış Törenleri'ne katılıp katılmayacağını soran gazetecilere şunları söyledi:
"Eğer Yargıtay, Baro Başkanı'nı (!) çağırıp orada konuşturacak olursa oraya ben katılmam. Neymiş teamülmüş. Bir teamül arıyorsanız, böyle bir yerde konuşması gereken kişi cumhurbaşkanıdır."
Başbakan'ın bu sözleri birkaç CHP'liden, bir de Barolar Birliği Başkanı'ndan tepki gördü; o kadar...
Şimdi Yargıtay Başkanı Ali Alkan'ın tavrını merak ediyorum.
Bakalım ne yapacak?
Tehditlere aldırmayıp teamüllere mi uyacak yoksa Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda yeni teamül yaratıp yargının, yürütmeye teslimiyetini ilan mı edecek?
GÜNÜN İSYANI
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce "Tıpış tıpış sandığa gideceksiniz" diyerek kendi seçmenini sürü yerine koyan, sonra da yaşanılan hezimetin faturasını altı muhalif milletvekiline çıkaran Kılıçdaroğlu, istifa etmemekte direniyor; oluşan tepkiyi "Kurultay" vaadiyle dizginlemeye çalışıyor. İsyanım ona:
Gittikçe, Erdoğan'ın kötü bir kopyası haline geldiğinin farkında mısın?
Mustafa Mutlu - Aydınlık
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





