loading
close
SON DAKİKALAR

Üniversitelere yönelik inanılmaz iddialar neden umursanmıyor?

Mustafa Mutlu
Tarih: 14.01.2013

Mustafa Mutlu yazdı, ''Dik duranın onuruyla oynayacaksın; yaltaklananı kollayacaksın. Sonra da bu devlet yönetimine güvenmemizi bekleyeceksin...''

Bundan yedi buçuk yıl önce Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi‘nde bir yolsuzluk iddiası patlak vermişti.

5 Nisan 2005 günü Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, Genel Sekreter Prof. Dr. Işık Tepe ve Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı hakkında soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında önce Genel Sekreter Prof. Dr. Işık Tepe ile yardımcısı Enver Arpalı 11 Temmuz 2005 günü ifadelerine başvurulmak üzere Cumhuriyet Savcılığı‘na çağırılmıştı. Enver Arpalı, sevkedildiği mahkeme tarafından ‘çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak, tehdit ve baskıyla ihaleye fesat karıştırmak, resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasıyla tutuklanırken Prof. Dr. Işık Tepe tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı...

Evli ve iki çocuk babası 58 yaşındaki Enver Arpalı, Van M Tipi Kapalı Cezaevi‘nde konuldu.

Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın da 14 Ekim 2005 günü tutuklandı ve kendisinden önce tutuklanan Enver Arpalı ile biri polis memuru üç kamu görevlisiyle birlikte aynı koğuşa konuldu.

Ancak Enver Arpalı, kendisine yönelik iddiaların ağırlığına dayanamadı ve koğuştaki arkadaşlarına ‘Çamaşır yıkayacağım’ diyerek girdiği banyoda kendisini astı.

Sonuçta da sanıkların suçsuzlukları anlaşıldı ama konu siyasileştirildi...

Hatta Meclis‘e kadar taşındı...

Böylece o dönemde hükümetin üniversitelere yönelik politikalarını eleştiren bütün rektörler sindirilmiş oldu.

***


Bu olayı neden mi hatırlattım?

Redhack günlerdir YÖK‘ün internet sitesinden edindiği çok gizli belgeleri yayınlayıp duruyor...

Görüyoruz ki bazı üniversiteler gırtlaklarına kadar yolsuzluk iddialarına batmış vaziyette...

Haklarında onlarca yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık iddiası var ama YÖK bunlara cankurtaranlık yapmış; yargılanmalarına izin vermemiş.

Dün de Ege Üniversitesi’ne ait olduğu iddia edilen yolsuzluk belgeleri açıklandı.

Bu belgelere göre Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ege Üniversitesi’ndeki iddialarla ilgili YÖK’ten bilgi istediği anlaşılıyor.

Üniversitede suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, resmi belgede sahtecilik yapıldığı, ihaleye fesat karıştırıldığı, görevlerin kötüye kullanıldığı öne sürülüyor.

Peki; YÖK ne yapmış bu iddialar karşısında?

Hiç!

Şimdi basını tehdit edip, “Bunları yazarsanız hesap sorarız” diyor.

***


Bir tek AKP‘linin bu konu hakkında tek satırlık bir açıklama yaptığını duyuyor musunuz?

Üniversiteler basılıp, rektörler, dekanlar, genel sekreterler, genel sekreter yardımcıları cezaevlerine tıkılıyor mu?

Hayır...

Duymazdan ve görmezden geliniyor.

***


Dik duranın onuruyla oynayacaksın; yaltaklananı koruyup kollayacaksın...

Sonra da bu devlet yönetimi anlayışına güvenmemizi bekleyeceksin...

Boş verin Allah aşkına!

*****

Rıdvan!

Pazar günkü Günün Sorusu‘nda Başbakan‘ın futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile yediği yemekten söz etmiş ve “Bu görüşmede Rıdvan’a Fenerbahçe Başkanlığı önerilmiş olabilir mi?” diye sormuştum.

Gelen bilgilere göre, görüşme tamamen bir “dost buluşması”ndan ibaretmiş...

Havadan sudan konuşulmuş...

Duyurulur.

*****


Günün sorusu

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yeni Yükseköğretim Yasa Tasarısı’nda, öğrencilere oy hakkı vermeyi düşünmediklerini söylemiş... AKP, milletvekili seçilme yaşını 18‘e düşürmeyi planlıyor ama YÖK, bu yaşı çoktan aşmış gençlere üniversitelerin yönetiminde bile söz hakkı tanımıyor! Sorum basit:

Bu nasıl iş?

*****


CHP’nin ‘hayalet’ kabinesi...

Hatırlarsınız; konuyu ilk kez ben gündeme getirmiştim; 2011 genel seçimlerinden sonra 30 Haziran günkü yazımın başlığı, “CHP Mutlaka Bir Gölge Kabine Kurmalı”ydı!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu telefon etmiş ve bu öneriye sıcak baktıklarını açıklamıştı...

Türkiye‘nin ilk “gölge kabinesi”ni en kısa zamanda kuracaklarını söylemişti.

Bu “en kısa zaman”, bir yılmış...

CHP, gölge kabinesini 11 Haziran 2012‘de açıklayabildi.

Yapılan açıklamada şöyle denildi:

“AKP iktidarının 2002-2012 yılları arasındaki politika ve uygulamaları ile bundan sonraki dönemdeki politika ve uygulamalarının bir işbölümü içerisinde incelenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla çalışma grupları oluşturulmasına karar verilmiştir. Çalışma grupları, çalışma sonuçlarını aylık olarak düzenleyecekleri raporlar halinde Grup Yönetimine ileteceklerdir.”

Buna göre Başbakan’ı izlemekle Kamer Genç, Başbakanlığa bağlı kurumları izlemekle ise Namık Havutça ve Mehmet Şeker görevlendirilmişti.

Her bakanın peşine üç dört milletvekili takılmıştı.

Aradan bunca zaman geçti; siz bir tek “gölge bakan”ı biliyor musunuz?

Rapor hazırlayıp verdiler mi bilmiyorum ama bir kez olsun bu izleme faaliyetine ilişkin açıklama yaptıklarını duydunuz mu?

***


Kısacası CHP‘nin gölge kabinesi altı ayda hayalet kabineye dönüştü.

Çok merak ediyorum, gölge bakanlar, acaba görevlendirildiklerini biliyorlar mı?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları