Halkçı-Liseliler dönem sözcüsü Cenk Işıksel, Diyar Kesebir Adana'da Cumhurbaşkanına hakaretten ev hapsi cezası alan liseli Kardelen Aritman için basın açıklaması yaptılar.
Halkçı-Liseliler Adana'da Atatürk'e Tvnet televizyonunda
"Derin Tarih" programında hakaretlerle iftira atan konuşmacıları protesto için toplandılar. Açıklamada
Adana Halk-Lis örgütü ile beraber bulunan Kardelen Aritman Cumhurbaşkanına hakaretten ev hapsi cezası aldı. Halkçı-Liseliler dönem sözcüsü Cenk Işıksel, Diyar Kesebir Adana'da Cumhurbaşkanına hakaretten ev hapsi cezası alan liseli Kardelen Aritman için basın açıklaması yaptılar. Açıklamada
liseli Kardelen Aritman için özgürlük çağrısı yaptılar ve adalet istediler.
Halkçı-Liseliler Dönem Sözcüsü Cenk Işıksel konu hakkında bir açıklama yaptı;Değerli Örgütümüz, değerli basın emekçileri, Ben Halk-Lis Dönem Sözcüsü Cenk Işıksel. Türkiye'de liselilerin kanun gereği siyasi partiye üye olması yasak. Fakat biz ülkemizin kurucu değerlerinin ve ilkelerinin korunması adına siyaset yapıyoruz. Okullarda arkadaşlarımızı ülkemizin kurucusu olan Mustafa Kemal ATATÜRK'ün ilkeleri adı altında örgütlüyoruz. Öğrenci hareketlerinin başı olan liselerde öğrenci hakları adı altında çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizin milli değerlerini yaşatmak adına liseli arkadaşlarımızı siyasete kazandırıyoruz. Ülkemizde liselerde ciddi sorunların olduğunun farkındayız. Arkadaşlarımızla beraber bu sorunları çözmek adına çalışıyoruz. Çözüm üretmeye çalışarak birlikte hareket ediyoruz. Düşünen, konuşan, fikir üreten, ülkenin ilerici unsurlarına sahip çıkmak görevimizdir. Fakat Ülkemiz'de ne yazık ki liseli genç arkadaşlarımıza önem verilmiyor, düşüncelerine saygı duyulmuyor. Ulu önderimizin çizdiği aydınlık yolda, karşımıza çıkan ne kadar engel varsa teker teker hepsinin üstesinden gelebilecek büyük bir cesarete sahibiz. Ülkemizdeki Cumhuriyet düşmanı,Laiklik düşmanı,Çağdaşlık düşmanı her türlü zihniyete karşı mücadele edeceğiz. Ülkemizin geleceği olan Kardelen kardeşimizin ne yazık ki düşüncesine kelepçe vurulmuştur.
Kardeleni Milletvekili yapacağız diyen Cumhurbaşkanı ne yazık ki Kardelen'i mahkum yapmıştır, bizler bu zihniyetin dimdik karşısındayız. Bizleri sindiremeyenlere sesleniyorum! Kardeleni sizlerin faşist düzenine asla teslim etmeyeceğiz! Halkçı-Liselilerin Tüm Örgütleri Adına Adana'dan sesleniyorum;
'Bir Kardelen Alırsınız, Bin Kardelen Geri Geliriz! Ülkemizin çeşitli illerinde okula gidemeyecek derecede olan arkadaşlarımızla ilgilenmek yerine bizlerle uğraşan zihniyet, inanıyoruz ki güneş bize de bir gün doğacak. Her geçen gün eğitim müfredatında yapılan oynamalar, bilgisiz ve düşüncesiz nesil yetişme isteğinin sonuçlarıdır. Bizler her şeyin farkındayız. Kanla kazanılan toprakları para ile satanlar bugün sırf kendi düşüncelerine uymuyoruz diye bizlere kelepçe takıp, ceza evlerinde süründürmektir. Hepimiz farkındayız ki Kardelen Ceza Evine değil, okuluna, dershanesine yakışıyor. Kardelenin söylediği sözün altına imzamı atıyorum, alçaksınız, riyakarsınız, halkın oyunu çalacak kadar hırsızsınız! Yılmadan, usanmadan, korkmadan Mustafa Kemal 'in Samsun'a çıktığı kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz. Bir tane bile liseyi sizlere yedirmeyiz! Andımızın, gençliğe hitabenin bize yüklediği bu kutsal görevle aydınlık yarınlar için çalışmaya söz veriyoruz.
Açıklamalar diğer dönem Sözcüsü Diyar Kesebir'in konuşması ile devam etti;
Geçtiğimiz Cumartesi, tvnet kanalında, karşınızda görseniz yüzüne bile tükürmeyeceğiniz, kendine tarihçi diyen Mustafa Armağan ve Süleyman Yeşilyurt, "Derin Tarih" programında, Atatürk hakkında alçakça iftiralar öne sürdüler. Yeşilyurt, Afet İnan'ı "manevi evlatlıktan" çıkarmış, onu nikahsız "First Lady" ilan etmişti. Armağan ise Atatürk'ün ailesine dair ağıza alınmayacak sözler sarf etmişti. Canlı yayında bu kadar hain bir konuşmanın duruşması ise olması gerekenden geç başlamış, hükümet bu durumu yalnızca kınamakla kalmıştır. Tüm bu akçaklıklara sessiz kalınıp, sadece toplumun baskısı ve tepkisinden dolayı yargılama yapılırken, bir lise öğrencisi eleştirileri sonucu ev hapsine maruz kalıyor. Bu mağduriyeti yaşayan arkadaşımız Kardelen Arıtman'a sadece düşünceleri yüzünden böyle bir yükümlülük verilmesi Türkiye adına büyük bir rezalettir. "Hileli referandumdan" hemen sonra düşünce özgürlüğünün ve insan haklarının böylesine ayaklar altına alınması ülkemizi nasıl bir sürecin beklediğinin en büyük göstergesidir. Arkadaşımıza yapılan bu haksızlığa sessiz kalmayacağız. Lise öğrencisi eleştirdiği için ev hapsine maruz kalmamalı. Aksine eleştiren, sorgulayan, araştıran bir birey olarak yetiştirilmeli. Ülkemizde yetiştirilmek istenen suskun, biatçı bir nesile izin vermeyeceğiz. Davamızın peşinde, arkadaşımızın yanındayız!
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli