loading
close
SON DAKİKALAR

‘Meclis yolsuzlukla mücadele etmiyor’

‘Meclis yolsuzlukla mücadele etmiyor’
Tarih: 13.04.2016 - 14:29
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yayınladığı yolsuzluk araştırması raporunda Türkiye’nin en düşük puanın da altında not aldığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yayınladığı yolsuzluk araştırması raporunda Türkiye’nin en düşük puanın da altında not aldığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Uluslararası Şeffaflık Derneğinin Türkiye’de yolsuzluk üzerine kurumlar üzerinde araştırma yaptığını ve rapor yayınladığını belirterek, Meclis’in 100 üzerinden 42 puan aldığını dile getirdi. 

Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu derneğin araştırmasına göre, yolsuzlukla etkin mücadele ediliyorsa en az 60 puan alınması gerektiğini, 60’ın altında puan alınıyorsa yolsuzlukla mücadele edilmediğini belirterek, “Türkiye’de en düşük puan olan 60’ın üstünde hiçbir kurum yok. Türkiye Büyük Millet Meclisi 100 üzerinden 42 puan almış. Dosyayı kapatan meclisin 42 puan alması çok iyi. Savcılar, iktidarın emrinde olan savcılar 100 üzerinden 40 almışlar. Yargı, 100 üzerinden 39. Hükümet yani AKP Hükümeti 100 üzerinden 33, bütün dosyaları kapatıyorlar. Basın, 100 üzerinden 26 puan” dedi.

"Hükümet, yetkilerini anayasal sınırlar içinde kullanmıyor" 

Kılıçdaroğlu sorunların neden kaynaklandığının raporda maddeler halinde açıklandığını belirterek şunları söyledi:
 
- Tüm sistemi etkileyen başlıca sorunların biri kuvvetler ayrılığı ilkesine uyulmamasıdır yani yasama, yargı ve yürütmenin görevini yapmamasıdır. Eğer kuvvetler ayrılığı ilkesi olsaydı böyle bir tablo çıkmazdı. 

- Yürütme organının yani hükümetin Anayasal sınırlara saygı göstererek yetkilerini bu sınırlar içinde kullanması gerekmektedir. Hükümet, yetkilerini anayasal sınırlar içinde kullanmıyor diyor. 

- Yürütme organının yani hükümetin yasama, medya, kamu denetçiliği gibi kurumlar üzerindeki nüfuzu ülkedeki denge ve denetleme mekanizmalarının devre dışı olmasına yol açmaktadır. Yani ülkede denge kalmadı; yürütme organı hem yasama organını hem yargı organını baskı altına alıyor ve bu iki kurum görevini yapamaz hâldedir. 

- Gücün yürütme organında merkezileşmesi yani hükümetin bütün bu gücü elinde tutması medya, sivil toplum gibi sivil aktörlerin yolsuzlukla mücadelesini zayıflatmaktadır. Kimse korkudan “Yolsuzluk var” diyemiyor içeri atılır mıyım diye, böyle bir endişe taşıyor. 

-Kurumlarda görülen yetersizlikler büyük oranda yürütme organının şeffaflık sistemi üzerine düşen koyu gölgesinden kaynaklanmaktadır diyor.

Daha ne desin? Uluslararası bir kuruluş Türkiye’yi böyle görüyor. Şimdi, eğer yolsuzluklarla mücadele edilseydi, hırsızlıklarla mücadele edilseydi böyle bir tablo asla ortaya çıkmazdı. Türkiye’de örnek mi, mücadelenin örneklerini vereyim size. Dokunulmazlıklar söz konusu olduğunda yolsuzluk yapan bakanlarla ilgili dokunulmazlıklar söz konusu olduğunda “Bunlara dokunmayın, benim hırsızım iyidir, devleti soyabilir, hiçbir sorun yok” diyor. 4 bakanın dosyası böyle kapatıldı. Bütün dünya bunu biliyor. Ama parlamento hesabını soramıyor çünkü parlamento hükümetin emrine alınmış durumda. 

Medya mı diyorsunuz? Eğer hükümetten yanaysanız bütün kamu bankalarının ilanları gelir, her türlü reklam gelirini elde edebilirsiniz, her türlü kredi açılabilir yeter ki havuz medyasından olun; değilseniz her türlü ceza ve baskı üzerinizde vardır. Bunu dünya biliyor mu? Elbette biliyor. 

Yargı mı diyorsunuz? Ne diyor AKP’li milletvekili? “Başkanlık sistemine ne gerek var; yasama, yargı ve hükümet zaten bizim emrimizde, biz zaten istediğimizi yapıyoruz. O zaman neden bunlar bu kadar itiraz ediyorlar?” diyor. Bir gerçek Türkiye’de ilk defa bu kadar net ifade ediliyor.

Böyle bir tablo ortaya çıkınca bir ahlaki erozyon da doğal olarak ortaya çıkıyor. “Benim hırsızım iyidir, benim yolsuzluk yapanım iyidir” dediğiniz, diğerlerine dokunmadığınız zaman vatandaş da haklı olarak diyor ki “Bunlar çaldığına göre çalmak benim de hakkımdır. Ahlaki yozlaşma hiç bu kadar yüksek düzeye çıkmamıştı, ilk kez on dört yılda din üzerinden siyaset yapan bir iktidar döneminde ahlaki yozlaşma yüzde yüz artmıştır.”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları