Metin Lokumcu'nun ölümünün üzerinden 8 yıl geçti

8 yıl önce bugün o dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hopa'ya gelmesi üzerine çıkan olaylarda polis tarafından öldürülen emekli öğretmen Metin Lokumcu, ölüm yıl dönümünde anılıyor.
31 Mayıs 2011’de Artvin’in Hopa ilçesinde Hopa’nın HES tarafından kuşatılmasını ve de bunun önünü açan dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto eden Metin Lokumcu, polisin biber gazı sıkması sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti. Lokumcu'nun ölümünün üzerinden 8 yıl geçti.
Oğlu Ulaş Lokumcu babasız geçirdiği ilk babalar gününde babası için gazetelere şunları söylemişti:
"İnsanları koşulsuz seven biriydi, beni de bu felsefeyle yetiştirdi. Cenazesinde her siyasi görüşten insan vardı. Onun ölümünü hala kabullenemiyorum, çıkıp gelecekmiş gibi hissediyorum."
Trabzon Adli Tıp Kurumu hazırladığı ön otopsi raporunda Lokumcu’nun ölümünü “biber gazı ve heyecanın tetiklemesi sonucu gerçekleşen kalp krizine bağlı ölüm” olarak belirtildi. Ardından Kurum tarafında hazırlanan kesin ölüm raporunda ise “Lokumcu’nun vücudunda öldürücü düzeyde kimyasal madde saptanmadığını, ölümün kendisinde mevcut kalp ve akciğer hastalığı sonucu meydana geldi” açıklaması yapıldı.
Türk Tabipleri Birliği de olayın ardından bir rapor hazırladı. O zamanın TTB 2. Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporun aksine Lokumcu’nun ölüme neden olacak düzeyde bir kalp ya da akciğer hastalığı bulunmadığını ve kendisinde olan bir hastalıktan ötürü ölmediğini açıklarken, yapılan incelemelere göre Lokumcu’nun gerçek ölüm nedeninin biber gazına maruz kalma olduğunu belirtti.
Eylem günü Lokumcu'nun polisin önüne geçip ellerini arkasından bağlayarak, "Hadi al götür, kurtar memleketi" demesi son görüntülerinden biridir. Mezarı Hopa ilçesi Kemalpaşa beldesi Dereiçi köyündedir.
Ölümünün 2. yılında oğlu Ulaş Lokumcu Türkiye'den Şiddet Hikayeleri'nden Doğu Eroğlu'na verdiği röportajda şunları söylemiştir:
"Babam Metin Lokumcu, 31 Mayıs 2011'de Hopa'da polisin attığı biber gazı yüzünden yaşamanı yitirdi. Metin Lokumcu'yu öldüren devlet, verdiği adli tıp raporuyla gerçeği karartmaya çalışıyor. Biber gazının kimyasal etkisi yeterli bulunmamış olacak ki, polis bu silahı artık hedef alarak, yaralamak için de kullanıyor. Vakit geç olmadan biber gazına karşı çıkın çünkü bir gün polis sizi de öldürebilir."
ERDOĞAN'IN O SÖZLERİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Lokumcu'nun ölümünün ardından İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde 'Türkiye Hazır Hedef 2023' proje tanıtım toplantısında tepki çeken şu sözleri söyledi:
"Tabi bu arada bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durmaya da gereğini duymuyorum kalp krizi sonucu ölmüş."
Recep Tayyip Erdoğan 10 Haziran 2011 akşamı NTV televizyonunda katıldığı bir programda gazeteci Ruşen Çakır ile yine çok tepki çeken şu diyalogu kurmuştur:
RÇ: Ben... Üzerimde bir şey var... Onu söylemeden, sormadan, soru değil aslında. Ben Hopalıyım biliyorsunuzdur. Hayatını kaybeden Allah rahmet eylesin Metin Lokumcu da benim akrabam. Ben Diyarbakır’dayken, Kılıçdaroğlu’nu izlerken bu olay oldu ve çok üzüldük. Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da. Sizin orada tabi olayların da etkisiyle neler yaşandığını da arkadaşlarınızdan öğrendim Diyarbakır'da. Sonuçta gerçekten iyi bir insan talihsiz bir şekilde öldü. Sizin memleketinizde yıllarca öğretmenlik yapmış birisidir. Talihsiz bir şekilde öldü ve sizin ilk günkü şeyinizi tepkinizi şeyinizi gerçekten yadırgadık. Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı. Aradan geçen zaman içinde bu konuyu herhalde düşünmüşsünüzdür. Diyeceğiniz bir şey var mı?
RTE: Ben öncelikle tabi, sizin akrabanız olması sebebiyle başınız sağ olsun diyeyim. Ama size bazı resimleri inşallah arkadaşlarım ulaştırsınlar bir de ses kasetlerini ulaştırsınlar. O ses kasetlerini dinlediğiniz zaman bir de o resimleri gördüğünüz zaman acaba emekli bir öğretmene bunlar yakışır mı diye herhalde siz de akrabanız da olsa, hakkı teslim etmeniz gerekir diye düşüyorum.
RÇ: Ama öldü efendim.
RTE: Ben bilmem. Ben sadece bunu söylüyorum. Çünkü bu noktada ben böyle bir emekli öğretmene o ifadeleri yakıştırmam ve elinde taşla bir emekli öğretmeni görmem. Çünkü o taşların karşısında ben varım, o taşlar bana atılıyor ve ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları











