AKP ve MHP’nin, Meclis İçtüzük değişikliğine ilişkin ortak teklifinin görüşmelerinin yapıldığı Anayasa Komisyonu’da dün gece geç saatlerde tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen insan hakkı savunucularının durumu tartışıldı.
AKP ve MHP’nin, Meclis İçtüzük değişikliğine ilişkin ortak teklifinin görüşmelerinin yapıldığı Anayasa Komisyonu’da dün gece geç saatlerde tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen insan hakkı savunucularının durumu tartışıldı.
CHP Milletvekili Şenal Sarıhan, OHAL koşullarında yapılan içtüzük değişikliğinin demokratik bir parlamentonun ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığını belirterek hak savunucularının tutuklandığı bir ülkede özgürlükten söz edilemeyeceğini söyledi.
Sarıhan “ Dört kez ağırlaştırılmış sıkıyönetim koşullarındayız ve bu koşullarda bir içtüzük dayatmasıyla karşı karşıyayız. Ağırlaştırıllmış Sıkıyönetim koşulları derken kastımı anlayabilmeniz için biraz önce gelen bir haberi paylaşmak istiyorum. 13. Gününde mahkemeye sevk edilen insan hakları savunucuları tutuklanma talebiyle şu saatlerde hakim karşısına çıkartılıyor” dedi.
“BİZ MİLLETVEKİLİ OLARAK NE KENDİMİZİ, NE HAK MÜCADELESİ VERENLERİ KORUYABİLİYORUZ”
Büyükada’da gözaltına alınan hak savunucularının 8’ini yakından tanıdığını ifade eden Sarıhan “Kefil olmak diye bir söz varsa, kırk yıllık hukukçuluk hayatımın otuz yılında bu insanların çoğu ile birlikte mücadele ettim, yan yana çalıştım ve o insanlara kefilim. Fakat şimdi bu insanlar yandaş medya tarafından karalama kampanyasına maruz kalıp ajanlıkla suçlanıyor. Oysa ki insan hakları savunucularının korunması sorumluluğunu devlete ait olduğunu ifade eden pek çok uluslararası sözleşmede Türkiye’nin de imzası var. Fakat içinde olduğumuz ağırlaştırılmış sıkıyönetim sürecinde ihlal edilen pek çok hak gibi bu konuda verilmiş sözler de ihlal ediliyor ya da tutulmuyor. Ve biz milletvekilleri olarak, evrensel hukuk ilkelerine bağlı hareket edilmesini sağlayamıyoruz” dedi.
Sarıhan, mevcut koşullarda milletvekillerinin ne kendilerini ne hukuksuzca tutuklanan insanların haklarını, ne de hak mücadelesini yürüten insanları koruyamadığını söyleyerek milletvekillerinin iyice işlevsiz bir hale getirilmek istendiğinin altını çizdi. Sarıhan, “ Kendi milletvekillerimizi koruyamamışsak, bu Parlamentoda görev yapan diğer milletvekillerimizi koruyamamışsak, onların adil bir şekilde tutuksuz olarak yargılanmalarını sağlayamamışsak elbette bugün bu Tüzük bize bol gelen bir tüzüktür, daraltalım, daha daraltalım. Tam da OHAL’ e uygun bir tüzük çıkartalım. Hiç konuşma hakkı olmasın milletvekillerinin, süs olarak oturalım. İşte istenen aslında budur” dedi.
Vişne Haber Ajansı