loading
close
SON DAKİKALAR

Muharrem İnce: Devleti yönetenlere sorarsan ekonomi 10 numaraymış. İyiyse dolar, euro niye yukarı çıkıyor, insanlar neden geçinemiyor?

Muharrem İnce: Devleti yönetenlere sorarsan ekonomi 10 numaraymış. İyiyse dolar, euro niye yukarı çıkıyor, insanlar neden geçinemiyor?
Tarih: 11.05.2018 - 12:13
Kategori: Gündem

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Rize’de düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Muharrem İnce mitingdeki konuşmasında, "AK Partili anneler size sesleniyorum: Sizin çocuklarınızı iyi yetiştireceğim. İmam hatip açılsın mı, açılsın. Çocuğunu imam hatipe gönder ama üniversite sınavında kaçıncı oluyor ona bakacaksın. Bilim, teknoloji, uygarlık lazım bize" dedi.

İnce, ana akım medyanın mitingleri görmezden gelmesini ya da sınırlı şekilde vermesine göndermede bulunarak, mitinge katılanlardan, cep telefonlarıyla yayın yapmalarını isteyerek "İster yayın yapsınlar, ister yapmasınlar" dedi.

İnce'nin bu sözlerinin ardından mitingi arada yaptığı bağlantılarla yayına veren CNN Türk, yayını sonlandırdı.

İnce’nin konuşmaları şöyle:

“Evvelki gün Edirne’de, dün Hakkari’deydim. Dün akşam Trabzon, bugün de dedemin nenemin memleketi Rize’deyim. Akşama Antalya, yarın öğleden sonra Denizli'deyim.

Siyasette yeni bir dile, normalleşmeye, uzlaşmaya ihtiyacımız var. Türkiye’nin barışmaya ihtiyacı var. Hiçkimseyi ayırmadım. Saadet Partisi genel başkanına gittim başarılar diledim. Sonra Sayın Akşener’e, Sayın Demirtaş’a, Sayın Erdoğan’a başarılar diledim. Erdoğan ‘Rize’ye gideceğim’ deyince ‘selam söyle’ dedi, üzerimde kalmasın. Bize yakışanı yapacağız, kavga etmeyeceğiz. Rize’den Hakkari’ye bütün olacağız. 80 milyon iri olacak, diri olacak.

Önce sen bir olacaksın ki batıya kafa tutabilesin. Fransa kutsal kitabımızla dalga geçiyor. İçerde birlik sağlansa Fransa bu terbiyesizliği yapabilir mi? Allah’ın izni milletin isteğiyle cumhurbaşkanı olduğumda önce içeride birlik sağlayacağız sonra Avrupa’ya karşı mücadele edeceğiz.

24 Haziran'da Rize sandığa gittiğinde torunu da unutmayın. Bir şarkı söyler gibi geleceğiz. Bu ülkeyi baştan sonra kucaklayacağız. Bu ülkenin gençlerine sesleniyorum: 24 Haziran'dan sonra meydanlarda kavga eden bir cumhurbaşkanı değil, kuantum, uzay madenciliği diyen bir cumhurbaşkanı, endüstri 4.0 diyen bir cumhurbaşkanı olacak. Bunu kaçırırsan 250 sene kaybedersin. Endüstri 1 buhar. 2- elektrik. 3- elektronik. 4.’sü de nesne-insan iletişimi, akıllı fabrikalar. Almanya başlattı bunu. Bunu kaçırırsak yüz yılları kaçırırız. Bunun için iyi eğitilmiş gençlere ihtiyaç var. Endüstri 4.0'ı gerçekleştirebilmek için enerjiye ihtiyacımız var. Güneşten, rüzgardan sağlayacağız. Güneş potansiyelini doğru kullanabilirsek 100 tüketiyorsak 130 kullanabiliriz. Sorun güneş enerjisini depolamakta. Depolayan bataryalar yapmamız lazım. Bunu gençler, akıllı çocuklar yapacak.

Cumhurbaşkanı olduğumda her yıl 10 bin gencimizi yurt dışına göndereceğim, iyi eğitim almaları için. Bilgisayar mühendisi sayısı 10 bin. 5 yıl içinde 100 bin olacak. Meydanlarda kavga etmekle Türkiye’nin sorunları çözülmez, eğitimle çözülür. AK Partili anneler size sesleniyorum: Sizin çocuklarınızı iyi yetiştireceğim. İmam hatip açılsın mı, açılsın. Çocuğunu imam hatipe gönder ama üniversite sınavında kaçıncı oluyor ona bakacaksın. Bilim, teknoloji, uygarlık lazım bize.

Üniversite öğrencilerine sesleniyorum: Cumhurbaşkanı olduğumda bütün öğrencilere 19 Mayıs ve 29 Ekim'de 500 lira burs vereceğiz. Sınavlar var ya, 81 milyonluk bir devlet kendi öğrencilerine bedava sınav yapamıyorsa yazıklar olsun o devlete. Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığında damga vergisi, sınav ücreti olmayacak. Birbirine kardeşçe bakanlar olacak. Bana ‘meydanlarda ekonomi konuşacak mısın’ diyor, elbette ki. İsterse 6 aday TV'lere çıkalım. Ben hazırım. Kemal Sunal filmlerini hatırlar mısınız? 2 hasta doktora gider, tahlil sonuçları karışır.  Hasta olana iyisin, iyi olana hastasın derler. Türkiye’nin durumu öyle. Devleti yönetenlere sorarsan ekonomi 10 numaraymış. İyiyse dolar, euro niye yukarı çıkıyor? İşler iyiyse neden insanlar geçinemiyor.

Maaşı aldın, bordroyu çekmeceye koy. Git markete, yarım kilo peynir, zeytin, ekmek, deterjan al bordronun yanına koy. Bir dahaki ay bordroyu koy çekmeceye yine. Git aynı alışverişi yap, fişi yanına koy. Aradaki farktan anlarsın ekonomi iyiye mi kötüye mi gidiyor.
Köprü yapmak kolaydır ama Rize'den Hakkari'ye gönül köprüsü kurmak zor iştir. Dün Hakkari’de mitingi İzmir Marşı çalarak Türk bayraklarıyla yaptık. 1. köprüyü Demirel, 2.'yi Özal, 3.'yü Erdoğan, 4.'yü Muharrem İnce gelir yapar. Bu kolay iş.

(Erdoğan) Bana gariban dedi. Ben özgürlüğün tadını biliyorum, şiir okurken mutlu oluyorum, çok güzel dostlarım var, 80 milyonu kucaklıyorum. Gönlüm zengin senin paran çok olsa ne yazar. Dün mal varlığımı açıkladım. Siz zengileşmeden ben zenginleşmeyeceğim.
Terör nereden gelirse gelsin mücadele edeceğim. Yargı bağımsız olacak, yetim hakkını yedirmeyeceğim. Biz mahkemelere güvenince yabancılar da güvenecek. Güvenirse yatırım yaparlar. Benim çocuklarım iş bulur. ‘Tek dertleri beni indirmek’ diyor. Bizim kişilerle işimiz yok. Biz doları, euroyu, faizi, benzini, mazotu indirmek istiyoruz. Bunlar inecekse sen de in be kardeşim.

Sokaktaki değişimi görüyorum. Hemşerim de rahat edecek, çıraklık, kalfalık, ustalık dönemlerini geçirdi. Şimdi emeklilik geçirsin.
CHP iktidara gelince, İnce cumhurbaşkanı olursa yaşam şeklimize, başörtümüze karışır diyorlar. Benim kardeşim 40 senedir başörtüsü takıyor. İnsan kardeşinin başörtüsünü çıkarır mı, yalancılar. Bu konu kapanmıştır. İster evde, ister devlette, ister sokakta tak.
Benim çılgın projem huzur. Milleti normalleşmiş bir hale getireceğim. Bunu 3 B ile yapacağız. Birincisi barışacağız. İkincisi büyüyeceğiz. Üçüncüsü bölüşeceğiz. Adil paylaşacağız. Çocuklarımız sınavdayken bile sınav sistemi değişiyor. Çocuklarımız 500 kelimeyle Avrupa'dakiler 2500 kelimeyle konuşuyor. Yazık değil mi bu çocuklara. Nereden bulacaksın parayı burs için diyorlar, sarayın ışıklarını kısacağım. Bu torununuz sizden bir avuç pirinç istiyor. Bir avuç pirinç verin ben size bir kazan pilav yapayım. Tamam mı? Tamam çok tuttu. Sıkıldınız mı? (Daha bilmiyorsunuz, o da yeni.) Ben de Rize'den yanıt vereyim. Ben de sıkıldım.

Bundan 110 yıl önce Hüseyin isminde biri Yemen’den Mekke’ye gelir. Mekke’den sonra Rize’ye gelir, ayakları yara içindedir. Çanakkale’ye asker toplanır ayakları yara içinde diye harbe almazlar. 2 ay sonra iyileşir ‘ben de gideceğim’ der. 4 çocuğu vardır. Çocuklarını öper. Büyüğü uyanır. İskeleye giderler babaları ellerinde bayrakla duruyordur. ‘Niye geldiniz, ben savaşa gidiyorum’ der. 3 çocuğuna hediye verir. Kız çocuğuna hediye kalmaz. Cebinde bir çakı vardır. Onu çıkarır verir. O kız çocuğu 82 sene çantasında  taşır çakıyı. 92 yaşında ölür. O kız çocuğu benim anneannem. (Çakıyı göstererek) O çakı da bu.

Kimsenin bana millilik, milliyetçilik taslamaya hakkı yoktur."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları