Muharrem İnce: Öyle bir dip dalgası geliyor ki

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Van'da halka hitap etti.
Muharrem İnce'nin açıklamaları şöyle:
"Uçakta gelirken Van Gölü'nü seyrettim. O ne güzellik ama turizm kötü. Turizmde İç Anadolu'da Kapadokya burada Van Gölü ve çevresi olmak üzere entegre turizm tesisleri kuracağız.
Muharrem İnce'nin döneminde hırsızlık yolsuzluk olmayacağı için kaynağın yarısı oradan çözülecek. Kamu İhale Kanununu 180 kere değiştirdiler. Türkiye'nin soyulmasına izin vermeyeceğiz. Van'daki üretici kazanamasın beyle Sırbistan'dan et ithal etsin.
Adıyaman'daydım geçen gün. Tütün ekemezsin, hapse atarım, diyor. Erdoğan 'tütün zararlı' demiş. Türkiye'de benim Adıyamanlımın, Malatyalımın tütüünü yasaklıyorsun da Amerikan tekellerine niye teslim oluyorsun? Amerikan tütünlerinde vitamin mi var?
TOKİ'de büyük problemler çektiğinizi biliyorum.
Öyle bir dip dalgası geliyor ki.... Bahar geldi, karlar eridi, evdeki mobilyaların yerini değiştirdiniz yenilik yaptınız, ev size daha güzel gelmez mi? 16 yıldır meydanlarda bağırıp çağıran birisi var. O eskiyi değiştirip bu yeniyi getireceksiniz.
Benim projem 3B. Erdoğan bana 'gariban cumhurbaşkanı adayı' diyor. 3 Kasım 2005'de vekil oldum, Erdoğan benden 5 ay sonra oldu. 16 yılda hemen hemen aynı maaşı aldık ben gariban kaldım da sen nasıl zengin oldun?
Almanya'nın yaş ortalaması 40, Türkiye'ni 29. İşte en büyük servet bu. Bu genç nüfusu iyi eğiteceğiz.
Partide Van'ın müfettişiydim. Sokaklarda gezerken ne kadar genç var görüyordum. İyi eğiteceğiz, iyi okullarda okutacağız onları. Yoksulluğu kaldırmak için bir büyük değişikliği beraber gerçekleştrireceğiz.
Önce barışacağız. Türkiye'nin bir Kürt sorunu var. Kürt sorunu bir demokratikleşme, bir özgürlük, bir kültürel, bir ekonomik sorundur ama her şeyden önce bir ahlak sorunudur. Siyasetçi Diyarbakır'a Van'a geldi Kürtlerin hoşuna gidecek laflar etti. Başka bir yere geldi başka konuştu. Benim dönemimde ben bu sorunu çözeceğim.
Dokunulmazlıklar konusu gündeme geldi. CHP evet, dedi. Ben hayır, dedim. Türkiye'de yargı yok ki. Partiyi dinlemedim, bugün olsa yine yaparım. Siyaset cesaret işidir. Ne Türklere ne Kürtlere yalan söyleyeceğiz. Çözüm yeri TBMM'dir. Orada temsil edilen partilerin vekil sayısına bakmadan eşit sayıda komisyon kuracağız. TRT kanallarından birini bu konuya tahsis edeceğiz. Bu toplumda bunu samimiyetle, milletin gözü önünde çözemezsek yoksulluktan kurtulamayız.
Konuşma 2 şekilde yapılır. Bir içinden geldiği gibi konuşursun, bir de bir cam var, prompter. Camdan yazılar akar, sen de bakar konuşursun. Camdan konuşanlar bu sorunu çözemez, candan konuşanlar çözer. TV'lerin acizliğine bak. Cam bozulunca hemen canlı yayını kesiyorsun. Ben olsam hemen yorum yapmaya başlar. Bu medyayı da kurtaracağım.
Çiftçinin borçlarının faizini sileceğim. En düşük emekli maaşı 1500 lira olacak, asgari ücret 2200 lira olacak.
Cumhurbaşkanlığı yemini ettiğimin 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağız. MB'yi bağımsız hale getireceğiz. 3 ay içinde hukuk sistemini hemen düzelteceğiz. Yargıda ne FETÖ'cüler ne Tayyip'in askerleri olacak.
Birini kamuda yükselteceğiz Türk mü Kürt mü, sağcı mı solcu mu, Alevi mi Sünni mi, kadın mı erkek mi diye bakmayacağız, liyakata bakacağız.
Şu anda Türkiye'nin borcu 450 milyar dolar. Bu borcu al fabrika kur. O fabrika kurmadı betona yatırdı.
Bugün siz Erdoğan'ın İstanbul'da yaptığı köprüden geçtiniz. Garanti verdi, günde 40 bin araç geçti. 17 bin araç geçti, üstünü devlet ödüyor.
3 boğaz köprüsü var. 1.sini Demirel, 2.sini Özal, 3.sünü Erdoğan yaptı. 4.sünü de İnce yapar, dedim. Sen yapamazsın, dedi. Bayramda Demirel'in yaptığı köprüden bedava geçeceksiniz, Erdoğan'ın yaptığından parayla geçeceksiniz. Demirel'in köprüsünden gidiş-geliş 11 lira. Erdoğan'ın yaptığı köprüden gidiş-geliş 228 lira.
AK Parti'ye oy veren, bana yolda 4 parmak gösteren kardeşime sesleniyorum, soyulduğunun farkında mısın? Erdoğan bir daha seçilirse dolar 10 lira.
Geçtiğimiz günlerde bir medya kuruluşu el değiştirdi. Medya kuruluşunu alan 1 milyar dolar kredi aldı Ziraat Bankası'ndan. 22 ülkeden topladı bu parayı. Bu parayı bin fabrikaya verse 4,5 milyon lira verebilirdi. 10 bin KOBİ'ye 450'şer bin lira verirdi. 100 bin çiftçiye verseydi 45'er bin lira verirdi.
Bizim yeni dönemde böyle bir savuganlığa tahammülümüz yok. Başörtülü kardeşlerimize 'Muharrem İnce cumhurbaşkanı olursa başörtüsüyle devlet dairesine giremezsin' diyorlar. Kandırılma, ister evinde, ister devlet dairesinde tak, yok böyle derdimiz. Sahtekarlığı meslek haline getirmişler."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












