loading
close
SON DAKİKALAR

Olimpiyatlar’da trans ve DSD sporcular kadın kategorilerinden men edildi

Olimpiyatlar’da trans ve DSD sporcular kadın kategorilerinden men edildi
Tarih: 26.03.2026 - 14:01
Kategori: Spor

Kararda, özellikle boks branşında mücadele eden Imane Khelif ve Lin Yu-ting hakkında ortaya atılan ‘cinsiyet uygunluk testini geçemedikleri’ iddiaları geniş yankı uyandırmıştı.

Uluslararası spor dünyasında tartışma yaratacak yeni bir karar açıklandı. Olimpiyat Komitesi, kadın kategorilerinde yarışacak sporcular için zorunlu ‘cinsiyet testi’ uygulamasını devreye sokarak trans bireyler ve DSD (cinsiyet gelişim farklılıkları) bulunan sporcuların tüm kadın branşlarından men edildiğini duyurdu.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından yapılan açıklamada, yalnızca bir kez uygulanacak ‘SRY geni testi’nin kadın kategorisinde ‘adalet, güvenlik ve bütünlüğü korumayı’ amaçladığı belirtildi. SRY geni, biyolojik cinsiyetin belirlenmesinde rol oynayan temel genlerden biri olarak biliniyor.

Dünya atletizmiyle başlayan süreç

Bu karar, World Athletics tarafından geçen yıl benzer bir uygulamanın başlatılmasının ardından geldi. Kurum, kadın sporcuların büyük şampiyonalara ve Diamond League organizasyonlarına katılabilmesi için söz konusu testi zorunlu hale getirmişti.

Paris 2024 sonrası artan tartışmalar

Kararın arka planında, Paris 2024 Olimpiyatları sırasında yaşanan yüksek profilli tartışmaların etkili olduğu değerlendiriliyor. Özellikle boks branşında mücadele eden Imane Khelif ve Lin Yu-ting hakkında ortaya atılan ‘cinsiyet uygunluk testini geçemedikleri’ iddiaları geniş yankı uyandırmıştı. Bu iddialar, Uluslararası Boks Birliği (IBA) tarafından yürütülen testlere dayandırılmıştı.
Ayrıca geçmişte halter branşında yarışan Laurel Hubbard gibi trans birey sporcular da benzer tartışmaların odağında yer almıştı.

Karar ne anlama geliyor?

Yeni düzenleme, kadın kategorisine katılımın biyolojik kriterlere bağlanması anlamına geliyor. Ancak kararın spor etiği, insan hakları ve kapsayıcılık açısından uzun süre tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların ‘adil rekabet’ ile ‘eşit katılım hakkı’ arasında denge kurma çabasının bir sonucu olduğunu belirtirken, eleştirmenler ise kararın ayrımcılık riski taşıdığı görüşünde.
Gelişmenin ardından spor federasyonları ve insan hakları örgütlerinden gelecek tepkiler ise merakla bekleniyor.
Kaynak : istanbulgercegi.com-Ajanslar

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları