loading
close
SON DAKİKALAR

Osman Baydemir, 'yargıya talimat'ın belgesini açıkladı

Osman Baydemir, 'yargıya talimat'ın belgesini açıkladı
Tarih: 22.06.2017 - 11:24
Kategori: Siyaset

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, Adalet Bakanlığından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen 'gizli' ibareli belgenin ''yargıya talimat niteliği taşıdığını'' belirtti, belgeyi de basın mensuplarıyla paylaştı.

HDP Sözcüsü ve Urfa Milletvekili Osman Baydemir, bugün saat 12.00'da Meclis'teki HDP Grup Yönetimi salonunda basın toplantısı düzenledi. Baydemir, Adalet Bakanlığından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen 'gizli' ibareli belgenin “yargıya talimat niteliği taşıdığını” belirtti. Baydemir, belgeyi basın mensuplarıyla paylaştı.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün başsavcılığa gönderdiği 'gizli' ibareli dilekçede, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir basın toplantısında yaptığı açıklamaya yer verilerek ve “Gereğinin ifası ile yapılan işlem sonucunda ivedi bilgi verilmesini rica ediyorum” ifadeleri yer alıyor.

Öte yandan gazetecilerin CHP’nin adalet yürüyüşüne ilişkin sorularını yanıtlarken HDP’nin demokrasi isteyen herkesin yanında olduğunu belirten Baydemir, “Demokrasi güçleri aynı fotoğraf karesi içinde bulunmaktan imtina etmemeli çağrısında bulunuyoruz. Erdoğan bizi olduğumuzdan farklı gösterir kaygısını kimse taşımasın diyoruz” diye konuştu.

Baydemir, şöyle konuştu:

"HDP’ye ve demokratik siyasete yöneltilen darbenin üzerinden tamı tamına 231 gün geçti. Her fırsatta ifade ediyoruz: Geciken adalet, adalet değildir. Eğer bir yerde hukukun üstünlüğü yoksa, yargı bağımsız değilse, yargı muhalefetin susturulmasının sopası haline dönüşmüşse orada yargı değil, adalet değil, tuzun kokmuş hali vardır.

HDP’nin eşbaşkanlarının tutuklanması, siyasetten düşürülmesi çabası hukukla adaletle yargıyla izah edilemez. İktidar partisinin AKP Genel Başkanı’nın, Cumhurbaşkanının rakibi olan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı tasfiye etme operasyonu ile karşı karşıyayız.

Cumhurbaşkanı açıklamalarıyla fezlekeler fırladı

Yargı HDP’ye yönelik tüm davalarda talimatla işliyor. Dokunulmazlıkların Genel Kurulda görüşülmesine henüz başlanılmadan 31 Aralık 2015 tarihine baktığımızda Meclis’e intikal eden HDP milletvekillerine dair toplamda 182 fezleke var. Ancak Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından en fazla 2 hafta sonra fezleke sayısı 182’den 242’ye fırlıyor. Bir iki ay sonra Cumhurbaşkanı bir kez daha açıklama yapıyor, fezleke sayısı 326’ya sıçrıyor. Yetmiyor Cumhurbaşkanı “Hesap soracağız, yargı gereğini yapacak” diyor, fezleke sayısı 510’a sıçrıyor.

Adalet Bakanlığında HDP’lileri takibe alan bir birim var

Peki, sadece Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından sonra mı hakimler savcılar ya da kolluk harekete geçiyor? Hayır. Adalet Bakanlığında HDP milletvekillerini adeta takibe alan ve talimat üzerine talimat gönderen bir birim var.

Adaletin çiğnendiğinin belgesi

Hep söylenir rüşvetin belgesi olur mu? Bu tartışma devam etsin, ama yargının talimatlandırıldığının belgesi var. HDP milletvekilleri hakkında açılan fezlekelerin nasıl hükümetin talimatıyla hazırlandığının belgesini ortaya koyacağım. Anayasanın 138. maddesinin ihlal edildiğinin, yargının talimatla işletildiğinin belgesidir. Bu belge eş genel başkanımızın Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesindeki davasıyla ilgili sehven bize ulaşmış gizli bir belgedir. Bu belge adaletin nasıl çiğnendiğinin belgesidir. Bu belge tuzun kokmuş halinin belgesidir. Bu belge Demirtaş’tan siyasi rakibinin öç alması belgesidir. Demokratik siyasetin tasfiye edilmesi belgesidir.

“Gereğinin ifasını rica ederim” ne demek?

Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş 9 Eylül 2015‘te bir basın toplantısı düzenliyor. Basın toplantısından hemen sonra beyanları haber sitelerinin konusu oluyor. Adalet Bakanlığındaki birim, aynı gün öğleden sonra devreye giriyor ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, aynı gün HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yaptığı açıklamanın tamamını ekli belge olarak başsavcılığa gönderiyor. Ve aynen ifade şu: “Gereğinin ifası ile yapılan işlem sonucunda ivedi bilgi verilmesini rica ediyorum”. Bu belge gizli ibareli bir belgedir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, bakan adına imza ile Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiliyor. “Gereğinin ifası” ne demek? Fezleke hazırlamak demek. “Sonucundan bilgi ver” demek “derhal işlemi yap” demek. “Rica ederim” demek, talimat veriyorum, sıkıysa gereğini yapma demek.

Yargı yemiyor içmiyor fezleke hazırlıyor

Adalet Bakanlığı, Bakan adına bu yazıyı gönderiyor da yargı ne yapıyor? 9 Eylül 2015 tarihinde bu yazı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşır ulaşmaz yemiyorlar, içmiyorlar, başsavcı vekili aynı gün fezlekeyi hazırlıyor. Terör örgütü propagandası, cumhurbaşkanına hakaretten fezleke hazırlanıyor.

Bir talimat var, bir de talimatın gereğinin aynı gün yapılması var. Sonrasında ne oluyor? Bu fezleke Selahattin Demirtaş hakkında 3 ayrı iddianameye 3 ayrı dava dosyasına dönüşüyor. Bu dava dosyalarından birinden dolayı Demirtaş şu anda tutuklu. Talimatla oluşturulan fezleke, talimatla açılan bir dava ve talimatla tutuklamadan bahsediyoruz.

Anayasa 138 ihlal edilmiştir

Birkaç gündür, Anayasa’nın 138. maddesinin ihlal edilip edilmediği tartışması yürütülüyor. Dünyanın hangi yerinde adalet bakanı adına yargıya “gereğini yapın, işlem başlatın” talimatı gidebilir? Çok açık şekilde Anayasa’nın 138. maddesi ihlal edilmiştir. “Eğer bu rutin bir uygulamadır” diyorsanız neden üzerinde gizli belgesi var? Eğer suç duyurusudur diyorsanız niye talimat gönderiyorsunuz?

HSYK’nın başı olan Adalet Bakanı adına Cumhuriyet Başsavcılığına gereğinin ifasını rica ediyorum denilen bir yazıdan sonra gereğinin ifasının yapılmaması disiplin suçu gerektirir. Devlet yazışmasında ‘rica ediyorum’ demek üstün astına hiyerarşik olarak kullandığı bir dildir.

Adalet Bakanının açıklamasından sonra diğer belgeleri de açıklayacağız

Ayrıca talimatla fezleke hazırlanıyor. Talimatla dava oluşturuluyor ama bütün yargılama aşamaları yine adalet bakanının gözetimi, denetimi altında gerçekleştiriliyor. Mahkemenin her kalem oynatması adalet bakanlığının ilgili birimi eliyle denetleniyor. Onun belgelerini de, Adalet Bakanı’nın açıklamasının hemen akabinde kamuoyuyla paylaşacağız."

'Suç duyurusunda bulunacağız'

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Baydemir, "Bu belge aynı zamanda yargının talimatla işlediğinin belgesidir. Bu belge HDP’ye dair açılan tüm davaların talimatla açıldığının belgesidir. Bu belge hukuksuzluğun belgesidir. Suç işlenmiştir. Cumhuriyet Savcılarını re’sen göreve davet ediyorum. Hukukçularımız suç duyurusunda bulunacak. Peki, HSYK’ya suç duyurusunda bulunduk. Kimi şikayet edeceğiz, Adalet Bakanı'nı. Adalet Bakanı HSYK’nın başı. Kimi kime şikayet ediyoruz?" dedi.

Baydemir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 'Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin açıklamalarını 
"Adalet bir gün herkese lazım olacak. Bugün HDP hedefte. Bugün muhalifler hedefte. Bugün gazeteciler, ekmeği elinden alınan insanlar hedefte. 2009’da Diyarbakır’da KCK operasyonları adı altında 10 bini aşkın Kürt siyasetçi tutuklanıp cezaevine konuldu. O dönemin savcıları da talimatla hareket ediyorlardı. Benim de ifademe başvurmuşlardı. O dönemin savcıları şu an cezaevinde. Biz o gün meydanlarda bağırıyorduk; “Bir gün gelecek adalet size de lazım olacak” diyorduk. Bugün bu uygulamayı yapanlar, başta Adalet Bakanı, AKP kurmayları ve Hükümete ortaklık edenler bir gün gelecek, adalet size de lazım olacak" sözleriyle değerlendirdi.

'Adalet talebi kimden gelirse yanındayız'

Baydemir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 'Adalet Yürüyüşü' ile ilgili soruya da şöyle yanıt verdi: "Adalet talebi kimden gelirse gelsin yanındayız. Eşitlik, özgürlük, onurlu barış, hukukun üstünlüğü, insan hakları; tereddütsüz ilkelerimizdir. Kim mustaripse biz hem yanındayız, hem sözcüsüyüz. Adalet için, eşitlik için, demokrasi içini, insanlık onuru için yürümek ödevdir.

'Demokrasi güçleri aynı fotoğraf karesinde bulunmaktan çekinmemeli'

Faşizme karşı demokrasiden yana olanların yan yana durabilmesi gerekiyor. Birlikte haykırabilmesi gerekiyor. Faşizme karşı demokrasiyi, adaleti, onurlu bir barışı talep eden demokrasi güçlerinin aynı fotoğraf karesi içinde bulunmaktan çekinmemesi gerekiyor. Ancak bu şekilde faşizm geriler, demokrasi önündeki engeller aşıla bikir. HDP demokrasi güçleri içindeki hiçbir bileşeni kendine rakip olarak görmüyor. Tam tersine partner olarak görüyor. Biz demokrasi adalet özgürlük isteyenlerle temas kurmada, onların yapacağı işi takdir etmede ikircikli davranmayız. Doğruya doğru yanlışa yanlış deriz.

'Kimse Erdoğan bizi farklı gösterir kaygısı taşımasın'

İlkesel düzeyde demokrasiyi isteyen herkesin yanındayız. Türkiye demokrasi güçlerinin adalet çağrısında yan yana durmaktan imtina etmemesi gerektiği çağrısında bulunuyoruz. Aynı fotoğraf karesi içinde bulunmaktan imtina etmemeli çağrısında bulunuyoruz. Kimse, Erdoğan bizi olduğumuzdan farklı gösterir kaygısı taşımasın diyoruz."


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları