Palu ailesinin yargılanmasına başlandı: 'Meryem'i ben öldürmedim, cinlere de inanmam'

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, 11 yıl önce, Meryem Tahnal (35) ve kızı Melike'nin (8) kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Palu Ailesi'nin 6 üyesinin yargılanmasına başlandı.
Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, 11 yıl önce Meryem Tahnal ve kızı Melike'nin kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında; Hava-Harun Palu çifti ile çocukları İsa Palu, Fatih Palu, Ayşe Palu ve Emine Ustael ile onun eşi Tuncer Ustael gözaltına alınmıştı. Aile bireyleri, adliyeye sevk edilirken, baba Harun Palu dışında 6 kişi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Palu Ailesi, Kocaeli Adliyesi'ne geniş güvenlik önlemleri altında getirildi.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmanın tamamlanmasıyla hazırlanan fezleke, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan inceleme sonunda hazırlanan iddianame, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
"EZİYET ÇEKTİREREK ÖLDÜRMEK"
Cezaevinde tutuklu bulunan Hava Palu, çocukları İsa Palu, Fatih Palu, Ayşe Palu ve Emine Ustael ile onun eşi Tuncer Ustael'in bugün Kocaeli Adliyesi'nde yargılanmasına başlandı. Habertürk'ten Caner Aktan'ın haberine göre, Sanıklar için açılan davada Tuncer Ustael; Meryem Tahnal'ı, Kocaeli'nin Körfez ilçesinde 20 Aralık 2008 tarihinde 'tasarlayarak canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürmek', 'Meryem Tahnal'a ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak', 'kişinin ölmesinden yararlanarak cep telefonunu çalmak', 'cebir kullanarak birden fazla kişi ile Meryem Tahnal'ı hürriyetinden yoksun kılmak' suçlarından hakim karşısına çıktı.
"CİNAYETE YARDIM ETMEK"
İsa Palu ise kardeşi Meryem Tanhal'ın Tuncer Ustael tarafından 'tasarlayarak canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürmek suçuna yardım', 'Meryem Tahnal'a ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak', 'cebir kullanarak birden fazla kişi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' suçlarından yargılanacak.
"HÜRRİYETTEN YOKSUN BIRAKMAK"
Hava Palu, Ayşe Palu, Emine Ustael ve suç tarihinde yaşı küçük olan Fatih Palu hakkında ise Meryem Tahnal'ın Tuncer Ustael tarafından 'tasarlayarak canavarca hisle, eziyet çektirerek öldürme suçuna yardım' ve 'cebir kullanarak birden fazla kişi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.
GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMİYLE GETİRİLDİLER
Tutuklu olarak yargılanan Hava ve Harun Palu çifti ile çocukları İsa Palu, Fatih Palu, Ayşe Palu ve Emine Ustael ile eşi Tuncer Ustael geniş güvenlik önlemleri altında Kocaeli Adliyesi’ne getirildi. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu'nda yapılacak olan duruşma, salonda yeteri kadar yer olmadığı için başka bir alana taşındı. Palu Ailesi mensubu 6 kişinin geniş güvenlik önlemleri altında cezaevi aracıyla adliyeye getirildiği görüldü.
İŞTE TUNCER USTAEL’İN SAVUNMASI
Sanıklar mahkeme salonuna alındı. İlk olarak Palu Ailesinin damadı olarak bilinen Tuncer Ustael ifade verdi. Ustael ifadesinde şunları söyledi:
"MERYEM'İ, HİKMET VE YUSUF ÖLDÜRDÜ"
"İddianamedeki ifadem büyük ölçüde doğru olmakla birlikte olay günü Meryem’in cesedini bulduğumuz doğru değildir. O ifadeyi emniyetin baskısıyla verdim. Meryem’i, Hikmet Ş. ve Yusuf Ş. öldürdü. Maktulü iğne tozuyla öldürmüşler. Ben ifademi baskı altında verdim. Biz Mercedes marka araçta hep birlikte yaşarken bir gece Meryem kayboldu. Kendisini bir daha ne canlı ne de ölü olarak gördüm. Maktulün kredi kartı ve banka kartı ölmeden önce bende duruyordu. Zaman zaman para çekerek kendisine veriyordum. Daha sonra kim kullandı bilmiyorum. 2008 yılı Aralık ayında kartı kullandığım söyleniyor ancak o tarihte zabıtalar beni barınma evine götürmüştü, barınma evinde kalıyordum.
"CİN VE BENZERİ ŞEYLERE İNANMAM"
Baştan beri adli makamlar beni hiçbir şekilde dinlemediler. Maktul kaybolduktan sonda annesi Havva ve kardeşi İsa, polise giderek kayıp başvurusu yaptılar. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum. Ölen Meryem’in eşinin ailesi problemliydi bu nedenle beni suçlandıklarını düşünüyorum. Ben bu olaylar öncesinde İstanbul’da yaşıyordum. Benim bir çocuğum kaçırıldı. Eline büyükçe bir iğne batırıldı. Kalçasına şırınga batırıldı. Benim araçta yaşamaya başlamamda, cin ve benzeri şeylerin etkisi yoktur. Ben böyle şeylere inanmam.
"MERYEM'İ HİÇ DARP ETMEDİM"
Arabada yaşamaya başlamamızın nedeni Meryem’in ailesinin bizi tehdit etmesidir. Ben bu aileden uzak durmaya çalıştım. Kendilerinin polisle de ilişkilerinin olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle bizi tehdit ettikleri zaman polise gitmedim. Ben Meryem Tahnal’ı hiçbir dönem darp etmedim. Kendisinin eşi öldürüldü ve bizim eve geldi. Ölene kadar da hep birlikte yaşadık. Hiçbir zaman evde cin çıkarma gibi bir faaliyette bulunmadım."
HAVVA PALU: "TUNCER BİZİ, CİNLERLE KORKUTTU"
Havva Palu, duruşmada şunları söyledi: "Suçlamaları kabul etmiyorum. Sanık Tuncer benim damadım olur. Diğer sanıklar çocuklarımdır. Ölen Meryem de benim kızımdır. Kızım evlendikten sonra bazı sorunlar yaşadı ve eve dönmek zorunda kaldı. 2008 yılı Şubat ayında ise Tuncer bizi cinlerin sardığını söyledi ve İstanbul’dan Körfez’deki evimize taşındı. Evde cinlerin olduğunu söyledi ve bizi cinlerle korkuttu. Bu dönemde Tuncer cin çıkarma gerekçesiyle evi sirkeyle yıkadı ve duvarlardaki kireçleri söktü.
"MERYEM ARABADA ÖLDÜ"
Oğlumu evlendirmek için biriktirdiğim parayı sanık Tuncer’e verdim. O da bir araç aldı ve hep birlikte o aracın içinde yaşamaya başladık. Tuncer sürekli kızımı darp ediyordu, sinirlendikçe dövüyordu. Günde birden fazla dövdüğü de oluyordu. Kafasına ve yüzüne vuruyordu. Kızımı aç bırakıyordu. Meryem’e 3 günde bir tabak yemek veriyordu. Yaklaşık 4 ay kadar araçta birlikte yaşadık. Bu süre zarfında kızımı ağaca bağlamış ancak ben bunu görmedim. Özel olarak soğukta yatırması söz konusu değildir. Aracın içi zaten soğuktu. Kızım ölmeden 3-4 gün önce hasta olduğunu söyleyerek yatmaya başladı. Açlık ve soğuğun etkisiyle bitkisel hayata girmişti ve devamında da orada öldü.
"YÜZÜNDE DARP İZİ VARDI"
Bu durumu polise bildirmemiz gerektiğini söyledim ancak Tuncer kabul etmedi. Kızım ölmeden önce yüzünde darp izleri gördüm. Daha sonra İsa’yı zorla götürerek kızımı bir yere gömdüler. Olaydan iki gün sonra beni götürüp mezarı gösterdiler. Kızımın ölümünden sonra Tuncer bizi ayrı odalarda tutmaya başladı ve bizi aç bırakıyordu. Birbirimizle temasımızı engelliyordu.
"KIZIMIN, KARTLARINI KULLANDI"
Kızımın kredi kartları Tuncer’deydi ve kendisi kullanıyordu. Ölüm olayından sonra Tuncer’in isteğiyle karakola başvurduk ve kızımızın kayıp olduğunu söyledik. O dönemde herhangi bir sonuç alınamadı. 2011 yılında ise sanık Tuncer başka bir olay nedeniyle cezaevine girdi. Ben de polise gidip olayı olduğu gibi anlattım. Ancak ceset bulunamadı diye bir şey yapılamadı."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












