Sayıştay’dan özelleştirme uyarısı

Sayıştay, Türk Şeker bünyesindeki özelleştirmelerin sadece fabrika satışlarından ibaret olmadığını, bu nedenle hatalı uygulamaların birbirine bağlı birçok kesimi olumsuz etkileyeceğini bildirdi.
Hükümet, 7 yılda iki kez iptal edilen şeker fabrikalarının özelleştirmesi için yeniden düğmeye bastı. Sayıştay’ın, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 2018 yılı sonuna kadar 14 fabrikasını özelleştirmek üzere ilana çıktığı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’nin denetim raporunda, bu sürecin fabrikalarda yarattığı tahribatın yanı sıra geçmiş özelleştirme uygulamalarının sonuçlarına ilişkin önemli tespitler yer aldı. Sayıştay’ın 2016 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporunda, Türk Şeker’in son 17 yılda özelleştirme kapsamında olmasının sonuçları sıralanırken şeker fabrikalarında teknik açıdan eksikliklerin arttığı, büyük çaplı bakımlara ihtiyaç olduğu, başta kazanlar, su hazırlama, fabrika otomasyonu, pancar kesme makineleri, filtreler ve santrifüjlerde yatırıma gerek olduğu vurgulandı.
‘Koşullar değişti’
BirGün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre; Türkiye’nin şeker sektöründe yeniden yapılanmaya giderek kamu ve özel sektör üretimleri ile ihracatçı pozisyonunu korumasının faydalı görüldüğü bildirilen raporda, şu görüşlere yer verildi:
“Dünyada ve buna bağlı olarak Türkiye’de koşullar hızla değişmektedir. Değişen koşullara göre izlenecek stratejilerin de gözden geçirilerek yeni tedbirlerin alınması önemli görülmektedir. Türk Şeker’in özelleştirme kapsamına ve programına alındığı yıllardaki yaklaşımlarla günümüzdeki yaklaşımların aynı olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu sebeple Türk Şeker’in özelleştirilmesi konusundaki çalışmalar revize edilerek günün koşullarına uygun ve uygulama kabiliyeti olan tedbirler alınmalıdır.Türk Şeker’in özelleştirilmesi sadece fabrika satışlarından ibaret değildir. Bu sektörde çok sayıda kesimin varlığını sürdürdüğü organize bir ekonomik yapılanma sözkonusudur. Hatalı uygulamalardan sadece bir kesimin değil birbirine zincirleme bağlı olan birçok kesimin olumsuz etkileneceğini söylemek mümkündür. Bu sektörde daha önce yapılan özelleştirme uygulamalarının hatalı sonuçları daha yeni yeni sektöre yansımaktadır.”
‘Önce eylem planı’
Şirkete bağlı fabrikaların özelleştirilmesinin öngörülenden uzun sürdüğü belirtilen raporda, bu nedenle mevcut fabrikalarda yıllardır revizyonların dışında teknolojik yatırım yapılamadığı gibi, acil ihtiyaç duyulan personelin istihdamının da sağlanamadığı kaydedildi. Bu nedenle fabrikalarda üretimin aksadığı bildirildi.
Özelleştirme çalışmalarının daha da zaman alacağına dikkatin çekildiği raporda, bu nedenle öncelikle bir acil bir eylem planına ihtiyaç duyulduğu saptaması yapıldı.
‘Yeniden üretim riskli’
Sayıştay, üretim faaliyetleri durdurulan fabrikaların tekrar üretime alınmasının riskli olduğu bu konuda karar verilirken fabrikaların revizyon ve bakımlarının özenle yapılması gerektiği uyarısında da bulunuldu.
“Uzun yıllardan buyana özelleştirme programında bulunan şirketin, personel alınmaması, yatırım yapılamaması gibi sebeplerle içine düştüğü olumsuz koşullar sebebiyle faaliyetlerine mevcut yapısı ile devam etmesi mümkün görülmemektedir” denilen raporda, bu nedenle şirketin, orta vadede yeniden yapılanma programına tabi tutularak geleceği hakkında karar verilmesinin zorunlu olduğu bildirildi.
***
‘Nişasta bazlı şekere teslim olunacak’
Hükümetin aldığı son karara muhalefet sert tepki gösterirken, şeker fabrikalarında çalışanlar ise işlerini kaybetme korkusuyla endişeli bir bekleyişe girdi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özelleştirmedeki amacın şeker pancarı üretimini sonlandırarak, sağlığa zararlı olan nişasta bazlı şeker ithalatının önünü açmak olduğunu söyleyerek, “Türkiye’ye geçmiş olsun. 2008 yılından beri özelleştirme kapsamında olan fabrikalara düzenli bakım yapılmadı, modernize edilmedi, çoğu fabrika satılsa da sözde çalıştırılacak. 2019 seçim süreci dikkate alınıp 5 yıl durum idare edilecek, sonrası bu fabrikalar kapanacak, pazar nişasta bazlı şekere teslim edilecek, gidiş bu yönde” dedi.
***
İşçiler özelleşme istemiyor
TOKAT’ın Turhal ilçesinde faaliyet gösteren Turhal Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesine karşı Şeker-İş Sendikası Turhal Şubesi’nce imza kampanyası başlatıldı. Şeker-İş Sendikası Turhal Şube Başkanı Nurullah Alpat, Turhal Şeker Fabrikası’nın kaybedilmesi halinde Tokat ekonomisinin çökeceği görüşünü savunarak, ‘‘Sigara fabrikasında 5 yıl çalıştırılma şartı konmuş; ama 1 yıl zor dayanmıştı. Hepimiz gördük. Şeker fabrikasının da akıbetinin aynı olacağını duyurmak istiyorum. Şeker fabrikası, Tokat ekonomisine çok büyük katkı sunan, 100 yıllık manevi değerdir. Çok iyi biliyoruz ki bu, özelleştirme değil; kapatılmadır. 2017 yılında, 6 bin 984 çiftçi ile 162 bin 742 dekar alandan 845 bin 440 ton pancar hasadı yapılmış; buna karşılık fabrikada işlenen 848 bin ton pancardan 113 bin 26 ton kristal şeker, 33 bin 900 ton melas ve 242 bin 45 ton yaş küspe elde edilmiştir. 2017 yılında üretilen 845 bin 440 ton pancar için çiftçilere toplamda 169 milyon 367 bin 569 lira ödenmiştir” diye konuştu.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












