loading
close
SON DAKİKALAR

'Sınır ihlali var, gereken yapılacak!'

'Sınır ihlali var, gereken yapılacak!'
Tarih: 10.04.2012 - 07:00
Kategori: Gündem

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Pekin'de basın toplantısı düzenledi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Pekin'de basın toplantısı düzenledi...

Konuşmasına Urumçi'de bulunduğu temaslarla ilgili bilgi vererek başlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim için iz bırakacak bir ziyaret oldu" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan Çin’de biraraya geldiği basın mensuplarının Suriye ile ilgili soruları üzerine, ”Çok açık, net bir sınır ihlali artık oluşmuştur, bu da ortadadır. Bu sınır ihlaline yönelik olarak da bizler de son değerlendirmeleri yapacağız, gerek şahsım gerek Dışişleri Bakanımız yoğun bir şekilde çevre ülkelerle diplomasimiz de devam ediyor ondan sonra da atılması gereken adımları tabii ki atacağız” dedi.

Suriyeliler bize kurtarıcı olarak bakıyorlar. BM müdahale etmeli, yeni bir paketi devreye sokmalı. Suriye'nin BM'de eski desteği bulacağını sanmıyorum. Kofi Annan Suriye konusunda çok umutluydu ben yinede bir şeyler olacağına inanmıyorum şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan ayrıca Çin'in ve Rusya'nın Suriye bakışının ilk andaki gibi olmadığını da vurguladı.

”Bu insanların feryadını duymamazlıktan gelemeyiz”

Bir gazetecinin uluslararası hukukun tanıdığı bütün hakların kullanacağını söylediğini belirterek, ”Bu tampon bölgenin hayata geçirilmesi anlamına mı geliyor?” demesi üzerine Başbakan Erdoğan, bu konuda şudur, budur diye kesin bir şey söyleyemeyeceğini belirtti. Erdoğan, şunları kaydetti:

”Masaya yatıracağız. En isabetli olanı neyse, şüphesiz ki en uygun olanı neyse oradan farklı olanına gitme gibi bir adımımız olacaktır.

Farklıdan kastım da düşünmek istemediğimizdir. Oraya gitmektir. Ama bizi buna zorlarsa Suriye rejimi zorlar. Zorlamaması için de atılması gereken adımı orası atması gerekir. Biz şimdi Rusya’ya gerekeni söylüyoruz, diyoruz ki; ’Böyle böyle...

Şartları görüyorsunuz. Şu anda 25 bin insan benim ülkeme sığındı. Bunların bize şu andaki maliyeti 150 milyon doları buldu, şu ana kadar. Attığımız adımları da durdurmuyoruz.

Düşünüyoruz ki bu iş 100 bine doğru giderse. Onlar geldikten sonra ben orada konteyner kent kurayım olmaz. Gelmeden tedbirleri alacaksınız oradaki bütün ön hazırlıkları yapacaksınız ki bunlar geldiği zaman başlarını koyabilecekleri bir yer olsun. Kampların içinde bile ’Türkiye bizi niye kurtarmıyorsunuz’ diye bir feryat edenler de var. Çünkü Türkiye’ye öyle bakanlar var. Bir kurtarıcı gözüyle bakıyorlar. Bu insanların feryadını biz duymamazlıktan gelemeyiz. Bizim ne medeniyetimizde bu var, ne kültürümüzde bu var. Sahiplenmek durumundayız.”

Bazılarının buradaki insanları terörist olarak nitelendirdiğini, böyle bir yaklaşımda olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ”Bu insanları gidip gördüğünüz zaman bunun saf, samimi Suriye halkı olduğunu görüyorsun zaten. Çocuk, kadın bunlar. Hala orada oyuncakları ile oynayanlar var.
 
Bunlardan terörist olur mu? Bunlara terörist nazarıyla bakacak kadar siyasette maalesef belli bir mahrumiyeti yaşayanlar var. Onlara diyoruz ki, ’Gidin oraları gezin, dolaşın” diye konuştu.

Kendisinin de orayı göreceğini belirten Erdoğan, ”Gördükten sonra
oradaki vatandaşın, halkın bütün arzularını, taleplerini tekrar kendilerinden
bizzat dinlemeyi.. Benim ertelenmiş bir ziyaretimdi bunu da yerinde yapacağız”
dedi.

”Bir yerden çekse öbür yere tankını, topunu götüren bir zihniyet”

Başka bir gazetecinin, Suriye konusunun kilitlenmesinin sebepleri arasında BM’deki veto ile İran ve Rusya’nın desteğinin olduğunu belirterek ”Bu konuda Türkiye yalnızlaşıyor değerlendirmeleri var. 

Bu konuda neler söyleyeceksiniz?” demesi üzerine Erdoğan, ’Türkiye yalnızlaşıyor’ denilmesinin yanlış olacağını vurguladı. Erdoğan, ”Dünya sadece bu üç ülkeden ibaret değil. Çin Halk Cumhuriyeti’nin bakışı ilk andaki gibi değil, çok değişti.

Rusya Federasyonu da aynı şekilde bakmıyor. Başta çok daha farklı bu işe bakıyordu, ama şimdi aynı şekilde bakmıyor” dedi.

Rusya ile görüşüldüğünü hatırlatan Erdoğan, ”Başta farklı yaklaşırken sonradan ’O zaman birlikte çalışalım...’ Ama bu yaklaşım Sayın Putin’in de yaklaşımıdır Sayın Medvedev’in de yaklaşımıdır. ’Beraber çalışalım’ bunu söylüyorlar” diye konuştu.

”Fakat BM Güvenlik Konseyi’nde artık eski desteği Suriye’nin bulacağı kanaatinde değilim” diyen Başbakan Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı ile de görüşeceğini, onların konuyla ilgili görüşlerinin farklı bir noktaya gelmiş olması yönündeki temennisini de bildirdi.

Rusya ile görüşmelerinin de olacağını dile getiren Erdoğan, ”Benim inancım şudur ki: Hak yerini bulacaktır.

Çünkü burada çok büyük bir zulmün olduğu açık net ortada. Zulümle sonuna kadar abad olunmaz bir yerde hak yerini bulacak” dedi.

Bir gazetecinin, ”Diplomatik baskı sonuç vermezse, Esed yönetimi de kalırsa sıcak bir müdahale ihtimali görüyor musunuz?” sorusu üzerine Erdoğan, ”Niye şeytanın avukatlığına soyunuyorsun?” dedi.

Olabilecek tarafların söylenmesini olaylara tersten yaklaşılması gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, ”Bu konuyla ilgili BM’nin böyle bir kararı almasının neticeleri geçmişte görülmüştür. Dolayısıyla oradan bakarak değerlendirirsek daha isabetli olur” diye konuştu.

Yaşananların ardından uluslararası kamuoyunda BM-Arap Birliği özel temsilcisi Kofi Annan’ın yaklaşımına bittiği yönünde görüşlerin olduğu belirtilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, Annan’ın yaklaşım
tarzına yönelik başından itibaren ’inşallah’ dediklerini ancak bunun tutmadığını söyledi. 

Tutmayacağını gördüklerini de belirten Erdoğan, ”Sayın Annan’a bunu söylediğimiz halde, Annan çok umutluydu.

Tutmadığı da ortaya çıktı. Bundan sonraki sürece yönelik bugün yine pek bir şey olacağına ihtimal vermiyorum. Bir yerden çekse öbür yere tankını, topunu götüren bir zihniyet, bir anlayış bu” dedi.

Yerel seçimlerin öne alınacağı iddiaları

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ”İran, 5 1 nükleer müzakerelerin İstanbul’da yapılması konusunda mutabık kalındığını açıkladı. Bu konuda daha önce bir söyleminiz olmuştu bunu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı
verdi:

”Bu zat çıkıp bunu konuştuğu anda Dışişleri Bakanımız, İran Dışişleri Bakanı ile konuştuğunda ’O kişisel düşüncesidir İran’ın düşüncesi değildir’ diye bir yaklaşımda bulundular. 

Bizim belki İstanbul’daki değerlendirmemiz üzerine bunu yapmış olabilirler veya o açıklamamız onları çok rahatsız etmiş olabilir. Biraz da bu bizim kendi kişisel karakterimizin de gereğidir. 

Çünkü doğru neyse bu doğruyu söylemek zorundayız. Orada da söylediğimiz bizim budur. İstanbul’da böyle bir toplantının yapılması aslında kendilerine birçok şeyi kazandırabilirdi.

Ama kalkıp da o zatın böyle bir açıklamayı yapmış olması veya başkalarının böyle açıklamalar yapmış olması sonunda bir yanlışın doğrultularak teslimi durumuna geldi.

İstanbul’da kalkıp bu toplantıyı yaparsak bu İstanbul’a bir itibar kazandırmaz, sadece tarihe bir kayıt düşülür yani İstanbul anlaşması veya İstanbul sözleşmesi diye, budur olay. 

Ama herhalde bunun farkında değildi o zat böyle bir açıklama yaptı. Bu yola çıkarken onlardan böyle bir arzu, böyle bir talep geldiği için, daha açık söyleyeyim dini lider İstanbul’da bunun olmasını istediğini bize teyit etti. Karşı taraf zaten Ahmet Bey’e onlar da bunu teyit etmişlerdi. Bunu teyit ettikleri için de mesele bitmiştir diye biz olaya baktık. 

Ondan sonra böyle bir durum olunca bu bizim ilkeli olma anlayışımıza ters geliyor bunu da tabii söylemek durumundayız. Olayın aslı budur.”

Bir gazetecinin yerel seçimlerin tarihinin öne çekileceğine yönelik
haberlerin yer aldığını belirterek görüşünü sorması üzerine Başbakan Erdoğan, bu
tür spekülasyonlara kulak asılmaması gerektiğini kaydetti.

Erdoğan, şunları söyledi:

”Orada da biz ilkeliyiz. Fevkalade, olağanüstü bir hal olmadıktan sonra yani 5 yılı 4 yıla çekmek gibi, o olayda yaşadığımız, o aslında Cumhurbaşkanlığı seçimini halka götürmeye yönelik o zamanki bir sanal parti sebebiyleydi, ama orada biz oyuna geldik onu da açıkça söyleyeyim. Bundan dolayı 5 yılı 4 yıla çekmek gibi bir şey oldu. Onu da söyleyeyim ben şimdi çok pişmanım keşke 5 yıl 5 yıl olarak kalmış olsaydı. 4 yıl dediğiniz zaten süratle akıp gidiyor. Bunun da üç yılı hizmettir, bir yılı seçimdir. Bu da olmuyor.”

Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin İstanbul’a geliş sebebine ilişkin bir soruya da Erdoğan, Haşimi’nin bir rahatsızlığı sebebiyle tedavi olmak için İstanbul’a geldiğini söyledi.

Ticari ilişkiler

”2011 yılındaki 24 milyar dolarlık dış ticaret hacminin sadece 2,5 milyar doları, yani yüzde 10’u Türkiye’den Çin’e
yapılıyor. Bu dengesizliği hep birlikte acilen kapatmamız gerekiyor. Bu konuda işadamlarına önemli rol düşüyor. 

Ticaret açığını dengeleme konusunda da ilgili bakan arkadaşlarımız gerekli çalışmayı yapacaklar ve bunu çözmenin gayreti içinde olacağız. 

Türkiye ile Çin, Asya’nın iki ucunda, medeniyet inşa etmiş iki ülke olarak, her alanda çok daha yoğun işbirliği geliştirebilir. 

Ekonomide, uluslararası siyasette, sosyal, kültürel işbirliğinde, Türkiye ile Çin farklı bir sinerji oluşturabilir. Son 10 yılda Çin’den ülkemize yapılan yatırımlar çok cüzi düzeylerde kalıyor. 

Çinli dostlarımızı, yatırımcıları, biz Türkiye’de çok daha fazla yatırımla görmek istiyoruz. Uygulamaya başlayacağımız yeni teşvik sistemi, sadece ulusal yatırımcılar için değil, uluslararası yatırımcılar, yani Çin’li yatırımcılar için de önemli fırsatlar sunuyor. 

Çin ile Türkiye arasındaki bütün bu benzerliklere, coğrafi avantajlara rağmen, Türkiye’deki Çin yatırımlarının yeterli düzeyde olmadığını üzülerek müşahede ediyoruz”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları