'Tecavüze uğrayan da kürtaj yaptırmamalı!'

Sağlık Bakanı'ndan sonra, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Üstün'de kürtaj tarışmalarına farkı bir tez ortaya koydu...
Kürtaj tartışmaları gündemin baş köşesinde kalmaya devam ediyor. Önceki gün Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tecavüze uğrayan kadınların çocuklarını doğurması gerektiğini söyleyerek tartışmaları farklı bir boyuta taşımıştı. Dün de TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, bu teze Bosnalı kadınları örnek gösterdi.
Tecavüze uğrayan kadın hamile kalırsa da kürtaja karşı mısınız?
Kadını istemediği çocuğu doğurmaya zorlamak ne kadar insani? Başka çözümleri var, anne bakmak istemiyorsa, devlet alabilir. Bu meselenin tartışılır olması önemli. Batıda uzun yıllardır tartışılıyor. Bir noktaya gelinmedi. Bu tartışma ABD’de bitmemiştir. Bizde tartışılıyor olması önemli. Toplum bir yere mutlaka gelecektir.
Tıp gelişti. Bebek, 10 haftadan sonra da down sendromlu ya da spastik olacağı anlaşılıyorsa alınıyor...
Kürtaja sadece annenin hayatı tehlikeye giriyorsa cevaz verilebilir. Bebeğin otistik, özürlü, down sendromlu olması gerekçe olamaz.
Ailenin istememe hakkı yok mu?
Birçok spastik bebek, yaşadığının bile farkında değil. Anne karnında iken fark ediliyorsa, doktorlar ve modern tıp alınmasını tavsiye ediyor. Bunu yok mu sayacağız?
Neye göre karar verilmeli o zaman?
Ablam ‘down’lu bebeğini aldırmadı
Üstün özürlü çocukların da doğması gerektiği görüşünü kendi ailesinden örnek vererek destekledi: “Bakın kendi ailemde var. Ablamın çocuğu down sendromlu. Teyzemin torunu da otistik. Otizm çok daha ağır. Onlara nasıl iyi bakıyorlar biliyor musun? Ablam, hamile iken çocuğunun down sendromlu olduğunu bilerek doğurdu. Müdahale etmedi. ‘Allah’ın bize lütfuydu’ dedi. Aynen böyle düşündü."
Vatan
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












