loading
close
SON DAKİKALAR

AKP nereye koşuyor? Bir AKP masalı

Erol Kızılelma
Tarih: 26.04.2019
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Erol Kızılelma; AKP, gelinen noktada ne yazık ki, diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda kendini kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini yitirmiş bir aygıt. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil gibi, kirletilip atılacağını görüyor...

AKP, kök salamayan devasa bir ağaç; belediye olanakları ve devlet ihaleleri ile semirmiş ama sürdürülebilir olmayan bir yapılanma. AKP, bir çıkar işbirliği, çıkar koalisyonu olarak kuruldu. Bu, sonradan böyle olmuş değil. Değişen sadece, ortakların tasfiye edilip, AKP’nin ve iktidarın bir aile şirketine dönüşmesi. Gelinen noktada, artık AKP önemli değil, asıl olan sadece iktidar. AKP’nin büyük oranda işlevini tamamladığı, gerekirse de tasfiye edilebilecek bir sürece girildiği çok rahat görülebilir...

AKP’nin kuruluşunda, resmi görebilenlerin tüm uyarılarına rağmen, ortaklarının dışında, bu kurulacak partinin, ülkenin demokratikleşme yönündeki çabalarını hızlandıracak, refah toplumu oluşumunu sağlayacak bir parti olduğunu sananların da desteğini aldı. Çok yakın dostlarımızla bu konuda ters noktalara düştük. Kırıcı tartışmalara girdik.

AKP’nin kuruluşuyla, AKP iktidar koalisyonunun oluşumu paralel gelişti. Koalisyonu oluşturanların hepsinin, parti varsayılan aygıtta anlamlı bir izdüşümü olmadı. Buna gerek de görülmedi. Hatta ve hatta, kuruluşta vitrinde görülenlerin de, Erdoğan hariç neredeyse tamamı, şekilsel bir zorunluluğu yerine getirmekten başka bir işlevi olmadı. Bir parti kuruluşunun ortakları olmaktan öte, Erdoğan’ın oluşturacağı ve sadece onun ve ailesinin çıkarlarına hizmet eden bir rejimin oluşmasına güç taşıyanlar oldular.

AKP’den bir parti olarak bahsetmememin bir nedeni de, onun bir ideolojisinin olmamasıdır. Bu aygıt, Erdoğan’ın pragmatik ve günün şartlarına göre değişen politikaları ile ideolojik olarak oradan oraya savruldu. Gün geldi liberal oldu. Gün geldi, milliyetçi veya dinci kılığa büründü, hatta sosyal demokrat bile oldu. Ama belli çıkarlara hizmet eden takiyyeci Erdoğan rejiminin sürdürülebilmesi için en uygun ideolojinin, baskıcı karakteri ile Siyasal İslam olması nedeniyle, bu ideoloji her zaman baskın konumda oldu. İktidar, dindarlaştırılmış bir toplum yaratma yönündeki çabalarıyla, hem Cumhuriyetin kuruluşuna katılanlarca oluşturulan mutabakatı büyük oranda tahrip etmiş hem de kendine biat eden bir taban yaratma yolunda mesafe almıştır. Erdoğan rejimi, Siyasal İslamı, yararlı olacağı için kullanmak amacıyla değerlendirmiştir. Bununla birlikte, zaten çıkar yol olmadığı bilinen Siyasal İslam ideolojisi bu rejimin yıkılmasında da etken olacaktır.

Amma, bu iktidar 17 yıl sürmüş, topluma ağır bedeller ödetmiş olsa da, artık deniz bitti gibi. Ana amacı, kibarca söylersek menfaatlenmek olan bu iktidarın sürdürülebilirliği yok. Evet, belediyeler ve devlet aygıtı kullanılarak, yandaşlar zenginleştirildi. Ama artık, menfaatlenmeyi sağlayan dev yapılanmanın sürekli beslenmesi olanağı kalmadı. Ekonomi zor durumda. İsyanlarda olan toplum kesimlerine yenileri ekleniyor. İktidar ancak bir süre daha antidemokratik yöntemler ve baskı ile ayakta durabileceğinin bilincinde.

Gelelim AKP’ye. AKP, gelinen noktada ne yazık ki, diktatörlük rejimine geçiş olanağı ve ortamını sağlayan, bu anlamda kendini kullandırmış, meclis ile birlikte kendisi de dışlanmış, önemini yitirmiş bir aygıt. Birçok örgüt mensubu, giderek bir kağıt mendil gibi, kirletilip atılacağını görüyor. Bu nedenle içeride yeni bir parti kurma çabası gösterenler giderek çoğalıyor.

Bu durumun farkında olan birisi daha var. Devlet Bahçeli. Cumhur ittifakında, partisini AKP’nin peşine taktı. Giderek tükeneceğini gördüğü iktidarın, adeta bir akbaba gibi yıkıntısından nemalanma peşinde.

Cumhur ittifakını hergün biraz daha fazla ideolojik tahakkümü altına alıyor. Armudun olgunlaşıp ağzına düşmesini bekliyor. Hem AKP’nin yok oluşuna ortam hazırlıyor, hem de AKP’den uzaklaşanların uğrayacağı ilk durağı yaratmış gibi. Yani anlayacağınız, iktidar kof ağaca dönmüş durumda, Cumhur ittifakı vasıtasıyla, kurdunu içinde barındırıyor.

AKP, bu ülkede büyük tahribatlar yaratmış, demokrasiyi rafa kaldırmış, muhalif toplum kesimlerine ağır baskı ve şiddet uygulamış, en nihayetinde ekonomiyi iflas noktasına getirmiş olan Erdoğan rejiminin bedelini ödemek durumunda. Parti olamadı ama muhafazakar sağda yeni partilerin kurulması veya diğer partilerin güçlenmesi yolunu açarak tarih sahnesinden silinecek.

ÜYE YORUMLARI

Sali

Vallahi baştan sona doğru söylenmiş bir yorum

27.04.2019, 15:14
Kemal Sayın

Durumu harika özetlemişsiniz , tebrikler.

27.04.2019, 09:52
Yorum Yap

Facebook Yorumları