loading
close
SON DAKİKALAR

CHP’deki Krizi Ancak Kurultay Çözer

İmambakır Üküş
Tarih: 26.11.2011
Köşe: @imambakirukus
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

İmambakır Üküş; CHP, içinde bulunduğu krizi çözmeye yönelik her adımda yeni bir krize yol açıyor…

CHP, içinde bulunduğu krizi çözmeye yönelik her adımda yeni bir krize yol açıyor…

CHP, yönetilemez hale geliyor…

Türkiye’nin en köklü partisi, köksüz hale getiriliyor…

Hiçbir konuda söylediği belli olmayan bir parti haline geliyor…

Kendi hedefleri ve iddialarıyla çelişir hale geliyor…

***

CHP’de her şey krize yol açıyor…

Parti meclis üyeleri konuşuyor, krize yol açıyor…

Genel Başkan Yardımcıları konuşuyor, krize yol açıyor…

Genel Başkan konuşuyor, krize yol açıyor…

Milletvekilleri konuşuyor, krize yol açıyor…

CHP Genel başkanının bir görevi de “düzeltme” oluyor…

Her bir CHP “yetkilisin” açıklamasından sonra, “aslında, böyle demek istememişti” veya “ben konuştum, öyle değil” diyerek, düzeltmeler yapmakta genel başkanın asli görevleri arasında yer almaya başladı…

***

CHP, ideolojik sarsıntılar yaşıyor…

Ve CHP genel başkanı CHP’nin ideolojisi yok diyor…

CHP, politik iddialarını kaybediyor…

CHP, örgütsel olarak yönetilemez hale geliyor…

CHP, çareyi örgütleri yok saymada veya hepsini görevden almakta buluyor…

***

CHP’deki krizin temelleri iki ama noktaya gelip dayanıyor…

Birincisi; anti-demokratik bir tüzük…

İkincisi; CHP’li olmayan veya sol olmayan bir parti meclisi

Buna bir de birbirinden oldukça farklı ve çelişik parlamento grubunu ekleyebiliriz…

***

Kılıçdaroğlu, yaşanan süreçten en son şikâyet edecek kişidir…

Bu tüzük ve bu parti meclisi bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’nun tercihidir…

***

Bir kaset komplosuyla Deniz Baykal’ın CHP genel başkanlığından düşürülmesinden sonra, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP genel başkanlığına tek aday olarak çıktı…

Mayıs Kurultayı’nda parti meclisi ve yönetim yapılanmasını Önder Sav’la birlikte, kendisi yaptı…

Aralık kurultayında ise parti meclisi listesini neredeyse tek başına yaptı…

O günden bu güne kadar bu anti-demokratik tüzüğün kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak tüm yönetimleri/MYK’ları tek başına yaptı…

İyiliğiyle kötülüğüyle bütün sonuçlarından bizzat kendisi sorumludur…

***

CHP, kötü yönetiliyor… Buna kuşku yok…

Bizzat CHP genel başkanı da şikâyetçi…

Peki ya çözüm…

***

Mayıs kurultayından bu yana, hem toplum hem de CHP örgütleri ve delegeleri Kemal Kılıçdaroğlu’na büyük bir destek verdi…

İnandı, yolunda gitmeye çalıştı…

Kemal Kılıçdaroğlu Mayıs ve Aralık kurultayında iki büyük ama önemli iddiada bulundu…

CHP’yi tek başına iktidar yapacağım

CHP’de korku imparatorluğunu yıkıp, parti içi demokrasiyi işleteceğim dedi…

Ancak bu iki iddiasını da gerçekleştiremedi…

CHP, seçimlerden beklediği oyu alamadı…

CHP’de parti içi demokrasiden bahsetmek mümkün olamadı…

***

Seçim sonuçlarının başarısızlığı tartışmaları devam ederken, CHP çok büyük bir hata daha yaptı…

Mecliste tutuklu vekilleri gerekçe göstererek yemin etmedi…

Yemin etmemekle kalmadı, tutuklu vekiller salıverilmezse yemin etmeyeceğini ilan etti…

Ne yazık ki bu süreci kötü yönetti ve hiçbir kazanım elde edemeden gelip yemin etmek zorunda kaldı…

Ve en son bedelli askerlik yasasıyla Dersim tartışmaları da CHP’deki politik birlikteliğin ne kadar tartışmalı olduğunu bir kez daha ortaya koydu…

***

Kılıçdaroğlu, Mayıs kurultayından bu yana parti içi demokrasi ve demokratik tüzük sözü vermesine rağmen tam tersini yapmaya devam ediyor…

Tüzük kurultayı yapılacağı söylenmesine hatta tüzük taslakları hazırlanmasına rağmen tüzük kurultayı belirsiz bir tarihe ertelendi…

Parti içi demokrasi ise tatile gönderildi…

CHP, tarihinde görülmemiş bir hukuksuzlukla yönetilmeye başlandı…

CHP il ve ilçe örgütleri parti içi hukuk ve tüzük hiçe sayılarak defalarca görevden alındı, alınmaya devam ediyor…

Ne yasa, ne de tüzük kimsenin umurun da değil…

Örgütten sorumlu genel başkan yardımcısı istifalar nedeniyle düşen bir il yönetimi için “hukuken düşmüş, ama siyaseten geçerli”dir diyebiliyor…

Ya da toplanmamış MYK adına “toplanır aynı isimleri yeniden deftere yazarız, olur biter” diye biliyor…

Yine MYK’da toplantı esnasında il yönetimi veya atamalarda anlaşma sağlanamıyor ama MYK’ toplantısından sonra genel başkan kendisi il yönetimine veya ilçe yönetimine isim yazabiliyor…

Hiç mi yasa ve tüzük bilen, hiç mi hukuka saygıdan haberdar bir kimse yok oralarda…

***

Türkiye yangın yerine dönmüş…

Büyük bir ekonomik kriz kapıda…

Türkiye, Suriye’yle savaşa sürükleniyor…

AKP, 12 Eylül’den beter bir baskı rejimi kurmuş…

AKP, bırakın Cumhuriyetin kazanımlarını, Cumhuriyetin bizzat kendisi yok etmeye çalışıyor…

CHP genel merkezi ise günlerce hangi il ve ilçeyi görevden alacağım diye hesap yapıyor…

İl veya ilçeye atanacak kişilerle ilgili kıyamet kopuyor…

CHP yönetiminin tek derdi, önümüzdeki kurultayda nasıl çıkarım oluyor…

Bu amaçla, bütün il ve ilçeler görevden alınıyor…

CHP’nin genetiği değiştirilmek isteniyor…

CHP, sağa çekilmek isteniyor…

Bu amaçla, devşirme kadrolarla iş yapılıyor…

Birçok CHP milletvekili işi gücü bırakmış örgütlerle uğraşıyor…

***

Bu yapı, CHP’yi yönetemiyor…

Dolayısıyla, durmadan MYK eskitiyor…

Şimdi Aralık’ta yeni MYK oluşacak deniyor…

Böylece, herkese elma şekeri dağıtılıyor…

Ama kriz çözülmüyor…

Tam tersine, kriz daha köklü ve yıpratıcı hale geliyor…

***

Kılıçdaroğlu, bu yüklerden kurtulmak zorundadır…

Kılıçdaroğlu kamuoyuna ve CHP örgütlerine verdiği sözü tutmak zorundadır…

Olağan Kurultaya daha en az bir buçuk yıl var… belki daha da fazla…

Daha olağan kurultay tarihi ilan edilmiş değildir…

CHP, bu yönetim ve bu tüzükle idare edilemez…

Ne kadar MYK’yı değiştirirseniz değiştirin…

Ne kadar il ve ilçeyi görevden alırsanız alın…

Ne kadar sesini çıkaran partili veya milletvekiline disiplin yolunu gösterirseniz gösterin…

CHP’yi yönetemezsiniz…

Yaşanan ideolojik, politik ve örgütsel krizden kurtaramazsınız…

Tek çözüm, tek yol…

Demokratik bir tüzük kurultayıdır…

Çarşaf listeyle yapılacak olağanüstü seçimli bir kurultaydır

***

Parti içi demokrasi isteyen, çoğulcu ve demokratik bir CHP isteyenler…

Emperyalist kuşatmaya, AKP diktatörlüğüne karşı top yekün direnişin öncüsü bir CHP isteyenler…

Hiç kimse sorumluluktan kaçmaz…

Ya bu görevi yerine getirirsiniz…

Ya da tarihi bir  suça ortak olursunuz…

Türkiye’nin kaybedecek zamanı yok…

CHP’nin kaybedecek bir zamanı yok…

İmambakır Üküş

İstanbul Gerçeği Genel yayın Yönetmeni

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları