loading
close
Dolar: 6,09 TL
Euro: 6,79 TL
Sterlin: 7,72 TL
SON DAKİKALAR

Günümüzde artık katı, bürokratik merkeziyetçi yapılar iflas etmiş durumda

Prof. Dr. Ahmet Özer
Tarih: 20.02.2019
Kaynak: Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

Ahmet Özer: Belediyeler istese kentsel sosyal altyapı yatırımları yapabilirler. Bir model olarak, insanı gelişme endeksine sahip, insan haklarına saygılı, hoşgörülü kapsayıcı ve erdemli kentleri yaratabilirler.

Toros Üniversitesi KEYAM (Kentleşme ve Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi), Bahçelievler Kampüsü Kültür Merkezinde, 22 Şubat 2018 tarihinde  “2019’a Giderken Yerel Yönetimler” konulu bir zirve gerçekleştirdi. Gerçekleşen zirveye Dişişleri Eski Bakanı ve SHP Genel başkanı Murat Karayalçın,  İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bursa Nilüfer Belediye başkanı Mustafa Bozbey, İzmir Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer,  Adana Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Kararlar, Antalya Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Muğla Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Toroslar BelediyeBaşkanı Hamit Tuna ve Ankara Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen katıldı.

Toplantıda konuşan Belediye Başkanları bölgelerinde yaptıkları hizmetlerden ve belediyecilik deneyimlerinden örnekler verdi. Toplantıya Mersin milletvekileri, büyükşehir belediye başkan vekili, ilçe belediye başkanları, siyasi parti başkanları, STK başkan ve temsilcileri, büyükşehir belediye başkan aday adayları, mütevveli heyeti başkanı, rektör, dekanlar, öğretim üyeleri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda öğrenci katıldı. Dört buçuk saat süren etkinlik İçel Tv, Kanal 33 ve Kent radyodan canlı yayınlandı.

 Bundan tam bir sene önce o toplantıda o gün açılışta şu konuşmayı yapmışım

"Toros Üniversitesi Kentleşme ve Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (KEYAM) “2019’a Giderken Yerel Yönetimler Zirvesine” hoşgeldiniz.  Değerli konuklar, bana Mütevelli Heyeti Başkanımız Sn Ali Özveren konuklara bakınca herkesin aklına gelebilecek şu soruyu sordu: “Sevgili Ahmet neden özellikle bu başkanlar, başkaları değil?”

“Şimdi kürsüden, huzurunuzda bu soruyu cevaplamak istiyorum. Çünkü benim öngörüme göre davet ettiğim bu bütün bu ilçe belediye başkaları bir sene sonra yapılacak yerel yönetimler seçiminde büyüğkşehir belediye başkan adayı olacak kişilerdır.” O gün orda bulunanlar bilir,  aynen böyle dedim.

(Şimdi o günden bu güne gelelim. O gün ben bu açıklamayı yaparken yerel seçimlere daha bir yıldan fazla zaman vardı. Ve herkesin bu gün gördüğü gibi davet ettiğim başkanlardan Çankaya belediye başkanı hariç diğer tümü kendi illerinde büyükşehir belediye başkan adayı oldular. E. İmamaoğlu İstanbul’a, T. Soyer İzmir’e, M. Böcek Antalya’ya, M. Bozbey Bursa’ya, Z. Karalar Adana’ya, H. Tuna Mersin’e büyükşehir adayı oldular. Muğla’ya aday olan Bodrum Belediye başkanı M. Kocadon önce açıklandı sonra geri alındı adaylığı.    Peki şimdi diyeceksiniz ki, nerden biliyordun, bir duyum mu almıştın? Hayır. Sadece yakından tanıdığım bu başarı arkadaşların aday olacağını tahmin ediyordum. Kendilerine başarılar dilerim.) Sonra konuşmama bugün için de geçerliliğini koruyan şu  sözlerle devam ettim:

Bugün çok ağır misafirlerimiz var.  Bizi kırmayarak davetimize icebet ettikleri için  bu değerli dostlarıma  üniversitemiz ve merkezimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bilindiği gibi yerel yönetimler, özellikle de belediyeler her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bunun birkaç nedeni var:

Birincisi nüfusla ilgili şehircilik şurasında nüfusumuzun %88’nin belediyelerde yaşadığı söylendi. Yakında geri kalan 51 ilin de Bütün Şehir yasasına tabi olduğu taktirde nüfusun %100’ü belediyelerde yaşamış olacak. Bu neden bile tek başına belediyelerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

  İkincisi; günümüzde artık katı, bürokratik merkeziyetçi yapılar iflas etmiş durumda. Bunun yerine ademi merkeziyetçi, özerk, katılımcı demokratik yerinden yönetim önem kazanıyor.

  Üçüncü olarak da şunu söylemem gerek BM uhdesinde 20 yılda bir gerçekleşen Gündem 21 ve Habitat toplantılarında yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin en az ülkeleri yöneten iktidarlar kadar önemli olduğunu tescillenmiş olmasıdır.

    Diğer bir husu da şudur bilindiği üzere neoliberal politikalar sonucu devletler ekonomiden el çekince soyal devlet anlayışı neredeyse çöktü. Ancak bir alan varki bundan azdedir. O da Belediyelerdir. Belediyeler istese kentsel sosyal altyapı yatırımları yapabilirler. Bir model olarak, insanı gelişme endeksine sahip, insan haklarına saygılı, hoşgörülü kapsayıcı ve erdemli kentleri yaratabilirler.  

Son olarak bildiğiniz üzere Türkiye’nin sosyo ekonomik, sosyo plitik, kültürel, etnik ve inanaçsal sorunları var. İnanıyorum ki eğer yerel yönetimler güçlendirilrse sadece beledi sorunları çözmekle kalamayacak, aynı zamanda bu sorunların çözümüne de büyük katkılar sunacaklardır.

   Peki bu güçlenmdirme işi nasıl yapılacak?

 Bir kere yerel yönetimlerin karşıkarşıya bulundukları idari, mali ve yasal sorunlar çözülmeli. İki yerel yönetimlere yetki ve sorumlulukla birlikte kaynak akatarılmalı. Çünkü yetki verip sorumluluk vermezseniz karal, sorumluk yükleyip yetki vermezseniz köle yaratırsınız. O nedenle yerel yönetimlere dişişleri, genel güvenlik, adalet ve mega projler dışındaki bütün işleri yetki, sorumluluk ve kaynaklarla beraber yerel yönetimlere verilmelidir. Böylece güçlü yerel yönetimler kentlerede yaşıyan kenttaşların sorunlarını çözecek onların haklarının ihyasını sağlayacak ki onlardan da görevelerini yerine getirmesini beklesinler.

Mart’a yerel seçimler var. Bu manada adayların da kent halkı nezdinde bir nevi görücüye çıkması lazım. Kenttaşlar  oy vermeden önce şuna dikkat etmeli: Aday olanların hdefleri nelerdir; bu hedeflere hangi projelerle ulaşacaklar; bu projleri hangi kadrolarla hayata geçirecekler, bunları bilmeli. Ayrıca açıklanan hedefler inandırıcı mı, projeler fzibil mi (yanı kaynakları ve geri döndüsü var mı, projeler halka ve insana dokunan projeler mi?)   Kadrolar liyakata mı yoksa eş dost ahbab çavuş ilişkisiyle mi belerlenmiş? Buna bakıp ona göre karar vermeli: Kendine ve kentine sahip çıkmalı bu kente yaşıyanlar. Geleceğimizi, partizanlık ya da boş hayaller veya parası olanın para saçarak yürütüğü boş propogandalarla heba etmemeliyiz. Bu gibi gerçekçi olmayan boş vaatlere bağlanmamalıyız. Geleceği gerçekten politikaya kente ve yerele değer katacak insanlarda aramalıyız;  siyasete değer katanlarda, siyatten medet ümmanlarda değil. 

Bunu başarabilirsek ne mutlu bize"

 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları