CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, ABD’de izlediği Reza Zarrab davasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Aksünger'in açıklamaları şöyle:
"Türkiye çok önemli bir dönemeç ile karşı karşıya. Uluslararası hukukun gereğini yapmadığından dolayı önümüze çok büyük sıkıntılar geleceğini daha önceden söylemiştik. Acaba Türkiye mi bedel ödeyecek yoksa gerçekten kurulmamış mahkemelerden kaynaklı olarak birilerine bedel çıkartılıp pazarlık mı yapılacak bununla ilgili? Bunun siyasi dava olduğunu, olacağını çok önceden söylemiştim. Türkiye’de hiçbir zaman mahkeme kurulmadı.17-25 Aralık derler aslında 17 Aralık meselesi bu. 25 Aralık farklı bir şey. Onun uzantıları uluslararası oldu. Bugün zaten ortaya çıkmıştı ama bir mahkeme yüzü hiç görmedi bunların hiç birisi. Hiçbir mahkemede aklanmak veya ceza almak gibi pozisyonda kimse olmadı.
"Halk Bankası’nın davaya dahil edilecek olması aşikardı, Hakan Atilla neden ABD'ye gitti?"
Garip sorular var. Mart 2016’da Zarrab niye gitti? Bu çok ilginç. Bütün görüntüleri gördüm çok rahat gidiyor hiç de tutuklanacak havasında değil. Bu rahatlık nereden geliyor? Acaba bir anlaşma için mi daha önceden planlanmış bir konu yoksa bir sürpriz mi bu? Bütün telefon kayıtlarını hiçbir direniş olmadan hatta şifrelerini, kayıtlarının hepsini federallere veriyor. Garip bir durum. Davaya baktığımızda sonrasında Halk Bankası’nın davaya dahil edilecek olması zaten içeride aşikardı. Peki ondan sonra Hakan Atilla neden gidiyor Amerika’ya? Gittikten sonra orada dolaşıyor. Bazı görüşmeler yapıyor. Sonrasında neden dönerken tutuklanıyor? Girerken tutuklanmıyor dönerken tutuklanıyor?
Türkiye’nin girdiği bu sıkıntı içerisindeki bir ayak oyunları da çok net gösteriyor. Bu dava Türkiye’yi sonunda öyle bir hale getiriyor ki bence şu anda, zaten getirdi. Bu konjonktürde Türkiye’nin bazı devletlere belki de belini bükmeye kadar getirecek. Bu bir şantaj davası kabul. Ama bu, davanın içindeki hepsinin aslında suçsuz olduğu anlamına da gelmez.
"Emine Erdoğan’ı dosyaya Rıza Sarraf’ın avukatları dahil etmiş"
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'eşimi de bu işin içine bulaştırıyorlar' demişti. Ben de garipsemiştim. Bu savcılar mı Emine Erdoğan’ı koymuş bu işin içine diye merak ettim. Araştırınca gördüm, Emine Erdoğan’ı o dosyaya dahil eden Rıza Sarraf’ın avukatları. TOGEM-DER’in yetkilileri tarafından söylenen bizim kurucumuz Emine Erdoğan diyorlar. 150’ye yakın yardım yapılmış Sarraf tarafından bu derneğe. Dosyanın içine Emine Erdoğan’nın da fotoğrafı konmuş Sarraf’ın avukatları tarafından. Gördüğüm kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti devleti anlaşmalar yapmış, bir kısmı lobi anlaşmaları bir kısmı avukatlık anlaşmaları. İlginç bir şey var. Halk bankası var, devleti korumak için bir şeyler yapıyoruz yaklaşımı olabilir. Halk Bankası'nın avukatları var Hakan Atilla yakalandıktan sonra konuya müdahil olmuyor, bizi ilgilendirmez dediğiniz o zamanda avukatlarla anlaşma yapıyorsunuz. Bu davaların dışında lobi yapsın diye bazı kişilerle anlaşma yapılıyor. Finans kuruluşu gibi görünen bir şirketle anlaşma yapılmış. Bu Trump'a yakın bir şirket. Mesela 2 milyon dolara anlaşılmış, ucu açık şekilde de masraflar denilmiş. Masrafların ne kadar olacağını kimse bilmiyor. 50 ya da 100 milyon dolar olabilir deniliyor. Bu para hangi bütçeden veriliyor bunu göremiyoruz.
"Hakan Atilla sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu"
Rıza Sarraf’ı gergin gördüm. Mehmet Hakan Atilla gergin değildi sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Sarraf’ı ilk gördüğümde şaşırdım. İnanılmaz zayıflamış. Zafiyet geçirmemiş ama sanki bir forma girmiş bir sağlık yerine götürmüşler inceltmişler tarzında bir durumu vardı. Çok daha genç bir adam dönmüş. Tedirginliği çok belliydi. Dönüp dönüp arkasına bakıyordu.
Dava 27 Kasım'da
Dava şu şekilde sürecek. 15 tane tanıktan bahsedildi daha fazla da olabilir bilmiyorum. Savunma 30 Ekim’e kadar dosyaya bütün gerekli olanları koyacak. 27 Kasım saat 9.30’da bu dava tekrar başlayacak.
"Herkesle bir pazarlık yürüyor ortada"
Türkiye’yi yönetenleri ilgileniyorlar, orada çok ayrıntılı görüşmeler yapıyorlar. Herkesle bir pazarlık yürüyor ortada. Soru şu, acaba burada kim mahkum olacak? Türkiye mi mahkum olacak? Yoksa gerçekten de bir adalet yüzü görecek de birileri Türkiye Cumhuriyeti devleti mahkemelerindeki o olması gerekirken yapmıyorlar. Orada bir mahkumiyet kararı çıkarsa adaleti biz orada mı arayacağız?
Bu dava Türkiye’ye bedel ödetmemeli. ’komplo’ diyenlere komployu siz yapmışsınız diyorum. Bu dava kurgulanırken bir sürü insanın içinden çıkartıldığını gördüm. Bu davanın ucu patron kimse ona dayanır. Davanın soruşturma dosyasında patron var."
Vişne Haber Ajansı