Adalet Nöbeti'ne gazlı saldırı

DTK tarafından Roboski'de düzenlenen 'Adalet Nöbeti'ne askerler tazyikli suyla müdahale etti...
DTK tarafından Roboski'de düzenlenen 'Adalet Nöbeti'ne askerler tazyikli suyla müdahale etti.
Roboski'de dün akşamdan, bu sabaha kadar devam eden adalet nöbetinin ardından bir basın açıklaması yapıldı.
Yürüyüşten önce yapılan basın açıklamasını okuyan DTK Eş Genel Başkanı Aysel Tuğluk katliamın üzerinden 6 ay geçmiş olmasına rağmen soruşturmada bir arpa boyu yolun alınamadığını söyledi.
İmha politikaları sona ermedi
Katliamın üzerine ciddiyetle gidilmediğini ifade eden Tuğluk, katliamın olduğu günden bu yana Türkiye'de demokrasi saatinin hızla geriye gittiğini kaydetti. "Katliamın ardından soruyoruz hani imha politikaları sona ermişti? Bu katliam imha politikalarının bir parçasıdır" sözlerini kullanan Tuğluk, katliamın üzerini örtmeye çalışmanın insani olmadığını anlattı. Katliamın üzerini örtenlerin de katliamı gerçekleştirenler kadar sorumlu olduğunu sözlerine ekleyen Tuğluk, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'nın Roboski ile ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Başbakan Erdoğan'ın 'bombalama görüntülerini ben de izledim' sözlerini hatırlatan Tuğluk, "Başbakan diyor ki görüntülerde kim oldukları anlaşılmıyordu. Yani kim olduğunu bilmediği insanları bombaladılar. Başbakan bu söylemleriyle katliamı itiraf etmiştir" dedi.
Acılar parayşla değiş tokuş edilir mi?
Başbakan'ın tazminat sözlerine de tepki gösteren Tuğluk, acıların parayla değiş tokuş edilemeyeceğini vurguladı.
Katliamı konuşan, anlatan kesimlere Başbakan'ın tepki göstermesini de değerlendiren Tuğluk şunları söyledi: "Vicdanlı insanlar olarak onur mücadelesi vermek dışında elde ettiğimiz, etmek istediğimiz bir şeyler yok. Asıl biz Başbakan'a soruyoruz 6 aydır Uludere'yi gündemden silmeye çalışarak ne elde etmeye çalışıyor? Başbakan rant gözlüklerini çıkarıp, vicdan gözlüğünü taksın." Katliam emrini verenlerin açıklamasını istediklerine dikkat çeken Tuğluk, Kürt halkının acılarını yok sayan iktidar söylemlerin halkları ayrıştırdığını söyledi. Kürt halkının Roboski katliamı ile kendisini yalnız hissettiğini ve devlete olan güvenini tamamen kaybettiğini ifade eden Tuğluk, Roboski katliamının bireylerin vicdanı için turnusol kağıdı olduğunu anlattı. Roboski'nin hükümet için demokrasi sınavı olduğunun da altını çizen Tuğluk, "Başbakan'a buradan sesleniyoruz. Evet bizler yatıp kalkıp Uludere demeye devam edeceğiz. Sen katliamcı bir Başbakan olarak anılmak istemiyorsan bu sorunu çöz" diye konuştu.
Roboskililere gazlı müdahale
Açıklamanın ardından yüzlerce köylü, milletvekilleri, demokratik kitle örgütleri, sendika ve siyasi parti temsilcileri hep birlikte yürüyüşe geçti. Köy çıkışında İl Jandarma komutanının az sayıdaki asker ile yürüyüşü engelleme çabaları sonuçsuz kaldı. Komutanı dinlemeyen kitle yürüyüşe devam etti.
"Katil Erdoğan", "Kimyasal Necdet hesap verecek", "Roboski'yi unutma unutturma" sloganları atarak yürüyen yüzlerce kişi ikinci bir barikatla karşılaştı. Çok sayıda askerin ve panzerin köylülerin yolunu kesmesi sonrası köylüler başka bir yoldan yürüyüşlerine devam ettiler.
Üçüncü defa köylülerin yolunu kesen askerler bu defa kitleye gazlı suyla müdahale etti. Çok sayıda kişinin yerlere düşmesine ve gazdan etkilenmesine neden olan müdahale sonucu baygınlık geçirenler oldu. Gazlı müdahaleye kısa süreyle taş atarak karşılık veren bazı köylüler, askerlere tepki gösterdiler. Müdahalenin olduğu sırada İl Jandarma Komutanı'nın 'Adalete güvenin', 'Devletinize güvenin', 'acınız acımızdır' anonsları ise Roboskili annelerden tepki gördü.
Kimlikler çamura atıldı
Saldırının ardından dağılmayan kitle uzun süre olay yerinde sloganlar atarak bekledi.
Askerlerin 'geçişinize izin vermeyeceğiz' anonsları sonrası birçok Roboskili kimliklerini çamurlu suya attılar. Bu ülkenin vatandaşı olmaktan utandıklarını söyleyen Roboskililer, 'adalete güvenin' anonsu yapan komutanın sürekli kendilerini tehdit ettiğini anlattılar.
Batıda yürekler Roboski için atıyor
Saldırının ardından burada da açıklamalar yapıldı. İlk açıklamayı yapan ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ saldırıya tepki gösterdi. Roboskilerin kendi hakları ve özgürlükleri için direndiğini belirten Yüksekdağ, Türkiye'nin farklı kentlerinde de Roboski için eylemlerin olduğunu söyledi. İnsanların yüreklerinin Roboskililer ile birlikte attığını ifade eden Yüksekdağ, "Bu saldırıları yapanlara Türk Devleti diyorlar. Ben bir Türk olarak utanıyorum. Bu politikalar ile nereye kadar gidebilecek devlet" sözlerini kullandı.
Batıda yaşayanlara seslenmemiz gerekiyor
Emek Partisi MYK üyesi Mehmet Türkmen de saldırıyı kınayak, asıl olarak Batı'ya seslenmeleri gerektiğini söyledi. Batıda yaşayan Türk işçilere, emekçilere ve ülkenin tüm demokrasi güçlerine birlikte mücadele çağrısı yapan Türkmen, her güne yeni katliam ve tutuklama haberleriyle uyandıklarını belirtti. AKP'nin zulüm düzeninin diktatörlükleri aratmadığına dikkat çeken Türkmen, tüm bu olayların içerisinde Roboski'nin ayrı bir öneme sahip olduğunu ve Roboski katliamının Türkiye'nin vicdanı olması gerektiğini anlattı.
"Uzun yıllar sonra bu ülke nasıl yönetildi diye bakıldığı zaman Roboski bu ülkenin sicili olacaktır" sözlerini kullanan Türkmen şunları söyledi: "Bu zamana kadar Kürt halkıyla, özgürlük hareketiyle dayanışma içerisinde olduk, acıları paylaştık. Ancak zaman sadece dayanışma zamanı değil birlikte mücadele etme zamanıdır. Özgürlüğüme sahip çıkma meselesidir. Sesini çıkaran herkes tehdit altında bu şartlarda AKP'ye karşı birlikte mücadele etmek boynumuzun borcudur." Roboski'ye sahip çıkmayanların insani tutumlar alamayacağını belirten Türkmen, Emek Partisi olarak hem Kürdistan'da hem de ülkenin batısında Kürt sorununun ve katliamların tüm emekçilerin sorunları olarak görülmesi ve çözülmesi için çalışmalara devam edeceklerini kaydetti.
Yürüyüşün engellenmesinin ardından kitle mezarlığa ziyarette bulundu.
Evrensel
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












