CHP Antalya Milletvekili Av. Gürkut Acar; Atatürk'ün vasiyetine hainlik yapılıyor...
CHP Antalya Milletvekili Av. Gürkut Acar, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’ndaki yeni yapılanma ile Atatürk’ün vasiyetine darbe vurulduğunu belirterek, “AKP iktidarı Atatürk’ün mirasına hainlik yapmaya devam ediyor” dedi. Acar, Sayıştay’ın içi boş raporlar yazarak kamu kaynaklarını israf ettiğini belirterek, “150 yıllık Sayıştay, örtülü ödeneğe kılıf hazırlıyor” dedi.
CHP’li Acar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu 2014 bütçe görüşmelerine katılarak bir konuşma yaptı. Sözlerine “Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala” şiirini hatırlatarak başlayan Acar, “Nazım, neyin vatan hainliği olduğunu çok iyi anlatır. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’ndaki hainlik ise gerçek bir hainliktir ve hala devam ediyor. 2011 yılında Meclis’in açıkken çıkan kararname ile bu kurumların kurucusu Mustafa Kemal’e yapılan hainlik sürmektedir. Bu kurumlara ilk darbeyi vuran 12 Eylül darbecileri, Atatürk ile ilgili bağını gizleme, örtme gereği duymamışlar. Ama siz bu kurumlarla Atatürk’ün bağını gizlemeye, örtmeye devam ediyorsunuz. Kararname’de Atatürk, bu kurumların gelirleri bölümünde geçiyor. Bu ayıptır. Bu ayıp 2 yıldır sürdürülüyor. Biz de bu ayıbı unutmamaya, unutturmaya devam edeceğiz” dedi.
ÖRTÜLÜYE KILIF
Sayıştay 15-20 sayfalık raporlarında bu iki kurumun bütçesi ile ilgili tek bir satır bile bulunmadığını vurgulayan Acar, “Tek bir rakam yok, tek bir veri yok. Şok oldum. koskoca Sayıştay, 150 yıllık bir denetim kurumu, halkın vergisinin nereye nasıl harcandığını denetlemesi gereken kurum, ‘herşey kılıfına uygun’ demek için 10-15 sayfalık metinler yazmış. Sayıştay en azından bunun hesabını vermelidir. Bu israfın bu ziyanın hesabını vermelidir. Yani bir şey yok demek için 15 sayfa yazı mı yazılır. ‘başbakan bilir, hükümet işini bilir, ya da her şey kılıfına uygun’ yazın. Ama 15 sayfa yazmayın hiç olmazsa vatandaşa bir zarar daha vermeyin. ayıptır, yazıktır günahtır” diye konuştu. Acar, şunları söyledi:
“Başbakanlık raporuna baktım. Örtülü ödenek ile ilgili uzun uzun açıklamalar yapılmış. Başlangıç ile yıl sonu karşılaştırması yapılmazmış. Güvenlik olayları öngörülemezmiş. Sayıştay’a ne bundan? Sayıştay’ın örtülü ödeneği denetleme yetkisi var mı? Yok. Örtülü ödenek tartışılıyor ya Sayıştay, Başbakan’ı savunma ihtiyacı duyuyor.
Başbakan’a kılıf hazırlıyor. Ayıptır. Denetim yetkiniz olan konularla ilgili mevzuat dışında tek satır yazı yazmayacaksın, Denetim yetkin olmayan bir hususla ilgili, örtülü ödenekle ilgili açıklama yazacaksın. Bu 150 yıllık kurumun ne hale getirildiğinin göstergesidir. Sayıştay başbakanlığın bir dairesi değildir. Sayıştay başbakanın örtülüsünün bekçisi değildir. Türkiye’de tuz kokmuştur. Tablo budur.”
AKP TARİHİ YENİDEN YAZMAK İSTİYOR-
Türk Tarih Kurumu’nun, simgesinden “çiftbaşlı kartal”ın çıkarılması, “Padişah sempozyumları” gibi uygulamaları ile gündemde olduğuna dikkat çeken Acar, “Bu kurumun kurucu büyük Atatürk, diyor ki: ‘Tarih yapmak kadar, tarih yazmak da önemlidir. yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır’. Şimdi Cumhuriyet tarihi, başbakan ve bakanları tarafından yerden yere vuruluyor. her fırsatta Atatürk ve İnönü’ye saldırılıyor, Osmanlı dönemi göklere çıkarılıyor. Tarih Kurumu da hükümetini boşa çıkarmamak için padişahlar sempozyumu yapıyor. Vahdettin konuşulurken, Büyük Atatürk’ün Nutuk kitabı da orada olacak mı ben merak ediyorum. Hükümetin tarihi yeniden yazma gayreti açıktır. Atatürk adının silinmeye çalışılması, İnönü’ye saldırılar, T.C.’nin kaldırılması bunun kanıtıdır. Devlet nişanlarından Atatürk’ün, T.C.’nin kaldırılması bunun kanıtıdır. Aklaştırılan Tarih Kurumu da bunun malzemelerini hazırlıyor. Çiftbaşlı kartal simgesinin kaldırılması tartışması da bunun uzantısıdır. 80 yıllık kurumların simgelerine bile tahammül edilmiyorsa daha ne diyelim. İstiyorsanız kendinize bir tarih kurumu yapın, oraya istediğiniz simgeyi de koyun. Ama Atatürk’ün kurduğu, O’nun mirasından para alarak, tarihi yeniden yazmaya kalkmayın. Tarih Kurumu’nun bugün yapacağı en hayırlı şey, Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı, Cumhuriyet’i, Cumhuriyetin ilk yıllarını, laikliği, laikliğin tarihini hükümete anlatmasıdır” dedi.
TÜRKÇE’YE DARBE
“Türk Dil Kurumu da aklaşma yolunda ilerliyor” diyen Acar, dilin bir milletin birlik ve bütünlüğünü sağlayan en güçlü bağ olduğunu vurguladı. Bugün Türkçe’nin “tu kaka” ilan edildiğini, Türkçe’ye yeni harfler eklendiğini kaydeden Acar, şöyle devam etti:
“Q, x, w harflerinin eklenmesi basit bir harf değişikliği değildir. Türk Milleti’nin ortak dili olan Türkçe’yi bozmak amaçlıdır. Tava sözcüğü tawa olarak, cezve sözcüğünü cezwe olarak, Mustafa Kemal sözcüğü Mustafa Qemal olarak mı yazılacak? Bu ayrışmayı, ayrımcılığı getirmeyecek mi? Özel okullarda ilköğrenim çağında ana dilde eğitim, millet olma bağını güçlendirecek mi, zayıflatacak mı? Türk Dil Kurumu, dilin bir bağ olduğuna inanıyor mu? Üç yeni harf ne sonuçlar doğuracak, anadilde eğitim ne getirecek? Tek bir ses yok. Ama çapulcuya yeni karşılık var. Çapulcu : düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı demekmiş. Seçilen örnek de çok uygun. Başbakan’ın çok sevdiği, kindar ve dindar gençliğin tarifini yapan Necip Fazıl Kısakürek’in bir sözü. Başkası olsa şaşırtıcı olurdu. Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Büyük Atatürk’ün öncülüğünü yaptığı, bizzat kurdurduğu Cumhuriyet’in en eski kurumlarıdır. Büyük Atatürk, bu kurumlar devlet dairesi olması, hükümetlerin yandaşı olmasın diye mirasından pay bırakmıştır. Ama ne yazık ki önce darbeciler, şimdi de AKP iktidarı bu vasiyeti çiğnemektedir. Nazım vatan hainliğine biz de bu gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Türk halkı elbet bu hainlikleri mutlaka görecek ve cezasını verecektir.”
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli