loading
close
Dolar: 5,76 TL
Euro: 6,38 TL
Sterlin: 7,05 TL
SON DAKİKALAR

Ankara Büyükşehir Belediyesi: Merkezi yönetim toplu taşımadan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini belediyelerin üzerine bırakıyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi: Merkezi yönetim toplu taşımadan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini belediyelerin üzerine bırakıyor
Tarih: 31.07.2019 - 16:40
Kategori: Yerel

Ankara Büyükşehir Belediyesi, metro yapım maliyetinin ödenmesi kuralının değişmesi gerekçesiyle, bakanlığa 2019 yılı için 226 milyon lira ödeneceğini duyurdu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi yayınladığı "Metro yapım giderlerinin geri ödeme usullerinde yapılmış değişikliklerin Anakara Büyükşehir Belediyesi bazında incelennmesi" başlıklı bir rapor yayınladı.

Raporda daha önce yapımı belediyeden Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığına devredilmiş metroların maliyetleri, belediye tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına ödendiği, belediyelerin bu bedeli, metro tamamlandıktan sonra, o metronun gelirlerinin yüzde 15’ini aşmayacak bir şekilde taksitlerle bakanlığa aktarıldığı, Mayıs 2019’da yapılan değişiklikle, bu bedellerin artık metronun gelirinden değil, belediyenin ‘genel bütçe vergi gelirinden’ tahsil edilmesine karar verildiği bilgisi yer alıyor. 

Raporda yer alan bilgiler şöyle:

"Projenin bazı bölümlerinin işletmeye açılması halinde projenin tümünün tamamlanması/mülkiyetinin devredilmesi beklenilmeksizin borç ödemelerinin başlatılması; proje maliyet bedellerinin metro gelirleri yerine her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılacak paylar üzerinden tahsil edilmesi ilkesi getirilmiştir. Kesinti oranı 01.05.2019 tarihli ve 30761 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve aynı gün yürürlüğe girmiş olan 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yüzde 5 olarak belirlenmiştir.

Mevzuat değişikliği üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılmış açıklamada; “Belediyelerin metro gelirlerine el konularak belediyelerin çalışamaz hale getirileceği” iddialarının gerçeği yansıtmadığı, yeni düzenlemeyle metro gelirlerinin tümüyle belediyelere bırakıldığı, borç ödeme işlemlerinin kolaylaştırıldığı, borçların vadesinin uzatıldığı değişikliğin yerel yönetimlere katkı sağladığı” ifade edilmiştir. 

Ancak bu açıklamalar gerçeği yansıtmamakta, kamuoyu hatalı bilgilendirilmektedir.

Bu hususlar aşağıda maddeler halinde özet olarak belirtilmiştir:

-Metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri yapım ve işletim işi bir kamu hizmetidir. Metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin yapım ve işletme maliyetlerinin çok yüksek olması sebebi ile söz konusu işler, özel sektörün ilgi alanı dışında kalmaktadır. Nitekim Ankara’da yapımı planlanan ilk hat olan Kızılay-Batıkent metrosunun Yap-İşlet-Devret yöntemiyle kurulan bir şirket aracılığıyla gerçekleştirilmesine yönelik 1989-1991 yılları arasında gerçekleştirilen denemeler/çabalar sonuç vermemiş, anahtar teslimi ihale yöntemine dönülmek zorunda kalınmıştır. Büyük maliyet gerektiren metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri yapımını sadece yerel yönetimlerin kendi güç ve kaynakları ile de yerine getirmek mümkün değildir. Bu yüzden merkezi yönetimin özellikle metro hatlarının yapımı ve makine aksamının temini konularında belediyeleri maddi olarak desteklemesi gerekmektedir. Bu nedenle merkezi yönetimin, başta uygun koşullarla uzun vadeli kredi temini olmak üzere belediyelere yardımcı olması gerektiği açıktır.

- Kamusal bir hizmet olan metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri taşımacılığı kârlı bir sektör değildir. Bu işin kârlı olmamasının birçok nedeni bulunmaktadır.

Bu nedenlerden bazıları;
-Toplu taşıma’nın bir “kamusal görev” olması ve kent halkının tümünün ekonomisini yakından ilgilendirmesi nedeniyle taşıma ücretlerinin tespiti sırasında maliyetler, kâr oranları gibi unsurlar yeterince dikkate alınmamaktadır. Oluşan maliyet artışları özel sektörde olduğu gibi fiyatlara kolaylıkla yansıtılamamaktadır. Örneğin, metro bilet ücretleri son olarak 06.01.2017 tarihinde belirlenmiştir. Aradan geçen 2,5 yıl içinde ülkemizde hemen her şeye zam yapılmış olmasına rağmen metro bilet ücretlerinde bir artış yapılmamıştır.

-Yasal düzenlemeler ve toplu taşımacılık hizmetlerinin gereği olarak, yolcuların bir bölümünden (65 yaşını dolduranlar, gazi ve eşi, şehit dul ve yetimleri, harp veya vazife malulleri, sarı basın kartı sahipleri, emniyet ve jandarma personeli, belediye zabıtası, engelliler, Harcırah Kanununa göre memuriyet mahalli dâhilinde seyyar olarak vazife gören tahsildar, posta dağıtıcısı vb.) ücret alınmamaktadır.

-Öğrenci, öğretmen, 60 yaşını doldurmuş vatandaşlar vb. için de indirimli tarife uygulanmaktadır.
-2018 yılını kapsayan veriler dikkate alındığında, EGO Genel Müdürlüğüne ait otobüslerle seyahat edenlerin %27,7’sinin; metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri hatlarında seyahat edenlerin ise %18,40’ının ücretsiz seyahat ettiği anlaşılmaktadır. Yasadan kaynaklı olarak ücretsiz/indirimli tarifeden verilen taşıma hizmetleri karşılığında merkezi yönetim tarafından, özel halk otobüsü işletmecilerine otobüs başına aylık 1.330 TL destek ödemesi yapılırken benzer bir ödeme EGO’nun çalıştırdığı otobüsler için yapılmamaktadır. Bunların EGO Genel Müdürlüğüne önemli bir maliyet yüklediği, EGO’nun bu yükü taşıyamayacağı, zarar edeceği açıktır. Nitekim EGO, yıllardır sürekli zarar etmekte ve zararları Büyükşehir Belediyemiz tarafından sağlanan kaynaklarla finanse edilmektedir. 

-Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılan/tamamlanan metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri proje maliyet bedellerinin geri ödemelerinde metro gelirlerinin %15’i yerine genel bütçe vergi gelirlerinin %5’i oranında kesinti yapılmasına ilişkin düzenlemeler gerçekleştirilen Bakanlık ile EGO Genel Müdürlüğü arasında özel hukuk hükümleri kapsamında 25.04.2011 tarihinde imzalanmış protokoller yok sayılmıştır. 4 Bu suretle sözleşme özgürlüğü engellenmiş, sözleşmeler tek yanlı değiştirilmiş, kazanılmış haklar göz ardı edilmiş, protokol düzenlenmesi sırasında kabul edilemeyecek ağır koşullar dayatılmış, sonuç itibariyle hukuka aykırı bir düzenleme yapılmıştır. 

-Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılıp belediyelere projeler tamamlanmadan veya mülkiyet devri yapılmadan sadece işletilmesi amacıyla devredilip belediyeler tarafından işletilen metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri proje maliyet bedellerinin geri ödemelerinde belediyeler arasında borç yükü yönünden bir ayrım yapılmamıştır. Proje maliyet bedelleri, metro gelirleri dikkate alınmaksızın, genel bütçe vergi gelirlerinden %5 oranında kesinti yapılarak tahsil edilmeye başlanmıştır. Böylesi bir uygulama adil olarak tanımlanamaz. Eşit/adil bir uygulama, ancak yapılacak kesintilerin metro gelirlerinin büyüklükleri ile orantılı tespit edilmesi halinde mümkündür. Aksi halde kısa mesafeli metro hattı yaptırmış (dolayısıyla borç miktarı fazla olmayan) belediyelerin borçlarını daha kısa sürede ödeyeceği, bunun da belediyelere merkezi yönetim tarafından verilmiş kısa vadeli kredi desteğinden öteye gitmeyeceği ve amaca hizmet etmeyeceği açıktır. Belediyelerdeki metro hatları yapım işlerini de olumsuz etkileyecek bu uygulamanın hızla düzeltilmesinde yarar bulunmaktadır. 

-Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılmış açıklamanın aksine metro yapım giderlerinin geri ödemelerinde genel bütçe vergi gelirlerinden %5 kesinti yapılması uygulaması belediyelerin lehine bir durum değildir. Konunun yeterince incelenmeden açıklama yapılmış olduğu görülmektedir. Bakanlık açıklamasındaki iddiaların aksine, merkezi idarenin, metro projelerinin ortalama 20-25 yıllık amortismana tabi uzun vadeli yatırımlar olduğunu göz ardı ederek, metro gelir gider hesaplarıyla hiçbir bağlantı kurmadan hızlı bir şekilde ve kolay yoldan tahsil etmek istediği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere genel bütçe vergi gelirinden ayrılan paylar, belediyelerin temel gelir kaynağıdır. Ankara Büyükşehir Belediyemizin 2018 yılında gerçekleşmiş genel bütçe vergi gelirleri toplamının 4.191.619.836 TL olduğu dikkate alındığında belediyemizin genel bütçe vergi gelirlerinin %5’i oranındaki kesinti yüzdesin yüksek bir meblağa karşılık geleceği açıktır. Metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri kârlı bir işletme olmayıp, her yıl sürekli zarar etmektedir.Taşınan yolcu sayısı yüksek olmasına karşın EGO Genel Müdürlüğünün ücretsiz/indirimli/aktarmalar nedeniyle 2018 yılında kişi başına taşıma ücreti, ortalama 1,70 TL olmuştur. 5 İşletmenin zararları her yıl Büyükşehir Belediyemiz tarafından sübvanse edilmektedir. Bu yüzden Bakanlıkça halen tamamlanıp mülkiyeti devredilmemiş olmakla birlikte işletmesi belediyemize devredilmiş yeni hatlar bir yana, belediye tarafından yapılmış olanlar dâhil şehir içi raylı sistemlerin tümünün brüt gelirleri dahi genel bütçe vergi gelirlerinden kesilecek olan %5 kesinti tutarını ancak karşılayabilmektedir. Bu nedenle, merkezi yönetimin belediyelerin metro gelirlerini tümüyle belediyelere bırakmış olduğu, iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesinin genel bütçe vergi gelirlerinden %5 kesinti yapılması nedeniyle tüm metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri mülkiyet ve işletmesini merkezi idareye devretmesi halinde %5 oranındaki yüklü kesintiden ve EGO Genel Müdürlüğüne yaptığı sübvansiyonlardan kurtulacağı için Büyükşehir Belediyemizin mali yönden daha avantajlı bir durumda olacağı anlaşılmaktadır.

2018 yılı gerçekleşmiş/kesin rakamlarına göre yıl içinde EGO Genel Müdürlüğü 212 milyon TL bütçe açığı vermiş, EGO Genel Müdürlüğüne Büyükşehir Belediyesinden 345,2 milyon TL borç verilmiş, şehir içi raylı sistemlerle 26 milyonu ücretsiz olmak üzere toplam 141,5 milyon yolcu taşınmış; 70,7 milyon TL’si Bakanlık tarafından yapılan hatlardan olmak üzere toplam 233,2 milyon TL gelir elde edilmiştir. Diğer yıllara ait gerçekleşen veya tahmin edilen rakamlar üzerinden de benzer sonuçlara ulaşmak olanaklıdır.

Dolayısıyla %5 kesinti uygulamasının savunulacak bir yanının olmadığı, bu suretle Merkezi Yönetimin toplu taşımadan kaynaklanan tüm yükümlülüklerini belediyelerin üzerine bıraktığı, Merkezi Yönetimin toplu taşıma hizmetlerinin sorumluluğundan açıkça sıyrılmak istediği görülmektedir. Bu uygulamanın belediye hizmetlerini de olumsuz etkileyeceği, beklenmedik bu gelişmeler nedeniyle belediyelerin ödeme güçlüğü içine düşecekleri açıktır. Belirtilen nedenlerle mevcut uygulamanın yerine getirilmesinde ve sürdürülmesinde büyük güçlükler bulunduğundan genel bütçe vergi gelirleri üzerinden %5 kesinti uygulamasından vazgeçilerek metro gelirlerinin dikkate alındığı eski sisteme dönülmesinde veya %5 kesinti oranının eski sisteme göre ödenmesi gereken tutara karşılık gelen makul seviyeye çekilmesinde zorunluluk bulunduğu, mevcut %5 kesintinin geçmiş yıllara göre 20 kat fazla olması nedeniyle makul oranın binde 2,5 (0,05/20) seviyelerinde olduğu değerlendirilmektedir."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları