Cumhurbaşkanı ve Başbakanlıktan katılım yok, temsilci yok, celenk yok...
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe, son yolculuğuna uğurlandı.
Cumhurbaşkanı ve Başbakanlıktan katılım yok, temsilci yok, celenk yok...
Sakarya'nın Akyazı ilçesi yakınlarında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Adatepe'nin, Türk bayrağına sarılı naaşı, cenaze namazı için ikindi vakti sıralarında Teşvikiye Camii'ne getirildi. Cenaze törenine Adatepe'nin oğlu Ahmet Kemal Doğançay'ın yanı sıra, Adatepe'nin yakınları ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, CHP eski genel başkanı Onur Öğmen, CHP Kadın Kolları Genel başkanı Hilal Dokuzcan, CHP Gurup başkan vekili Akif Hamzacebi, CHP Genel Başkan Yardımcıları, Bihlün Tamaylıgil, Umut Oran, MHP başkan yardımcısı Oktay Vural, CHP İstanbul milletvekilleri, Ayşe Gülsün Bilgehan, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Süleyman Çelebi, CHP Sakarya milletvekili Engin Özkoç, Kartal belediye başkanı Altınok Öz, Sarıyer belediye başkanı Şükrü Genç, Avcılar belediye başkanı Mustafa Değirmenci, Adalar belediye başkanı Mustafa Farsakoğlu,CHP İstanbul gençlik kolları başkanı Ali Gökçek, İş adamı Kamber Doğan, www.istanbulgercegi.com haber sitemiz genel yayın yönetmeni İmambakır Üküş de katıldı.
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün Teşvikiye Camisine gelmemesi dikkatlerden kaçmadı...
Kazada yaralanan ve Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisi devam eden Adatepe'nin eşi Emin Öke Adatepe ise cenaze törenine katılamadı.
Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Ülkü Adatepe'nin naaşı, omuzlara alınarak defnedilmek üzere Zincirlukuyu Mezarlığı'na götürüldü.
Diğer taraftan, Teşvikiye Camii'nin bulunduğu caddeye, Şişli Belediyesi tarafından, Ülkü Adatepe'nin, Atatürk ile birlikte çocukken çekilen fotoğrafının bulunduğu, "Atamız'ın yadigarı Ülkü Adatepe'yi kaybettik, başımız sağolsun" yazılı bir afiş asıldı.
"O kaza normal değil..."
Ülkü Adatepe'nin oğlu Doğançay, cenaze töreninde gazetecilerin kazaya ilişkin sorularını yanıtlarken annesinin aracını kullanan şoförün dikkatli gitmesi gerektiğini ifade etti. "Düz yolda o kazanın o şekilde olması normal değil" diyen Doğançay, "Bu şundan olur. Ya şoför uyumuştur, ya da aşırı sürat vardır. Annem kolu kırıktı, tedavisi yapılmıştı. Hasta bir kadın taşıyorsun. Türkiye'nin büyük bir değerini taşıyorsun. Bu insanı taşırken değerini bileceksin. Bu çok önemli bir mesuliyettir. Yavaş gidilmesi, dikkat edilmesi gerekirdi" dedi. Doğançay, şoförün hatalı olup olmadığına ise bilir kişinin karar vereceğini, ancak böyle bir süratin olmaması gerektiğini belirterek, "Eğer ortada bir şey yokken araç kendi devrilmişse her şey apaçık ortadadır" ifadelerini kullandı. Doğançay, gazetecilerin, aracı kullanan şoförden şikayetçi olup olmayacaklarına yönelik soruları üzerine, "Buna daha sonra karar vereceğiz. Şu anda acımızı yaşıyoruz" dedi.
Vişne Haber Ajansı