PKK ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmada şarapnel parçasıyla ölen Aziza Çetin'in ailesi konuştu...
Hakkâri’nin
Çukurca ilçesi sınırları içindeki Kazan Vadisi’nde dört gün önce güvenlik güçleri ile
PKK arasında çatışma sırasında şarapnel parçalarının isabet etmesi nedeniyle yaşamını yitiren 38 yaşındaki Aziza Çetin’in eşi Hızır Çetin, “Eşimi
Suriye değil devletin topu öldürdü. Devletin bizden özür dilesin” diyor.
70 haneli Kazan Köyü, 1994’te boşaltıldı. 2002’de Çetin kardeşlerin de aralarında olduğu 20 kadar aile geri döndü. Hızır ve Aziza Çetin’in sekiz çocuğu vardı. Okuyan çocuklarını Hakkâri’ye göndermişlerdi. Ailenin 20 civarında davarı 40 kadar da kovanı vardı. Her şey yolunda gibi görünüyordu. Taa ki 15 Ekim’e kadar. O gün köye dört top mermisi düştü. Biri patlamadı. Otopsi raporuna göre, kenarları kısmen düzenli, gri metalik renkli 5 gram ağırlıkta ve 2 cm çapındaki şarapnel parçası Aziza Çetin’in kafatası boşluğuna saplandı. Ölüm, beyin kanaması ve ağır beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldi. Çetin hastane yolunda hayatını kaybetti.
Üç beş dakika
Olayın tanığı ve Aziza’nın kayınbiraderi Nasrettin Çetin, olayı Radikal ’e şöyle anlattı: “Birincisi geldiğinde, hepimiz evimizdeydik. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk ki ikincisi üçüncüsü geldi. Sonra bir sarsıntı oldu sarsıntı oldu. Gördüğüm son şey yengemin 1,5 metre yanımda olduğuydu. Sola savruldu düştü. Bütün anlatımlarım üç dört dakikada oldu bitti. Evin arkasındaki yüksek tepede askerler vardı; bizi görüyorlardı. İlk atıştan sonra ‘dur’ diyebilirlerdi.
Yunanistan ’dan Suriye’den gelmedi bu top ateşi. Bu devletin kendi topuyla bu duruma getirdiler bizi. Asker de biliyor burada PKK’lı yoktu. Hiç olmadı.”
‘Devlet çocuklarımdan ve benden özür dilesin’
Köylüler top mermilerinin ardından korku içinde Kazan’ı terk etti. Hayvanları ahırda, arıları kovanda kaldı. Çetin ailesi taziyeyi bile
Hakkari ’deki Hacı Hüseyin Catal Camii’nde düzenledi. Taziyeye sadece
Hakkari belediye başkanı ve BDP ’lilerin glediğini söyleyen Çetin ailesi bu duruma isyan ediyor. Eşi, Hızır Çetin, “Artık bir tek şey bekliyorum devlet gelsin, benden ve çocuklarımdan özür dilesin” derken Nasrettin Çetin ise şöyle diyor: Blayın sorumluları gelip bir başsağlığı bile dilemedi. Bir telefon bile açmadılar. Kimse kimseyi yemiyor burada. Camide taziyemiz var. Biçer Mahallesi Hacı Hüseyin Çatal Camii’ndeyiz... Gelsinler hiç olmazsa özür dilesinler.” Çetin, ayrıca köyde hayvanların kaldığını, gündüzleri köye girebilmek ve hayvanlara bakmak için izin verilmesini istedi.