''Başka yerde arama, örgütümüz burada''

GÖP tarafından cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu bulunan gazetecilere destek olmak amacıyla yürüyüş düzenlendi...
Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) çağrıcılığıyla hapisteki gazeteciler için başlattılan "Tanıklık Günleri" ardından bugün hükümlü ve tutuklu bulunan gazetecilere destek için “Zindanlar yıkılsın-Gazetecilere özgürlük” yürüyüşü düzenlendi.
Yazarların, aydınların, meslek örgütlerinin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi partilerinde desteklediği yürüyüşe, Barış ve Demokrasi Partisi milletvekili Sebahat Tuncel, yayıncı Ragıp Zarakoğlu, BDP İstamnbul İl eşbaşkanı Ali Rıza Bilgili, gazeteci Musa Ağcık, Ahmet Şık ve Şükran Soner , Türkiye Motorlu Taşıt İşcileri Sendikası (TÜMTİS) Genel Başkanı Kenan Öztürk, Hava-iş sendikası Genel Başkan Atilay Ayçin, Deri iş Sendikası Genel Başkanı, Petrol iş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, TYS Genel Başkanı Mustafa Köz, Türk iş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, sanatçı Şevval Sam ve tiyatrocu Nur Sürer ve direnişteki Hava iş üyeleri de katıldı.
Beyoğlu Tünel Meydanında toplanan, ellerinde tutuklu ve hükümlü gazetecilerin fotograflarının taşındığı yürüyüşte “Özgür basın varsa, özgür toplum vardır” pankartı açan grup, “Özgür basın susmaz kalemler kırılmaz, “TMY ve ÖYM kaldırılsın” “Sosyalist basın susturulamaz”, yazılı dövizleri taşıyarak, Taksim Meydanı’na, “Yaşasın özgür basın”, “Habercime dokunma haberime dokunma”, “Başka yerde arama örgütümüz burada” sloganları eşliğinde Tramvay Durağına yürüdü.
‘’Giderek artan vahim bir utanç tablosu’’
Tramvay Durağına gelindiğinde grup adına basın açıklamasını okuyan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGC) Başkanı Ercan İpekçi, 2009n yılının başından bu yana, basın özgürlüğü ihlalerini düzenli olarak takip ettiklerini, ve kamuoyu ile paylaştıklarını belirterek, “Giderek vahim bir hal alan bu utanç tablosunu yurt içinde ve dışında tüm yetkililkerin dikaktine sunuyoruz” dedi.
Tutuklu gazetecilerin sorununa çözüm çözüm buşlunması amacıyla 24 Mayıs 2010 tarihinden bu yana ulşusal ve uluslararası düzeyde “Basın Özgürlüğü” kampanyası yürüttüklerini, ama buna rağmen ülkenin en acil ve en yakıcı sorunun hükümet tarafından görmezden gelindiğini vurguladı.
“Hapisteki gazetecilerin çoğu kürt medyası’’
“Başbakanın, sadece gazetecilere değil toplumun tüm kesimlerine boynuna tasma, ellerine kelepçe takma niyetini reddediyoruz” diyen İpekçi, GÖP çatısı altında buluşan 93 meslek örgütü olarak 18 gün boyunca 91 meslektaşlarının adlarını andıklarını, gazeteciliklerini anlattıklarını, iddianamelerdeki gülünç suçlamaları deşifre ettiklerini hatırlatarak, 11 gazetecinin hükümlü, 79’unun tutuklu , 20’sinin ise kadınlardan oluştuğunun altını çizdi.
2009’dan beri 200’e yakın gazetecinin içeriye girdiğini, kendilerine ve ailelerine acı çektirildiğini adeta ve işkence uygulandığını dile getiren İpekçi, hapisteki gazetecilerinin çoğunun kürt medyası çalışanları tarafından oluştuğuna dikkat çekti.
Gazetecilerin terör örgütü üyesi olmakla suçlandığını, basın kartları olmadıkları için meslek örgütlerine üye olamadıklarını, işveren tehditi yüzünden sendika üyesi olamadıklarını belirterek buna ragmen gazetecilerin “örgüt üyeliği”yle suçlandının altını çizdi.
‘’İyilik yapacaksanız TMY’yi kaldırın’’
“Gazeteciler burda, onların örgütleri de burada . Bizi Başka yerde aramayın” diyen İpekçi, “Bir iyilik yapacaksanız, gazetecilerin örgütlenme özgürlüğü üzerindeki engelleri kaldırın. Basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki yasakları kaldırın” şeklinde tepki göstererek, cezaevlerinin gazetecilerle dolmasına neden olan Terörle Mücadele Kanununun kaldırılmasını önerdi.
Cezaevlerinde gazeteciler dışında, yazarların, akademisyenlerin, öğrencilerin, sendikacıların, avukatların olduğuna işaret ederek, bugün “Zindanlar boşalsın- Gazetecilere Özgürlük” talebiyle haykırdıklarını ve cezaevlerindeki tüm fikir suçlularının sesi olduklarını, parlementonun biran önce çalıştırılması ve kanunların üçüncü yargı paketinde olduğu gibi göstermelik değil, kökten değiştilmesi için çağrı yaptıklarını söyledi.
‘’Türk Kürt birlikte mücedele etmeliyiz’’
İpekçiden sonra konuşan BDP Milletvekili Sebahat Tuncel ise, “Faşist yönetimler halkın haber alma haklarını ellerinden alırlar. Zorba politikalarını uygulamak medyanın temizlenmesiyle olur” diyerek AKP’nin baskı politikası uygulamak için kendilerine zemin oluşturduğunu söyledi.
Başbakan kendişne tasmasını elinde tutacağı yeni gazeteciler istediğine vurgu yaparak, Başbakan2ın gazeteciler için söylediği Tasmalı kelimesi içinde bu sözü yutturmal lazım şeklinde konuştu.
Örgütlenmenin önemine vurgu yapan Tuncel, bizim biran önce örgütlenmemiz lazım. AKP kendini biz örgütlü olmadığımız için güçlü sanıyor. Türk Kürt hep birlikte mücadele etmeliyiz. Bizim yan yana gelmemizi engellediler. BDP ve HDK olarak özgür basının yanındayız” dedi.Vişne Haber Ajansı/Duygu Yeşilgöz
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












