loading
close
SON DAKİKALAR

Berkin Elvan davası 23 Ocak 2019'a ertelendi: '5 yıldır bir katil elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Taş olsa bu adaletsizlik karşısında çatlar'

Berkin Elvan davası 23 Ocak 2019'a ertelendi: '5 yıldır bir katil elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Taş olsa bu adaletsizlik karşısında çatlar'
Tarih: 28.11.2018 - 08:34
Kategori: Gündem

Gezi eylemlerinde Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle başından yaralanmasının ardından 269 günlük yaşam mücadelesini kaybederek yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın katillerinin yargılandığı davanın 8. duruşması 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Davanın 19 Eylül'de görülen 7. duruşmasında mahkeme heyeti olay günü Okmeydanı’nda görev yapan ve ZET silahı kullanan tanık polisleri dinlemiş, tanıkların sürekli olarak, “bilmiyorum, hatırlamıyorum, görmedim” diyerek beyanda bulunmaları dikkat çekmişti.

Davanın Çağlayan Adliyesi’nde 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmasında tanıkların dinlenmesine devam edildi. Tanıkların dinlenmesinin ardından duruşma 23 Ocak 2019 tarihine ertelendi. 

direnisteyiz.org'un Twitter hesabından duruşmaya ilişkin yapılan paylaşımlar şöyle:

Tanık Davut Arslan: "Fatih Dalgalı'yı tanımıyorum. Taksim Divan önünde görevliydim. Orada olaylara müdahale ederek Şişli Emniyet Müdürlüğü önüne geldik yaya olarak ve sabaha kadar oradaydık. Okmeydanı'na geçmedik. Arama Kutarma ekibindeydim. Zet silahı kullandım."

Av. Çiğdem Akbulut: "Zet silahını nasıl kullanıyorsunuz, nasıl tutuyorsunuz, mühimmat nasıl teslim alınıyor?"

Davut Arslan: "Eğitimde gördüğümüz gibi kullanıyoruz. Zimmetsiz olarak mühimmat aldık. Acil durumlarda gruplara direkt dağıtılıyor."

Tanık İsmail Saltuk Seki: "2011-2014 Çevik Kuvvet'te çalıştım. Grup amirinin adını hatırlamıyorum. Fatih Dalgalı'yı hatırlamıyorum. Birlikte çalılmış olabiliriz, eski zaman, hatırlamıyorum. Okmeydanı'nda çalışıp çalışmadığımı hatırlamıyorum.

Görüntülerdeki kişileri hatırlamıyorum."

Hakim: "Fatih Dalgalı'yı görsen tanır mısın?"

İsmail Saltuk Seki: "Uzun zaman geçti, hatırlayamayabilirim."

Görüntü sonrası: "Hatırlamıyorum."

Hakim: "Gazcı isimlerini hatırlıyor musun?"

"Hatırlamıyorum"

Sami Elvan: "Ben 1986 yılında 40 kişilik bir tekstil firmasında çalıştım,  isimlerini hatırlıyorum. Hiçbiri ile karşılaşmadım. Yine de isimlerini sayabilirim. Bu kişiler bilinçli bir şekilde görümtüleri izleyip yalan söylüyor. Benim aklım almıyor. Ben adalete açım!"

Tanık Sertaç Hardal: "Fatih Dalgalı'yı simaen tanıyorum. Zet tüfeği kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum. Görüntülerdeki kişileri tanıyamadım, hatırlamıyorum, çıkaramadım, benzetemedim."

Av. Can Atalay: "Görüntülerin yaklaştırılmasını talep etmeden hatırlamadığınızı söylediniz tanıyıp tanımadığınızı anlayamıyoruz."

Hakim canlı görüntüyü gösterdi. Sertaç Hardal: "Evet Fatih Dalgalı bu."

Tanık Taner Yerik: "Görevimiz gözaltıları gözaltı araçlarına teslim etmekti. O gün tek Zet'ci Fatih abiydi sanırım, sayımız yetersizdi, 10 kişiydik, birbirimizden ayrılmıyorduk. Görüntülerdeki kişiyi tanımadım, Fatih abiye benzetemedim.

Av. Çiğdem Akbulut: "Fatih abinizin yanınızdan hiç ayrılmadığını söylüyorsunuz. Bölgede Fatih Dalgalı'nın telefon sinyalleri var. O halde baktığımızda sizlerin de sinyallerini alacağız değil mi?" Taner Yerik: "Evet 300 metreden alınıyor."

Av. Ç. Akbulut: "Bunu biliyorsunuz yani."

Tanık Murat Yavuz: "Çevik Kuvvet ekibindendim, 2011'de başladım. Grubumu hatırlamıyorum. Kendi devrelerimden Şükrü Ersoy'u tanıyorum. Ben kalkancıydım. Gazcıyı tanımıyorum. Serkan vardı. Fatih Dalgalı'yla samimiyetimiz yok, kısa süre birlikte çalıştık."

Hakim Segbis üzerinden tanıklara gösterilen Fatih Dalgalı'yı tekrar gösterdi ve kendisinden kameraya yaklaşmasını istedi. Görüntü tüm duruşma boyunca karanlıkken bu defa aydınlık.

Av. Can Atalay: "Işık şimdi farklı, daha önceki tanıklara bu netlik gösterilmedi."

Tanık (Amir) Yusuf Uyanık: "22.10.87 doğumluyum. Gaziantep'te görev yapıyorum. Fatih Dalgalı'yla 4-5 ay birlikte çalıştık. Ben grup şefiydim. Grup komiserinden talimat alıyorduk. Kimdi hatırlamıyorum, uzun zaman oldu. Fatih Dalgalı'nın görevini hatırlamıyorum. Zet kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum. Okmeydanı'nda görev almış olabilirim, hatırlamıyorum. Videouyu izledim, marketi hatırladım. Görüntülerdeki kişiyi Fatih Dalgalı'ya benzetemedim."

Av. Çiğdem Akbulut: "Grup şefi olarak göreviniz neydi?"

Yusuf Uyanık: "Nizami bir biçimde hareket edilmesini sağlıyordum. Komiserden talimat alıyoruz. İnsiyatifim yok."

Av. Ç. Akbulut: "Zet'çilere Zet kullanma talimatını kim veriyor komiser yokken?"

Yusuf Uyanık: "Komiser yokken talimat verilmez"

Av Can Atalay: "Gezi olayları gibi önemli bir konuda bu kadar şeyi hatırlamamak mümkün değil. Spor salonunda size görüntüler izletilmiş miydi?"

Yusuf Uyanık: "Hayır izletilmedi"

Av. Can Atalay: "Yalancı tanıktır. Herkese görüntüler izletildi, ki bu bilgiler mahkemenizde yok, o ayrı bir konu; herkese izletilmiş, amire izletilmemiş?!"

Hakim: "Evet, öyle görünüyor."

Tanık Ali Çiçek: "Gazcıydım Okmeydanı'nın içerisine girmedik. Zet tüfeği kullanmadım o güm. Görüntülerdeki kişiyi tanımıyorum, hiç görmedim."

Av. Çiğdem Akbulut: "Zet silahını kullandığınızda nasıl kullanıyordunuz? Yerden sektiriyor muydunuz, havaya doğrultuyor muydunuz?"

Ali Çiçek: "Evet yerden sektiriyorduk. Havaya bazen doğrultuyorduk.

Tanık Mehmet Akif Yıldız: "11.11.84 doğumluyum. Fatih Dalgalı'yı tanımıyorum. Ben Çevik Kuvvet'te grup şefiydim. Öncesi Zet'ciydim. Grubumda Fatih Dalgalı yoktu. Mecidiyeköy'de görevdeydim, gece geç saatte Okmeydanı'na çektiler bizi. Orada girişteki köprüde bekledik"

Hakim: "Zet'çilere talimatı kim verir? Grup şefi örneğin kalkancıya Zet kullanma talimatı verebilir mi?"

Mehmet Akif Yıldız: "Hayır biz veremeyiz. Ya komiser ya da amir talimatı verebilir"

Av. Can Atalay: "Duruşmanın usule uygun yapıldığını düşünmüyorum. Sanık Segbis üzerinden 5 tanığa karanlık bir ortamdan gösterildi. Görüntü yakın değildi. Segbis bu kadar çok tanıkların olduğu, teşhisin bu kadar önemli olduğu bir dava için uygunsuzdur. Her dosyada polisler mümkün olduğunca uzağa tayin edilir. Bu uygulama hem Anayasa'ya hem de İnsan Hakları'na aykırıdır. Bu konu sizinle ilgili değil, İçişleri Bakanlığı açık bir şekilde delil karartıyor. Menfaat ilişkisi çok açık olan Emniyet Müdürlüğü de aynı şekilde delil karartıyor. Murat Yavuz o günün tel Zet'çisi olan Fatih Dalgalı'nın sokaklara girmediğini söylemişti. Baz istasyonları 300 metrelik mesafede sinyal alıyormuş. Murat bunu biliyor, Fatih 300 metre kadar içeri girdi; beyanıyla bunu kabul etmiş oluyor. Fatih içeri giriyor, çocuğu öldürüyor ama bunu söylemiyor. Fatih Dalgalı'dan bahsederken ısrarla "abi, abimiz" diyen polis memuru ile ilgili ayrıca soruşturma açılacak mı? Bu şekilde hitap ettiği kişiyi, diyelim yaşa hürmeten, görüntülerden tanıyamıyor. Simaen tanıdığını söyleyen tanıklar bizzat Emniyet Müdürlüğü'nden gelen görüntülerden Fatih Dalgalı'yı tanıyamıyor. İçişleri Bakanlığı, herkesin spor salonunda görüntüleri izlettiğine dair belgeyi mahkemenize vermiyor. Muhtemelen oradan bir şey çıkacak çünkü. Bugün özellikle 2 tanık açıkça yalan ifade verdi. Yusuf amir, Zet'çilerin ve kalkancıların üzerindeki amir; binlerce polise izletilen görüntülerin kendisine izletilmediğini iddia etti. Sistematik olarak her şeye "hayır" demesi 4 yıldır öğretilmiş. Laf olsun diye değil. Bu dosyada delil karartıldığı açıktır, tutuklama gerekçesidir!"

5 yıldır bir katil gözümüzün önünde, elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Taş olsa bu adaletsizlik karşısında çatlar."

Av. Çiğdem Akbulut:" Önümüze bir tane polis atıldı, o da Fatih Dalgalı. Biz bununla yetinmiyoruz. Bütün tanıklar açıkça yalan söylüyor. Bu dosyanın tekrar Ulusal Kriminal Büro'ya gönderilme talebini tekrarlıyorum."

Tanıkların ifadelerinin ardından mahkeme ara karar için ara verdi. Aranın ardından duruşmanın 23 Ocak 2019 tarihine ertelendiği açıklandı.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları