loading
close
SON DAKİKALAR

Beşiktaş 111 yaşında

Beşiktaş 111 yaşında
Tarih: 03.03.2014 - 10:22
Kategori: Spor

Beşiktaş'ın 111. yılına Beşiktaşlı bir yazardan güzelleme

Beşiktaş Jimnastik Kulübü 19 Mart 1903’te kurulmuş. Bu yıl 111. Yaşını kutluyor. Dr. Sedat Özkol da 19 Mart 2012’de aramızdan ayrılmıştı. Beşiktaş için yazılmış en kapsamlı kitabın yazarı olan bu büyük Beşiktaşlı ağabeyimizin 2. Ölüm, Beşiktaş Kulübünün de 111. Kurulış yıldönümü için, Dr. Sedat Özkol’un 1988 Eylülünde yazıp yayınladığı “ÖVÜNMEKTE HAKLIYIZ, ÇÜNKÜ BEŞİKTAŞLIYIZ” kitabından bir bölüm yayınlıyoruz.
Vişne Ajansı


BİR KARTAL UÇUYOR
Bir KARTAL uçuyor spor dünyamızın göklerinde bugün. Hep yükseklerde uçmuş ve hep yükseklerde uçacak olan bu KARTAL’ın adı Beşiktaş.
Kendisine yöneltilen bütün gizli açık saldırılara, bütün suikastlere rağmen, özellikle son sekiz yıldır KARTAL öylesine yükseklerde uçuyor, öylesine gözleri kamaştırıyor ki, ‘dalgın’ hakemlerden dolgun assolistlere, süper transferci yöneticilerden sansasyon basına, dopingli futbolculardan pavyon bülbüllerine kadar, sporu yalnızca bir çıkar arenası ya da ‘Süper Show’ olarak algılamış olan herkes Kartal’ın kanatlarını kesmek, pençelerini köreltmek; bu olmazsa hiç değilse O’nu kendilerine ‘benzetmek’ için her yola başvuruyorlar. Çünkü şimdiye kadar hiç sorgulanmamış olan egemenlikleri tehlikede.
Tehlikede; çünkü ‘Beşiktaş Modeli’nin, yani ‘Özkaynak Düzeni’nin tam anlamıyla başarıya ulaşması, özgüce güvenin, gençliğe güvenin başarıya ulaşması demektir; spor dünyamızın tümünün ‘Beşiktaşlaşması’ demektir. Özkaynak Düzeni’ne karşı ileri sürülen ‘Süper’ Transfer Modelinin geri dönüşsüz(gayr-ı kabil-i rücu) bir biçimde iflası demektir.
Onun içindir ki Beşiktaş’tan, Beşiktaş’ın tarihinden, Beşiktaş Yönetimi’nden, Beşiktaş hocalarından, Beşiktaş’ın oyun ve oyuncularından, Beşiktaş’ın gençliğinden, bir kelime ile Özkaynak Düzeni’nden korkuyorlar, hem de çok korkuyorlar.
Gerçekte yalnızca Beşiktaş’ın değil, geçmişin büyük Fenerbahçe’sinden, büyük Galatasaray’ından, büyük Trabzonspor’undan da korkuyorlar. F. Bahçe’nin, G. Saray’ın, Trabzonspor’un ve diğer bütün kulüplerin Beşiktaş’ı örnek alıp, ‘Süper Transfer’ aldatmacasını bırakarak Özkaynak Düzeni’ne yani kendi özlerine, kendi onurlu ve şanlı geçmişlerine, kendi gençlerine dönmelerinden, ‘gençleşmelerinden’, büyükleşmelerinden korkuyorlar.
Gerçekten ve gençlikten korktukları için de ‘Beşiktaş Modeli’ni yani Özkaynak Düzeni’ni ne pahasına olursa olsun yıkmaya, yok etmeye, hiç değilse yalıtmaya, paralamaya, zaafa uğratmaya çalışıyorlar. KARTAL’ı küçük düşürmek, çıktığı yüksekliklerden aşağı çekmek için yalnızca ‘kirli’ siyaset ve ‘kirli’ kulisi değil, aynı zamanda en çirkin dedikodu ve karalamaları, en insafsız karşı-propagandayı silah olarak kullanmaktan hiç ama hiç çekinmiyorlar.
İşte o zaman bütün Beşiktaşlıların da bu çıkar ve küfür ittifakına karşı gönül, dil ve el birliği ile karşı çıkmaları; KARTAL’a ve Özkaynak Düzeni’ne yöneltilen saldırı karşısında, açık hatta apaçık konuşmaları, Özkaynak Düzeni ile ‘Süper’ Transfer Modeli arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymaları gerekiyor.
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin parayı ve siyaseti baş tacı ettikleri bir dönemde, bütün gizli açık baskılar ya da müşevviklere rağmen, kendi bünyesinin para ve siyasetle kirlenmesine asla izin vermeyen ve asla izin vermeyecek olan bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin en kısa ve en çabuk yoldan ‘başarı’ya yöneldiği bir dönemde, namus, özveri, sadakat ve takım ruhunu hâlâ bihakkın temsil eden bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Ülkemizde bütün spor kulüplerinin kendi özgeçmişlerini inkar ettiği, inkar etmeye çalıştığı bir dönemde, kendi tarihine, kendi geçmişine, kendi geleneklerine sahip çıkan, sahip çıkmanın ötesinde, bu tarihi, bu gelenekleri çok daha canlı, yaratıcı ve özgün bir biçimde yaşamaya ve yaşatmaya çalışan bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin şambabalara teslim olmaya can attığı bir dönemde ‘Hürriyet ve İstiklal Benim Karakterimdir’ inancından hiçbir zaman ödün vermemiş ve hiçbir zaman ödün vermeyecek bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ,
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin gençleri dışladığı bir dönemde, gençlere güvenen, gençlere inanan, gençleri göreve çağıran ve kendi geçmişini, bugününü ve geleceğini yalnızca gençlere emanet eden bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin kendi öz güçleriyle övünmeyi ve çalışmayı unuttuğu, kendi özgüçlerine güvenini yitirdiği bir dönemde, yalnızca kendi özgücüyle övünen ve çalışan, kendi özgücüne sonuna kadar güvenen bir kuruluş, bir kurum var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Ülkemizde hemen bütün spor kulüplerinin adeta övünürcesine ‘Yok Birbirimizden Farkımız’ diye mızıldandığı bir dönemde, göğsünü gere gere ‘Var Birbirimizden Farkımız’ diye haykırmaktan korkmayan bir kuruluş var ülkemizde: BEŞİKTAŞ.
Gerçekten de yalnızca bir spor kulübü değil, bunun çok ötesinde ve üstünde bir okul, bir ocak, bir camia, bir inanç, bir gelenek ve bir umut olan Beşiktaş, hiç değilse günümüzde, diğer bütün spor kulüplerinden farklı, eşsiz ve benzersiz kuruluştur; eşsiz ve benzersiz bir kurumdur.
Tarihiyle farklı, tarihiyle eşsiz ve benzersizdir Beşiktaş. Taraftarları ile farklı, taraftarlarıyla eşsiz ve benzersizdir Beşiktaş. Yönetimiyle farklı, yönetimiyle eşsiz ve benzersizdir Beşiktaş. Hocaları ile farklı, hocaları ile eşsiz ve benzersizdir Beşiktaş. Oyunu ve oyuncularıyla farklı, oyunu ve oyuncularıyla farklı ve benzersizdir Beşiktaş.
Onun içindir ki ‘Var Birbirimizden Farkımız, Biz Beşiktaşlıyız’ diye haykırırken haklıdırlar Beşiktaşlılar.
Dr. Sedat ÖZKOL (Övünmekte Haklıyız, Çünkü Beşiktaşlıyız)

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları