Turan Emeksiz, 28 Nisan 1960 yılında Beyazıt Kampüsünde Orman Fakültesinde okurken yapılan bir eylemde devlet kurşunuyla öldürüldü...
Turan Emeksiz, 28 Nisan 1960 sabahı İstanbul Üniversitesi bahçesinde Tahkikat Komisyonu'nun kurulmasına dair kanunun kabul edilmesi üzerine düzenlenen protesto mitingi sırasında öldürülen üniversite öğrencisi ...
İstanbul Üniversitesi bahçesinde Tahkikat Komisyonu'nun kurulmasına dair kanunun kabul edilmesi üzerine üniversite öğrencilerinin düzenledikleri miting sırasında, polislerin okul bahçesine girmeleri üzerine olaylar büyüdü ve Beyazıt Meydanı'na kadar genişledi. Bu sırada polisler tarafından öğrencilere ateş açıldı ve Malatya doğumlu Orman Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki Turan Emeksiz öldürüldü.
O günden bugüne Turan Emeksiz’in yerden seken kurşunla öldürüldüğü savı yayılmaya çalışılmış, ancak 53 yıl sonra, 2013 yılı Mart ayında TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Adli Tıp raporunu açıklayarak Turan Emeksiz’in yüksekten atılan bir kurşunla öldüğünü, cebinden de iki tiyatro bileti çıktığını açıklamıştır.
O günlerden bugünlere ülkenin aydınlığa dönük yüzleri yasal mermiler ile katledilmeye devam ediyor...
TURAN EMEKSİZ
Bir yürüyüş eylediler sabahtan
Ilgıt ılgıt kan gider loy loy!
Dayan dizlerim dayan!
Ağla gözlerim ağla!
Namlu puşt olmuş, atayağı puşt.
Yine düşman elindeydi vatan
Bir oğul çıktı Malatya'dan:
Anası Yılmaz çağırırdı
Haram süt emmemişti anadan.
Ve Beyazıt derler bir büyük alan
Düşman sarmıştı sağı solu
Düşman çok, cephane yoktu.
Yetişmemişti daha Cemal Paşa kolu
Amandı el aman!
Tank paletleriydi alanda dönen
Kusan namlularda, kalleş ölümcül
Ve vuran ve kıran ve haykıran
Malatyalı şöyle baktı bir
Ana baba günüydü herhal
Her yönde toz duman!
Vay anam vay!
Bu belalı başınan
Kime ne diyem
Kime ne diyem
Nerelere gidem
Ya derdime derman
Ya katlime ferman!
Başı daralınca Yılmaz'ın
Baktı atacak taşı yoktu
Baktı eli durmuş, ayağı durmuştu
Vurulmuştu.
Çıkardı yüreğini kan içinde
Çarptı kötünün kafasına
Hay bu nasıl devran?
28
Nisandı
Yavri
Hey!
Ham
Meyveyi
Kopardılar
Dalından.
Enver GÖKÇE

Beyazıt Meydanı’ndaki Ölü
Bir ölü yatıyor
on dokuz yaşında bir delikanlı
gündüzleri güneşte
geceleri yıldızların altında
İstanbul’da, Beyazıt Meydanı’nda.
Bir ölü yatıyor
ders kitabı bir elinde
bir elinde başlamadan biten rüyası
bin dokuz yüz altmış yılı Nisan’ında
İstanbul’da, Beyazıt Meydanı’nda.
Bir ölü yatıyor
vurdular
kurşun yarası
kızıl karanfil gibi açmış alnında
İstanbul’da, Beyazıt Meydanı’nda.
Bir ölü yatacak
toprağa şıp şıp damlayacak kanı
silâhlı milletimin hürriyet türküleriyle gelip
zapt edene kadar
büyük meydanı.
Nazım Hikmet Ran
Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü