Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu; NATO Zirvesi öncesinde, Ankara’da adı konmamış bir OHAL var!

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu: NATO zirvesi için makyajlanması kabul edilemez. Bu kentin kaynakları yabancı heyetlere şirin görünmek için değil; bu şehirde yaşayan, üreten bizzat Ankara halkı ve kamu emekçileri için harcanmalıdır!
KAMU-İŞ MERKEZ YÖNETİM KURULU AÇIKLAMASINDA;
Başkent Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi öncesinde, ülkemizdeki demokratik iklim hukuksuz uygulamalarla tamamen daraltılmıştır. Şafak baskınlarıyla gözaltına alınan, aralarında Doç. Dr. Emel Memiş’in de bulunduğu pek çok TEMA Vakfı gönüllüsü, avukat, siyasi parti ve dernek üyesi olan 103 kişi "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklanmış, 26 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmiştir. Kamu-İş olarak altını çiziyoruz ki: bu tutuklamalar sadece hukuksuz değil, aynı zamanda baştan aşağı bir absürtlük ve akıl tutulması vesikasıdır! Hayatını ağaç dikmeye, doğayı ve toprağı korumaya adamış bu insanlara emniyette adeta bir komedi filmini aratmayacak şekilde "Hangi örgüttensiniz, kod adlarınızı itiraf edin!" baskısı yapılmıştır. Bu vatansever insanlara, aktivistlere, avukatlara "Neden yakın zamanda madencilerin direnişine destek verdiniz?" gibi anayasal ve insani hak arayışları suç gibi sorulmuştur. Ortada hiçbir eylem yokken, insanlar tamamen "eylem yapma potansiyelleri" üzerinden, yani niyet okunarak parmaklıklar arkasına atılmıştır. NATO heyetine "sorunsuz bir ülke" imajı pazarlamak için doğa savunucularını, hukukçuları ve siyasetçileri uydurma gerekçelerle zindana atan bu zihniyeti lanetliyoruz! Bu hukuksuz tutuklamalar derhal son bulmalı, arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.
Üstelik NATO zirvesi nedeniyle ülkeye yaşatılan antidemokratik uygulamalar bu tutuklamalardan ibaret de değildir:
• Yoksulluktan değil, yoksulluğun görünmesinden utanan bir iktidar var.
NATO heyetinin geçiş yolu üzerindeki gecekondular dev paravanlarla saklanmaktadır. 2026’nın Türkiyesinde, başkentin ortasında gecekondu yoksulluğu olmasından utanmayan siyasi iktidar, o gecekonduların yabancılar tarafından görünmesinden utanmış ve riyakarca bir makyaja başlamıştır. Etimesgut başta olmak üzere, yıllardır kendi haline bırakılan, onarılmayan yolların ve boyanmayan binaların aniden NATO zirvesi için makyajlanması kabul edilemez. Bu kentin kaynakları yabancı heyetlere şirin görünmek için değil; bu şehirde yaşayan, üreten bizzat Ankara halkı ve kamu emekçileri için harcanmalıdır!
• Ankara’da adı konmamış bir OHAL var.
Güvenlik tedbiri adı altında kentsel hareketliliğin durdurulmasına karar verilmiştir. Ana caddeler ve yurttaşın ulaşımında kritik roldeki yollar kapatılacak, bazı ilçelerde sokağa çıkmak adeta bir mesele haline getirilecektir. 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da tüm gösteri, yürüyüş ve eylem hakları tamamen askıya alınmıştır. Ankara kendi halkına kapatılırken, sokaktaki canlarımızın da yaşam hakkı tehlikeye atılmış ve sokak hayvanlarının toplatılacağı açıklanmıştır. Yani yurttaşın gösteri hakkı, ulaşım hakkı ve sokak hayvanlarının yaşam hakkı askıya alınmıştır! Emperyalist bir savaş örgütünün zirvesi için bu ülkenin anayasal hakları ve canlıların yaşam hakları gasp edilemez! Ankara bir açık hava hapishanesine dönüştürülemez.
• NATO bir savunma değil, emperyalist bir savaş örgütüdür!
Türkiye’nin hak ve özgürlüklerini yabancılara yaranmak için askıya alanlar da adı gibi bilmektedir ki; NATO iyileştirici, insanlıktan yana tek bir adımı olmayan kanlı bir savaş makinesidir. Dünyanın dört bir yanında yakın zamanda yaşanan savaş ve çatışmalarda NATO, barışın değil emperyalist katliamların ve sömürünün merkezi olmuştur.
Gerçekten güçlü ve başı dik bir ülke olmak, emperyalist örgütlerin gözünün içine bakarak, onlara yaranmak için debelenmekle olmaz! Gerçek güç; Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkeyi kurarken yaptığı gibi tam bağımsız hareket etmekten, mandacılığı reddetmekten ve milletin kendi özgücüne yaslanmaktan geçer.
“Tam bağımsız Türkiye” düşü için ömrünü veren Deniz Gezmiş’lerin şiarıyla haykırıyoruz: Türkiye, bu emperyalist savaş örgütünden derhal çıkmalı, ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır!
Ankara halkı kendi şehirlerinde "mülteci" konumuna düşürülmeyi, anayasal haklarının çiğnenmesini ve doğa savunucularının uydurma terör suçlamalarıyla tutuklanmasını reddetmektedir. Hizmet halka, haklar emekçiye, bağımsızlık bu ülkeye aittir!
NATO’ya Hayır! NATO Üsleri Kapatılsın!
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları











