CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu Şakran Kadın Cezaevi'nde yaşananları rapor haline getirdi...
CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu'nun Şakran Kadın Cezaevi ziyaretine ilişkin notlarında “taciz boyutuna varan elle ve çıplak arama”ların devam ettiğine dikkat çekildi.
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir'den oluşan komisyon, Askeri Casusluk davası ve Gezi Parkı direnişi nedeniyle tutuklananlarla görüştü. Rapora göre, Gezi Parkı direnişinin ardından cezaevi koşullarının daha da ağırlaştırıldı, tırnak makası bile suç unsuru haline getirildi.
Burcu K. ağır hasta
Komisyon, kendisiyle doğrudan görüşemediği ancak koğuş arkadaşlarından bilgi aldığı Burcu K.’nin yüzde 52 oranında kas gücü kaybettiğine ilişkin rapor bulunduğunu, daha önce geçirdiği ameliyatlar nedeniyle kaburga kemikleri demirlerle tutturulan Burcu’nun hayati tehlikesi bulunduğuna dikkat çekti. Raporda “Myasthenia Gravis” denilen kas hastalığıyla cezaevi koşullarında boğuşan Burcu’nun nefes darlığı yaşadığı, zaman zaman bilinçsiz uyandığı belirtildi. Üyelerin yaptığı görüşmede cezaevi yönetimi de Burcu K.’nin, cezaevi şartlarında yaşamasının doğru olmadığını kabul etti.
Çıplak aramaya karşı çıkanlara cezaŞakran’a yapılan ziyaretten sonra çıplak arama işkencesinin devam ettiği ve bundan özellikle genç kadın tutukluların rahatsızlık duyduğu bilgilerine yer verilen raporda, elle arama ve çıplak aramaya itiraz edenlerin disiplin cezasına çarptırıldıkları kaydedildi. Görüşülen tutukluların çoğu, gözaltı sürecinde kötü muameleye maruz bırakıldıklarını aktardı. Koğuştan ayrılmayı gerektiren durumlarda her kapıda yapılan üst araması, Gezi direnişinden sonra, özellikle bu direniş nedeniyle tutuklananlara taciz şekline dönüştü.
Gezi direnişinden sonra koşullarının kat kat zorlaştırıldığını aktaran tutuklular, 4 kişinin kaldığı koğuşta bulunan 4 tırnak makası için kendilerine “Ne yapacaksınız bunlarla” denildiğini aktardılar.
Görevlilerin baskın şeklinde yaptıkları aramalarda kullandıkları eldivenleri değiştirmemeleri, tutukluların en çok şikayet ettikleri uygulamalardan biri oldu. Buna göre bir önceki koğuşta tuvalet, kirli çamaşır araması yapan görevliler, bu eldivenleri değiştirmeden tabaklara ve ekmeklere dokunarak diğer koğuşlardaki aramalarına devam ediyorlar.
Rapora göre Gezi direnişinde, daha önceden tespit edilen politik kişiler alındı. Polisin gözaltına aldığı bazı kişilere “Birileri gözaltına alınacaktı, sizi biliyorduk, sizi aldık” dediği aktarıldı. Tutuklananların hemen hemen hepsi, daha önce katıldıkları eylemler nedeniyle suçlandı.
Tutuklu Gizem T., sabah 06.00 sularında evine uzun namlulu silahlarla yapılan baskınla gözaltına alındı. Gizem T., savcılık tarafından kapatıldığı halde “mlkp.info” internet adresinden eylem talimatı almakla suçlanıyor.
‘Emperyalist Mine’ komedisi
Rapora göre MKP davasından tutuklu bulunan Mine S.’nin gittiği Demokratik Haklar Derneği’nde yapılan ortam dinlemelerinde, Mine dernekte otururken iki kişinin yaptığı konuşmadaki “Amerikan emperyalizmine karşı dünyada bir uyanış var” ifadesi kayıtlara “Emperyalist Mine” olarak geçti. Savcı ise bu kayıtların üzerine kendisine “emperyalist Mine sen misin” diye sordu. Başka bir konuşmada geçen “Emine abla ile görüştün mü” sorusu kayıtlara “e-Mine” şeklinde geçti ve bu konuşma Mine’nin internet hesabı şeklinde yorumlandı. Prova yapmak için boş bir odada kendi kendine konuşan Mine S.’nin bu hareketi de suç unsuru olarak gösterildi.
‘Onurum hiç bu kadar kırılmamıştı’
Rapora, Gezi direnişi nedeniyle tutuklanan üniversite öğrencisi Elif K.’nın çıplak arama işkencesine karşı çıkması sonrası maruz bırakıldığı tacize de yer verildi. Çıplak aramaya karşı çıktığı için kendisine “Peki o zaman müdahale ekibi gelecek” denilmesinden sonra 15 kişiden oluşan bir ekip geldiğini aktaran Elif K., komisyon üyelerine “Hayatımda onurum hiç bu kadar kırılmamıştı. Ve bu kadar onurumun kırılacağı ve benliğimin zedeleneceği bir muamele görmeyi düşünmüyordum. O kadar kalabalıklardı ki, bir darp herhangi bir iz gibi bir şey yok ama 30 tane el vardı üzerimde. Çıplak arandım ve bu çok ağırıma gitti” dedi. Yaşadıklarını güçlükle anlattığı ve psikolojik durumunun kötü olduğu belirtilen Elif K.’ya aramayı kabul etmeme suçundan, cezaevi yönetimi tarafından 1 ay iletişim yasağı cezası verildi. Elif K., komisyon üyelerine, elle aramanın tacize varacak ölçüde sert şekilde yapıldığını da aktardı.
Tuvalet kağıdı örgüt dokümanı oldu
Yine aynı davada tutuklanan Fatma A., cezaevine girmeden önce Kızlarağası hanında 25 liralık günlük yevmiye çalışırken, han içerisinde ücretli olan tuvalet ve çay parasını giderlerinden çıkarmak için Demokratik Haklar Derneği’nin tuvaletine gidip geldiğini aktardı. Akgül’ün elindeki tuvalet kağıdı kayıtlara, “elinde rulo şeklinde örgütsel doküman” olduğu şeklinde yansıdı.
Fatma A.’nın ailesinin, Barış adlı arkadaşı aracılığıyla yolladığı et de kayıtlara girdi. Arkadaşının “Fatoş, memleketten et gelmiş, ne gün gelirsin çözdüreyim mi” sorusu ile, Fatoş A.’nın “Çözüldü mü et” sorusu kayıtlara “Tunceli’den emanet geldi. Emanet çözüldü mü” şeklinde geçti.