loading
close
SON DAKİKALAR

Che Guevera'nın ölümünün 50. yıl dönümü

Che Guevera'nın ölümünün 50. yıl dönümü
Tarih: 09.10.2017 - 10:32
Kategori: Dünya

Küba devriminin liderlerinden Ernesto Che Guevara'nın Bolivya'da katledilişinin 50. yıl dönümü.

Küba devriminin liderlerinden Ernesto Che Guevara'nın Bolivya'da katledilişinin 50. yıl dönümü.

Hayatını devrime adayan ve Küba'nın ardından diğer Latin Amerika ülkelerine gidip halkları örgütlemesi gerektiğini düşünen Che, 1965 yılının eylül ayında hiç bilmediği ülkelere doğru yola çıktı. Son olarak gittiği Bolivya'da 9 Ekim 1967’de Bolivya Ordusu’nun elinde iken CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri’nin ortak operasyonu sonrası yakalanarak öldürüldü. Devrimci hareketin efsanevi ismi Che, mücadelesiyle tüm dünyanın devrimci kahramanı olmayı sürdürüyor. 

Babası, İrlanda asıllı olan yüksek mühendis Ernesto Guevara Lynch, annesi ise İrlanda-İspanyol karışımı bir aileden olan Clia dela Sena idi. Che, Henüz 2 yaşındayken astım hastalığına yakalandı. Üç yaşında iken ailesi Arjantin’in başkenti Buenos Aires’e yerleşti. Daha sonraları astım krizlerinden dolayı Che'nin durumu daha da kötüye gitti. Doktorların tedavisinin çok güç olduğunu, mutlaka iklim değiştirmesi gerektiğini söylemesi üzerine Guevara Ailesi, yeniden göç ederek Cordoba'ya yerleşti.

Che, ülkenin eğitim bakanlığına bağlı Dean Funes Lisesi’ne gitmeye başladı. Okulda İngilizce eğitim alan Che Guevara 14 yaşındayken Freud'un kitaplarını okumaya başladı. Fransızca şiirlere de ayrı bir ilgi gösteriyordu. Baudelaire'e karşı büyük bir tutkuya sahipti. 16 yaşında ise Neruda’ya hayran kalmıştı.

1944 yılında tekrar Buenos Aires'e göçen Guevara Ailesi’nin bu süreçte maddi durumları gittikçe kötüleşmişti. Che, bir yandan öğrenimine devam ederken bir yandan da çalışmak zorunda kalmıştı. Tıp fakültesine yazılan ve 1953’te alerjiler üzerine yaptığı çalışması ile doktor olan Che, fakültedeki ilk yıllarında Arjantin'in kuzey ve batı bölgelerini baştan başa dolaştı, buralardaki orman köylerinde cüzzam ve tropikal hastalıklar üzerinde çalışmalar yaptı. 

Tıp fakültesi son sınıfta iken Che, arkadaşı Alberto Granadas ile bütün Latin Amerika'yı içine alan bir motosiklet turuna çıktı. Bu tur ona, Latin Amerika'nın sömürülen köylülerini yakından tanıma fırsatı verdi. Bu tur ona, Latin Amerika'nın sömürülen köylülerini yakından tanıma fırsatı tanıdı. Che, 1953 yılının mart ayında üniversiteyi bitirerek doktor oldu. Venezuella’daki cüzzam kolonisiyle anlaşan Che, buraya gitmek için çıktığı yolculuğu sırasında Peru'ya da uğradı.

Peru’da yerliler hakkında daha önce yayınlanmış bir makalesi yüzünden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hapisten çıktıktan sonra Ekvator'da birkaç gün kaldı. Burada Ricardo Rojo adında bir avukatla tanışarak hayatının dönüm noktasını yaşadı. Che, Venezulla'ya gitmekten vazgeçip, Ricardo Rojo ile birlikte Guetamala'ya gitti. Devrimci Arbenz Hükümeti sağcı bir darbe ile devrilince Arjantin büyükelçiliğine sığındı.

Yakaladığı ilk fırsatta ihtilalcilerin safına katılan Che, faaliyetlerinden dolayı elçilik binasından da çıkartıldı. Guetamala’da kalması tehlikeli bir durum alınca Meksika’ya gitti. Che Guevara, Guatemala'da birçok Kübalı sürgün ve Fidel Castro'nun kardeşi Raul ile karşılaştı. Meksika'ya geçtiğinde ise Fidel Castro ve arkadaşlarıyla tanışarak Küba devrimcileri safına katıldı. Daha sonra ise Granma gemisiyle Küba'ya hareket etti. Savaşın sonuna kadar en ön safhada yer alan Che, devrim sonrasında Binbaşı olarak Cabana Kalesi'nin komutanlığına getirildi. 1959 yılında Küba vatandaşı ilan edilen Che Guevara, bir süre sonra ise silah arkadaşı olan Aleida March ile evlendi.

Che Guevera'nın ölümünün 50. yıl dönümü

Che, 7 Ekim 1959'da Milli Tarım Reformu Enstitüsü başkanlığına atandı. 26 Kasım'da da Küba Milli Bankası başkanlığına getirildi. Böylece Che ülkenin mali işlerini de yüklendi. 23 Şubat 1961'de Küba Devrim Hükümeti bir sanayi bakanlığı kurarak Che'yi bakanlığın başına getirdi. Ancak Playa Giran çatışması sırasında, tekrar kale komutanlığı görevine çekildi. Az gelişmiş ülkelere çeşitli geziler yapan Che, sömürülen halkları ve emperyalistleri daha yakından tanıma fırsatı buldu.

Diğer Latin Amerika ülkelerine gidip halkları örgütlemesi gerektiğini düşünen Che, 1965 yılının eylül ayında hiç bilmediği ülkelere doğru yola çıktı. 3 Ekim 1965'de Fidel Castro, Che'nin ünlü veda mektubunu Küba Halkı'na okudu. İlk olarak Kongo-Kinşasa’ya daha sonra da Bolivya’ya gitti. Che Guevara, 9 Ekim 1967’de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera’da Bolivya Ordusu’nun elinde iken CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri’nin ortak operasyonu sonrası yakalanarak öldürüldü.

Devrimci hareketin efsane ismi Che, aynı zamanda beş çocuk babasıydı. En büyük kızı Hilda, kızılderili kanı taşıyan Perulu annesinin adını ve çekik gözlerini almıştı. Che bu gözler yüzünden ona ‘‘küçük Mao'm'' derdi. Hilda genç yaşta Küba'da öldü. Che'nin ikinci karısı Kübalı Aleida March'tan da iki oğlu iki kızı oldu: Aleida, Camilo, Celia ve Ernesto.

Asıl adı Teniente Ernesto Guevara olan Che’ye bu adı Antonio Nico López verdi. Dostlarının Ernesto Guevara’ya "el Che" yani “ahbap”, “arkadaş” diye hitap etmesi zamanla onun Che olarak anılmasına sebep oldu. 

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları